Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Heb je geprobeerd om je gevoelens te bekennen?
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Próbowałeś wyznać swoje uczucia?
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Sudahkah kau berusaha menyatakan perasaanmu?
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Έχεις δοκιμάσει να της πεις πως αισθάνεσαι;
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Ты пытался признаться в своих чувствах?
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı??האם ניסית להתוודות על רגשותיך
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?هل حاولت أن تعترف لها بمشاعرك؟
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?告白?
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Bevallom, én alig várható a készenléti magam, uram."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Confesso che appena anticipato la contingenza me, signore."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Eu mărturisesc că abia anticipat de urgenţă mine, domnule."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Ich gestehe, ich kaum erwarten die Kontingenz mich, Sir."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Ik beken dat ik nauwelijks geanticipeerd op de contingentie zelf, meneer."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Jag bekänner jag knappast väntat för oförutsedda mig, sir."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""J'avoue que je peine prévu l'éventualité moi, monsieur."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Jeg tilstår jeg næppe forudset det uforudsete mig, sir."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""나는 각하, 나는 기뻐서 비상 직접 예상하지 고백."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Minä tunnustan Minä tuskin odotettavissa valmiussuunnitelmien itseni, Sir."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Priznam, sem komaj pričakovano ob nepredvidljivih sam, gospod."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Přiznávám, že jsem sotva tušil události sám, pane."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Priznávam, že som sotva tušil udalosti sám, pane."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Saya akui saya hampir tidak diantisipasi kontinjensi sendiri, Sir."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Tôi thú nhận tôi khó dự đoán bất ngờ bản thân mình, thưa ông."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Wyznaję, że prawie nie przewiduje się awaryjne, sir."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Ομολογώ εγώ μόλις και μετά βίας αναμένεται τον εαυτό μου από την επέλευση του, κύριε."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Зізнаюся, я навряд чи чекати непередбачених себе, сер."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Признавам, че едва ли очаква непредвидени себе си, сър."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""Признаюсь, я едва ли ожидать непредвиденных себя, сэр."
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""إنني أعترف بأنني المتوقع بالكاد الطوارئ نفسي ، يا سيدي".
"Efendim, ben pek kontenjan kendimi beklenen itiraf etmeliyim.""私はそれが絶対に上の悪い嫌な人を圧倒するとします?"
Eğer Al itiraf etmekten vazgeçip inkar etmeye karar verirse 2 yıl ceza alacak.Jeśli Al zamiast zeznawać będzie się wypierać, dostanie tylko dwa lata.
Eğer Al ve Bill itiraf ederse, 4. senaryodayız demektir; ikisi de 3 yıla mahkum olur.אם אל יודה וביל יודה, אז שניהם יהיו בתרחיש 4, הם שניהם יקבלו שלוש שנים בכלא, הם שניהם יקבלו
Eğer Al ve Bill itiraf ederse, 4. senaryodayız demektir; ikisi de 3 yıla mahkum olur.لو (آلن) اعترف وأيضاً (بيل) اعترف حينها هما في السناريو الرابع كلاً منهما سيحصل على ثلاث سنين في السجن
Eğer Bill itiraf ederse, Al da itiraf ettiği için daha az ceza alır.Se Bill confessar, Al se sairá melhor confessando.
Eğer Bill itiraf ederse, Al da itiraf ettiği için daha az ceza alır.إذا اعترف (بيل)، من الأحرى لـ(آلن) الاعتراف،
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Agora, se o oposto acontecer, Bill confessar e Al negar então acontece o contrário.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Jeśli wydarzy się przeciwnie, że Bill zeznaje i Alan się wyprze, wtedy dzieje się odwrotnie.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Maar als het omgekeerde gebeurt, dat Bill bekent en Al ontkent, dan gebeurt het tegenovergestelde.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Nyní v případě, že se stane pravý opak, že se Bill přizná a Al se nepřizná, pak to bude opačně.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Ora se accade l'opposto, cioè Bill confessa e Al nega le pene si invertono.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Sekarang jika sebaliknya terjadi, Jika Bill mengaku dan Al Menyangkal Maka hal sebaliknya terjadi.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.עכשיו, אם קורה את התרחיש ההפוך, כאשר ביל מודה ואל מכחיש, אז זה הולך להיות בדיוק הפוך.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.ولو حصل العكس واعترف (بيل) وانكر (آلن) فسيعكس الأمر! سيحصل (آلن) على العشر سنين
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."Dus als hij bekent, dan kan ik ook maar beter bekennen.
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."Jad jika dia mengaku, lebih baik saya mengaku juga.
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."Pokud se přizná, je lepší pro mě se také přiznat.
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."Se confessa perciò mi conviene confessare.
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."Se ele confessar, é melhor para mim que eu confesse também."
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."Więc jeśli on zeznaje, lepiej dla mnie będzie też zeznawać.
Eğer o itiraf ettiyse benim için de mantıklı olan itiraf etmektir."فلو أنه اعترف الأجدر بي أن أعترف أيضا،
Einstein bunu daha önce itiraf etmeye utanıyordu, ama sonra bana kuliste bir sorunu olduğunu söyledi.A Einstein estava muito embaraçada por admitir isto, mas dizia-me nos bastidores que tinha um problema.
Einstein bunu daha önce itiraf etmeye utanıyordu, ama sonra bana kuliste bir sorunu olduğunu söyledi. E:Η Αϊνστάιν ντράπηκε που το παραδέχτηκε αυτό νωρίτερα, αλλά μου έλεγε στα παρασκήνια ότι είχε ένα πρόβλημα.
Einstein bunu daha önce itiraf etmeye utanıyordu, ama sonra bana kuliste bir sorunu olduğunu söyledi.V poriadku, Einstein, predtým sa to hanbila priznať, ale než sme prišli na pódium, povedala mi, že má problém.
Einstein bunu daha önce itiraf etmeye utanıyordu, ama sonra bana kuliste bir sorunu olduğunu söyledi.Енштейн було ніяково зізнатися в цьому раніше, але за кулісами вона сказала мені, що в неї є проблема.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Alespoň umím přiznat, že jsem na výšce podváděl; většina z vás ne.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Al menos yo puedo admitir que hice trampa en la Universidad; la mayoría de Uds no.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Au moins, je peux admettre que j'ai triché à l'université; la plupart d'entre vous ne le feront pas.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Azt is bevallom, hogy csaltam az egyetemen is, a többség viszont nem.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Cel puțin eu pot să recunosc că am trișat la universitate; cei mai mulți dintre voi n-ar face asta.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ich gebe wenigstens zu, dass ich die Universität betrogen habe, die meisten tun das nicht.