itiraf ile cümle
itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.Όλοι ξέρουμε πόσο δύσκολο είναι να παραδεχτείς αδυναμίες και αποτυχίες.
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.Всички ние знаем колко е трудно да се признаят слабост и провал.
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.Мы все знаем, как сложно признавать слабость и поражение.
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.Нам всім відомо, наскільки важко буває визнати слабкість та поразку.
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.כולנו יודעים כמה קשה להודות בחולשה ובכשלון.
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.كلنا يعرف مقدار صعوبة ذلك الأمر الإعتراف بالضعف و الفشل.
Hepimiz, zayıflığı ve başarısızlı itiraf etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz.どれだけ辛いことか わかりますね 恐怖心も伴います
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.D'ailleurs, un chef d'Etat que vous connaissez m'a avoué cela.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.De fapt, un şef de stat pe care îl cunoaşteți cu toții a afirmat următoarele.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.De hecho, un jefe de estado a quien ustedes conocen lo admitió ante mí.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Een staatshoofd dat jullie allemaal kennen, gaf dit aan me toe.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Infatti, un capo di stato che conoscete bene l'ha ammesso di fronte a me.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Itse asiassa, eräs teille kaikille tuttu valtion päämies myönsi sen kerran minulle.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.사실, 여러분 모두들 잘 알고계신 국가원수분께서 저에게 확인해주셨습니다. 그리고 그것은 정말 사실입니다.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Na realidade, um chefe de estado bem vosso conhecido, reconheceu isso.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Tatsächlich hat ein Staatsoberhaupt, das Sie alle kennen, dies vor mir zugegeben.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.W rzeczy samej, przyznała mi się do tego głowa państwa, którą wszyscy znacie.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Στην πραγματικότητα, υπάρχει επικεφαλής κράτους τον οποίο γνωρίζετε όλοι ο οποίος το παραδέχτηκε.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Един държавен глава, който познавате, призна това пред мен.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.Кстати, один глава государства, которого вы все знаете, признался мне в этом.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.למעשה, ראש ממשלה שכולכם מכירים הודה בפני על כך. וזה ממש נכון.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.في الواقع، رئيس دولة جمعيكم يعرفه أعترف لي بذلك. وهي فعلاً حقيقة.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.それを認めたんだ 本当なんだ こんな人命の損失が
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Alors tu vas lui avoué ?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Cậu định thú nhận với anh ta sao?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Chcesz mu powiedzieć?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?E così gli dirai tutto?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Jadi kau mengaku kepadanya?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Mégis bevallasz neki mindent?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?¿Se lo confesarás?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?¿Se lo confesarás?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?هل ستعترفي له؟
Her türlü itiraf etmesi onun için daha iyidir.من الأفضل له دائما الاعتراف.
Hey, Josef... İtiraf etmeliyim ki, İkinci bölüm kıçımı biraz zorladı.Έι, Γιόζεφ... πρέπει να σου πω ότι το κεφ.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.A mnohí z uverivších prichádzali, vyznávali a priznávali svoje skutky.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.A wiele tych, którzy uwierzyli, przychodziło, wyznawając i oznajmując sprawy swoje.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.E muitos dos que haviam crido vinham, confessando e revelando os seus feitos.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.És sokan a hívõk közül eljõnek vala, megvallván és megjelentvén cselekedeteiket.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Ja monet niistä, jotka olivat tulleet uskoon, menivät ja tunnustivat ja ilmoittivat tekonsa.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.믿은 사람들이 많이 와서 자복하여 행한 일을 고하며
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnogi tudi teh, ki so bili sprejeli vero, so prihajali ter priznavali in razodevali dela svoja.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnozí pak z věřících přicházeli, vyznávajíce se a zjevujíce skutky své.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Molti di quelli che avevano abbracciato la fede venivano a confessare in pubblico le loro pratiche magich
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Muchos de los que habían creído venían confesando y reconociendo sus prácticas públicamente
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mulţi din cei ce crezuseră, veneau să mărturisească şi să spună ce făcuseră.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Och många av dem som hade kommit till tro trädde fram och bekände sin synd och omtalade vad de hade gjort.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange af dem, som vare blevne troende, kom og bekendte og fortalte om deres Gerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange av dem som var kommet til troen, kom og bekjente og fortalte om sine gjerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần nhiều kẻ đã tin, đến xưng tội và tỏ ra việc mình đã làm.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần_nhiều kẻ đã tin , đến xưng_tội và tỏ ra việc mình đã làm .
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Plusieurs de ceux qui avaient cru venaient confesser et déclarer ce qu`ils avaient fait.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Verscheidene christenen bekenden openlijk wat voor verkeerde dingen zij hadden gedaan.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.και πολλοι των πιστευσαντων ηρχοντο εξομολογουμενοι και φανερονοντες τας πραξεις αυτων.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.І многі з вірних приходили, і визнавали, і виявляли учинки свої.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Многие же из уверовавших приходили, исповедуя иоткрывая дела свои.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Така силно растеше и преодоляваше Господнето учение.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.ורבים מן המאמינים באו ויתודו ויודיעו את אשר עשו׃
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.وكان كثيرون من الذين آمنوا يأتون مقرين ومخبرين بافعالهم.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經 信 的 、 多 有 人 來 承 認 訴 說 自 己 所 行 的 事
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經信 的 、 多 有 人 來承認訴說 自己 所 行 的 事