Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Dar am 52 de ani, şi voi recunoaşte că nu am băut niciodată alcool.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.De 52 éves vagyok, és bevallom, hogy soha egy kortyot sem ittam.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Ich bin 52 Jahre alt und ich gestehe, dass ich noch nie einen Tropfen Alkohol getrunken habe.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Je mi 52 let a přiznám se vám, že jsem si nikdy nedal ani kapku alkoholu.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Maar ik ben 52 jaar, en ik zal bekennen dat ik nog nooit een druppel alcohol heb gedronken.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Ma ho 52 anni, e ammetto di non aver mai toccato una goccia d'alcol.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Mais j'ai 52 ans, et je vais vous avouer que je n'ai jamais bu une goutte d'alcool.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Mam 52 lata i przyznam się wam, że nigdy nie spróbowałem alkoholu. Ani kropelki.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Mas tenho 52 anos e vou confessar-vos que nunca bebi uma gota de álcool.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Pero tengo 52 años y puedo admitir que nunca he tomado ni una gota de alcohol.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Αλλά είμαι 52 ετών, κι έχω να σας ομολογήσω ότι ποτέ μου δεν έχω πιει ούτε μια σταγόνα αλκοόλ.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Но аз съм на 52 години, и ще Ви призная, че никога не съм опитвал и капка алкохол.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.Но мне 52 года и я признаюсь: Я ни разу не пил спиртное.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.אבל אני בן 52, ואני אודה בפניכם שמעולם לא שתיתי טיפת אלכוהול.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.ولكنني أبلغ من العمر ٥٢ سنةً. وسأعترف لكم بأنني لم أتناول قطرةً واحدةً من الكحول.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.告白いたしますが 一滴たりともお酒を飲まずにやってきました (拍手)
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.Ale jeśli nie wiem na pewno czy Al zeznaje, możliwe, że się wypiera.
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.Ale nevím, zda se Al rozhodně přizná, nemusel by se přiznat.
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.Als ik weet dat Al bekent. Maar ik weet niet definitief of Al bekent, hij kan ook ontkennen.
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.Ma non so se Al confessa, potrebbe negare.
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.Mas eu não sei se Al vai mesmo confessar, ele pode negar.
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.Tetapi saya tidak tahu apakah Al akan pastinya mengaku, dia mungkin menyangkal.
Ama Al'in itiraf edip etmeyeceğini bimiyorum, o inkar edebilir de.ولكني لا أستطيع الجزم ما إذا سيعترف (آلن)، فقد ينكر.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Aber er gestand nicht den Verrat. Er sagte, "Ich habe diesem Nazi kein großes Meisterwerk verkauft.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ale nie przyznał się do zdrady. "Nie sprzedałem wielkiego dzieła temu naziście.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ampak ni priznal izdaje. "Nisem prodal velike umetnine tistemu nacistu.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Anh nói "Tôi không hề bán một kiệt tác cho tên Đức quốc xã đó.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Dar nu a recunoscut trădarea. "Nu am vândut o mare capodoperă naziștilor.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.De nem az árulást vallotta be. "Én nem eladtam egy remekművet annak a nácinak!
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Hij zei: Ik heb het zelf geschilderd; ik ben vervalser."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Il dit : Je l'ai peint moi-même ; je suis un faussaire."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Io non ho venduto una grande opera d'arte a quel nazista.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.그러나 반역에 대해서는 인정하지 않았습니다. 그는 "나는 절대로 나치에게 위대한 걸작을 팔지 않았습니다" 라고 말했습니다.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mas ele não confessou a traição. Ele disse, "Eu não vendi uma obra-prima aquele Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han erkände inte till förräderi. Han sa "Jag sålde inte ett stort mästerverk till den där nazisten.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han tilstod ikke til forræderi. Han sagde, "Jeg solgte ikke et stort kunstværk til den nazist.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mutta ei maanpetosta. "En myynyt mestariteosta sille natsille.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepriznal sa však ku vlastizrade. "Nepredal som úžasné majstrovské dielo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepřiznal se ale ke zradě. "Neprodal jsem žádné veledílo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Tetapi dia tidak mengaku sebagai pengkhianat. Dia berkata," Saya tidak menjual karya agung kepada Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Yo no le vendí una gran obra maestra a ese nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Αλλά όχι για προδοσία. Είπε "Δεν πούλησα ένα σπουδαίο αριστούργημα σε αυτό το Ναζί.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Але він зізнавався не в державній зраді. Він сказав: "Я продав тому нацисту не справжній шедевр.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Но той не си признал за предателство. "Не продадох голям шедьовър на този нацист.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Я не продавал великое произведение искусства этому нацисту.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.אך הוא לא הודה בבגידה. הוא אמר, "אני לא מכרתי יצירת אומנות גדולה לנאצי הזה.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.ولكنه لم يعترف بالخيانة فقال " انا لم أبع لوحة فريدة لذاك النازي ..
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.「あのナチに素晴らしい巨匠の作品を 売ったりなどしてません あれは自分で描いた贋作です」
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Aber du wolltest das nicht zugeben, stimmts?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Ale nie chciałeś się do tego przyznać, prawda?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Dar nu vrei sa admiti asta, corect?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?근데 그걸 인정한 게 힗어했지
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Maar je wilde dat niet toegeven, toch?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Mais tu ne voulais pas l'admettre, n'est-ce pas ?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Ma tu non volevi ammetterlo, giusto?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Men du ville inte erkänna det, eller hur?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Nhưng cậu không muốn thừa nhận điều đó đúng không?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Tapi kau tidak ingin mengakuinya, betulkan?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Vendar tega nisi hotel priznati, kajne?
Ama bunu itiraf etmek istemedin değil mi?Αλλά δεν ήθελες να το παραδεχτείς, σωστά;