Ana içeriğe geç
Sözlük

itiraf ile cümle

itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
White, kendisi HIV pozitif olduğunu itiraf etmiştir.Rozruch nastáva po odhalení, že je HIV pozitívna.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ljudje so zato sumili, da je povezan s hudičem.
Ama Back to the Future (Not the Movie) adlı son bölümde birbirlerine bunu itiraf ettiler.To je prvi film po Nazaj v prihodnost 3 (Back to the Future Part III), kjer sta sodelovala skupaj.
Bir çokları Baphomet adlı bir puta taptıklarını da itiraf ettiler.V nekaterih delih se je podpisal kot Baptist.
Henriette ile evliliği sırf onun parasına tamah ederek yapmak istediğini de itiraf eder.Edvard se hoče z Marico poročiti samo zaradi denarja.
Nathan, Haley'e olanları itiraf eder.Nimfa Lampetija pranešė Helijui, kas atsitiko.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Manoma, kad tai įvyko su motinos pritarimu.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Kohus aga luges tema süü tunnistuste najal tõendatuks.
Düzmece olduğunu itiraf edince hapisten çıkartıldı.Vanglast vabanemise järel saadeti ta riigist välja.
Sonra Jim, Begbick'e ödeme yapamayacağını itiraf eder ancak bu itiraf onu hapse gönderir.Jimmy näitab Billyle vanglat, ja soovitab tal vanglas olevaid türklasi mitte usaldada.
Açık açık öldürdüğünü itiraf etti.Er hat gerade zugegeben ihn umgebracht zu haben.
Açık açık öldürdüğünü itiraf etti.Ha praticamente ammesso di averlo ucciso.
Açık açık öldürdüğünü itiraf etti.Βασικά παραδέχτηκε ότι τον σκότωσε.
Açık açık öldürdüğünü itiraf etti.Он хотел его убить!
Açık açık öldürdüğünü itiraf etti.気づかなかったわ
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki사실, 고백해야 할 것은
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Bene devo ammettere che ho avuto anche una ragione del tutto personale per costruire "Mathematica".
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Bueno, debo admitir, de hecho, que yo tenía una razón muy egoísta para construir Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Eh bien, je dois admettre que, en fait, que j'avais aussi une raison très égoïste pour construire Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Ei bine, trebuie să recunosc, de fapt, că am avut și un motiv foarte egoist pentru a concepe Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Ik moet toegeven dat ik Mathematica ook uit eigenbelang heb gemaakt.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Muszę się jednak przyznać, że miałem bardzo egoistyczny powód by zrobić program Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Nos, meg kell vallanom, hogy valójában volt egy nagyon önző célom is a Mathematica megépítésével.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Nun, ich muss zugeben, eigentlich hatte ich einen sehr egoistischen Grund, um Mathematica zu erschaffen.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Saya harus akui, sebenarnya, bahwa saya juga mempunyai alasan yang sangat egois dalam membangun Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Tôi phải thừa nhận rằng thật ra tôi đã có một lý do rất ích kỷ khi viết Mathematica.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Должен признаться, что при создании Mathematica мною двигал и один эгоистичный мотив.
Açıkçası, itiraf etmeliyim ki Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.Трябва да призная всъщност, че имах доста егоистична причина, за да изградя Математика.
Açıkçası, itiraf etmeliyim kiובכן, עליי להודות שלמעשה
Açıkçası, itiraf etmeliyim kiحسنا، يجب علي أن أعترف
Açıkçası, itiraf etmeliyim kiとても利己的な理由だったことを打ち明けなければなりません
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Bọn lính cầm những chiếc dùi cui dài chừng này đánh đập buộc chúng tôi nhận tội.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Continuavano a dirci "Dite la verità!" e intanto ci picchiavano.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.그들은 "솔찍히 말해!"라고 하면서 우리를 계속 구타했지요.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.لقد ظلوا يخبروننا، " قولوا الحقيقة!" بينما يضربوننا.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.殴るたびに 「白状しろ!」と怒鳴っていた
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.Al kan bekennen en Al kan ontkennen en aangezien het een pay-off matrix wordt genoemd,
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.Al może zeznać i może się wyprzeć.
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.Al pode confessar e Al pode negar.
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.Al può confessare e Al può negare.
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.Al se může přiznat a Al se může nepřiznat.
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.אל יכול להודות ואל יכול להכחיש.
Al da itiraf edebilir. Al da inkar edebilir.يمكن له الاعتراف ويمكن له النكران.
Al için optimal seçenek itiraf etmektir.la scelta ottimale per Al, tenendo conto delle scelte di Bill, è confessare
Al için optimal seçenek itiraf etmektir.مرةً أخرى، الخيار الأمثل لـ(آل)، بأخذ خيار (بيل) في الحسبان، وهو الإعتراف.
Al'in itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.Jeśli wiem, że Al zeznaje.
Al'in itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.Jika saya tahu jikalau Al mengaku.
Al'in itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.Pokud vím, že se Al přizná.
Al'in itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.Se eu sei que Al vai confessar.
Al'in itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.Se so che Al sta confessando.
Al'in itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.لو علمت بأن (آلن) سيعترف.
Al itiraf etmişti ve kararını değiştirmeyecek.Ал зізнається, тож Біл зараз у стані 4 зізнається.
(Alkışlar) Size bir itirafta bulunacağım.Tengo una confesión que hacerles
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti.Dans une conversation très "Ally McBeal", il m'a avoué avoir une chanson préférée.
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti.En una discusión muy a lo Ally McBeal, me confesó que tenía un tema de música, y se lo hice tocar para mi.
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti. Onu çalmaya zorladým.V jednom rozhovoru, jak z Ally McBeal, se mi přiznal, že má "svou" písničku a pustil mi ji.
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti. Onu çalmaya zorladým.В самом Ally McBeal обсуждения он признался, что имел песню, и я заставил его играть это для меня.
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti. Onu çalmaya zorladým.フィオナ・アップルの 「Extraordinary Machine」です。
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti.في أثناء مناقشة لمسلسل: ألي مكبيل اعترف أنه كانت لديه أغنية المقدمة، فجعلته يشغلها لي
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.전 지금 나이가 52살인데 제가 지금까지 술을 한방울도 마시지 않았다는 것을 고백합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod