En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ik kan tenminste toegeven dat ik gesjoemeld heb op de universiteit; de meeste van jullie niet.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ít nhất tôi có thể thú nhận đã gian lận ở trường Đại học, điều mà hầu hết phủ nhận.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ja przynajmniej mogę się przyznać; większość z was tego nie zrobi.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.적어도 저는 대학에서 부정행위를 했다고 인정합니다. 대부분의 사람들은 그렇게 못하죠.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Mas confesso que copiei na universidade. a maioria não o fará.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Per lo meno posso ammettere di aver imbrogliato all'università,
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Τουλάχιστον παραδέχομαι ότι αντέγραφα στο πανεπιστήμιο. Oι πιο πολλοί από σας δεν το παραδέχονται.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Поне мога да си призная, че съм преписвал в университета; повечето от вас не биха си признали.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Принаймні я можу визнати, що я плутував в університеті, більшість з вас не може.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Сейчас я должен признаться, что списывал в университете, чего не делали большинство из вас.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.לפחות אני מסוגל להודות שרימיתי באוניברסיטה, רובכם לא
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.على الأقل يمكنني الان ان أعترف أنني غششت في الجامعة ، معظمكم لا يستطيع ذلك
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.それからまた 私が教科書の著者に話した内容が
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Da, nu există nici o dovadă decât mărturisirea sub tortură şi vei fi eliberată".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Ja, er is geen bewijs behalve uw bekentenis door foltering. U zal worden vrijgelaten."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Ja, es gibt keine Beweise außer deinem unter Folter erzwungenen Geständnis und du wirst freigelassen."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.말하길, "맞아, 당신의 고문 자백을 제외하고는 증거가 없으니 당신은 방면될 것입니다."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Nincs semmi bizonyíték, leszámítva a kínvallatás alatti beismerését szabadon fogják engedni."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Non ci sono prove, se non la confessione sotto tortura, quindi Lei verrà rilasciata".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Res, ni nobenega dokaza, razen vašega priznanja, da se je zgodilo mučenje, in izpuščeni ste."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sim, não há provas, "exceto a sua confissão sob tortura, "e você será libertada."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sí, no hay evidencia, excepto por su confesión bajo tortura, así que será puesta en libertad".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Tak, nie ma żadnych dowodów, poza twoimi zeznaniami, które wymuszono torturami. Zostaniesz zwolniona."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Да, няма доказателства, с изключение на признанията направени след изтезание и ти ще бъдеш освободена."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Нет никаких улик, кроме твоего признания под пытками, поэтому тебя освободят".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Так, немає доказів, окрім визнання ваших тортур, і вас буде звільнено".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.ואמר, "כן, אין ראיות חוץ מההודאה בעינויים שלך "ואת תשוחררי
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.وقال، " نعم، لا توجد بينة باستثناء الإعتراف بالتعذيب وسيتم إطلاق سراحك."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.いかなる証拠も認められません よって釈放とします」と それからは弁護人の方々は何度も
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.저는 조금 늙었다는 겁니다.
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.בפניכם שאני קצת זקן.
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.أنني كبير في السن.
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.ちょっとウトくて 技術の力を信じていませんでした
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.雖然我承認我係老咗啲
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.GV: Hoe zie jij de Caraïbische literatuur verder evolueren en waar situeer je jezelf?
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.Releo Mientras agonizo de Faulkner con más frecuencia de la que admito.
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.Со временем, когда я напишу больше работ, мой голос мог бы найти в ней место.
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Anh đã ngỏ lời rồi à? với Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Har du bekännt? Till Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Hast du es gestanden? Zu Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Heb je het bekend? Aan Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?I-ai spus ce simti? Lui Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Kau mengaku? Pada Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?고백했어요? 해라한테?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Ti sei confessato? A Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Tu t'es confessé ? À Hae Ra ?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Zwierzyłeś się? Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Της είπες πως αισθάνεσαι; Της Χε Ρα;
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Ты признался? Хе Ра?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?هل إعترفت بحبك؟ لـ هي را؟
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?ヘラに? そこまではしてないけどさ 似たような事は一応言ったよ
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Confession légèrement embarrassante:
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Es ist mir fast peinlich:
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Ik ben daar al een tijdje mee bezig.
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Kissé kínos elismerés:
Hafif can sıkıcı bir itiraf:약간 부끄럽지만 인정할게 있습니다: 제가 어릴 적에
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Tengo una confesión ligeramente avergonzante:
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Οφείλω να παραδεχτώ το εξής:
Hafif can sıkıcı bir itiraf:הודאה די מביכה: אפילו כשהייתי ילדה,
Hafif can sıkıcı bir itiraf:مدخل محرج قليلا: حتى في طفولتى ..