Herod Antipas suçunu itiraf etti ve Caligula tarafından sürgüne gönderildi.ヘロデ・アンティパスは自白し、カリグラによって追放された。
Lubbe, yangını çıkaranın kendisi olduğunu itiraf etti.彼は取り調べで自分が放火犯であると自供した。
Kolombiya mahkemelerinde 172 çocuğu öldürmekle suçlandı ve kendisi 140 çocuğu öldürdüğünü itiraf etti.しかし彼はコロンビアの各地方で172人の児童を殺害した疑いがもたれている。
Çalışmaya yeterince kendini adayamadığı için olduğunu kendisi de itiraf etti.本人が希望しなかったために就任しなかったとされている。
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.その後、4名が同罪で起訴され有罪となった。
Arsène Wenger Lehmann'ın formda olmadığını itiraf etti.ヴォルフガング・ファルクはザイン=ヴィトゲンシュタインのことを将校の器では無いと感じていた。
Adama duyduğu aşkı, itiraf eder.この話を聞いた男は感服する。
Daha oyunun başında katil olduğunu itiraf ediyor.犯人が突如として始めたゲーム。
Ridgway daha sonra en az 71 cinayet işlediğini itiraf etmiştir.正如上面提到的,里奇韦供认杀害至少71受害者。
Yemek sırasında, Augustus Hazel'a onu sevdiğini itiraf eder.用膳期間,Gus向Hazel承認自己對她的愛。
Bazarov’a aşıktır fakat içine düşebileceği duygusal karmaşadan korktuğu için aşkını itiraf edememektedir.她愛上巴扎羅夫,但她不能承認她的愛,因為她恐懼這些會帶來的混亂。
Öykünün ilk kelimesi olan "Evet!", anlatıcının suçunu itirafı gibidir.故事的第一个单词,“对!”,不承认罪行。
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.鲁道夫来到她们家,承认自己的欺骗,但是发誓他的爱是真诚的。
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.不過他沒有受到摆样子公审,數年後被釋放。
(Ray 3 gün sonra bu itiraftan geri döndü.)(那之後 Richard 提出了離婚協定,同時間又再娶)。
Abby'den hoşlanmakta fakat bunu itiraf etmemektedir.喜歡甘地但並沒對他告白。
İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim." diyerek suçunu itiraf etti.他邊走邊斷斷續續地自言自語:「我到法院去……如果我有罪……讓法院殺頭槍斃都行……」。
Daha sonra Feynman kendi modelinin deneyle yalnızca nitel uyuşma sağladığını itiraf etmiştir.同时他暗示弗里曼刚刚经历过的一切只不过是一个测试而已。
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.這四名嫌疑犯後來被逮捕並被控犯有仇恨罪。
Sevda günler sonra itiraf etme gücü bulur.在認識到勇斗的實力後愛上了勇斗。
Cobain; “Bunu o zaman itiraf etmedim.高长恭听说后:“我本来没有这个意思。
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.然两母之著述不传。
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.데뷔 이래 일관되게 그녀를 흠모해왔다.
Yemek sırasında, Augustus Hazel'a onu sevdiğini itiraf eder.식사 도중, 어거스터스는 헤이즐에게 고백한다.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.마침내 그녀는 그녀의 남편 가이가 악마와 거래를 했다는 사실을 알게 된다.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.또한, 그의 소견은 재판장에서 신뢰를 얻는다.
İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim." diyerek suçunu itiraf etti.체포되자 그는 '나는 구치소에서 죽을 것이며 죽어서 내가 결백했음을 밝힐 것이다.'라고 하였다.
Son aşama artık arkadaşlıkla olacak bir şey değil itiraf etmeniz gerekir.결국에는 가영과 연결이 되지 않자 마지막에는 여자친구가 생긴다.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.서독 선수들은 항의했으나 받아들여지지 않았다.
Hizmetçi kadın dışında hepsi, ziyaretçi gittikten sonra, kendilerini nasıl hissettiklerini itiraf ederler.כאשר האורח עוזב, כולם, למעט העוזרת, מתוודים בפניו על רגשותיהם.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.לאלי הכי קשה להתוודות.
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.רודולפו מגיע מתוודה על שקריו, אך אומר כי אהבתו ללואיזה אמיתית היא.
1901'de 31 cinayeti itiraf etmiştir.היא הודתה ברציחתם של 33 בני אדם בשנת 1901.
Fenikeliler ve Filistinli Suriyeliler bu geleneği Mısırlılardan öğrendiklerini itiraf etmişlerdir...הפניקים והסורים היושבים בפלשתינה, כפי שהם מודים, למדו מהמצרים...
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.בית המשפט גם מתח ביקורת על אמינות עדותו בעניין זה.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.הוא הודה כמעט מיד באשמתו.
Maçtan sonra Goldberg, Storm'u zorlayarak Jericho için çalıştığını itiraf ettirdi.לאחר שגולדברג ניצח את סטורם, סטורם הודה שג'ריקו שלח אותו לדרוס את גולדברג.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.מטה הלח"י החליט לפוצץ את בניין הסראייה.
Joey ve Rachel birbirlerine karşı hislerinin aynı olduğunu itiraf ederler ve son sahnede öpüşürler.רגשותיהם של ג'ואי ורייצ'ל אחד כלפי השני חוזרים, ופרק הסיום נגמר בנשיקה ביניהם.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.למרות העינויים שניהם לא הודו והם שוחררו לאחר כמה ימים.
Onun kendi itirafı ile Irving iyi bir öğrenci değildi ve baro sınavından ancak 1806'da geçebilmişti.הוא הודה כי לא היה תלמיד טוב ובקושי עמד בבחינות לשכת עורכי הדין בשנת 1806.
(Ray 3 gün sonra bu itiraftan geri döndü.)(עד שלושה ימים לאחר המגע המיני ביניהם.)
Profesör, çoğu bölümde itiraf ettiği gibi bir çılgın bilim adamıdır.הפרופסור מצטייר כ"מדען המשוגע" (תואר אותו אישר בעצמו מספר פעמים).
O onu itiraf etmeyi reddetti.הוא סירב להודות בכך.
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Признанието на Аида разярява Амнерис и тя започва да планира отмъщение.
1969 - Sirhan Sirhan, Robert F. Kennedy'yi öldürdüğünü mahkemede itiraf etti.1969 г. – В САЩ палестинецът Сирхан Сирхан е осъден на смърт за убийството на Робърт Кенеди.
Üstelik tetikçiler senatörün adını vererek yukarı çıkmışlar ve onlara da kapıyı itirafçı açmıştır.После двамата адютанти повдигнаха американеца и го доведоха при нас.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Той е влюбен в Самър Робъртс, но му трябват доста години, за да и го признае.
(Ray 3 gün sonra bu itiraftan geri döndü.)(Близо десет години по-късно тази забрана е отменена от неговия наследник.)
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Кой се обърна към него за нещо и не му се отзова благосклонно?
Fakat Sheldrake’e bakılırsa, Randi verileri asla incelemediğini itiraf etmişti.Въпреки това Робредо признава, че никога не я е гледал цялата.
Meiwes yaptıklarını itiraf etti ve eylemleri için üzüntüsünü dile getirdi.Майвес признава, че е изял Брандес и изразява съжаление за действията си.
Meiwes yaptıklarını itiraf etti ve eylemleri için üzüntüsünü dile getirdi.Meiwes se pokajao za to što je učinio i priznao svoja nedjela.
Michael ise Ana Lucia ve Libby'i öldürdüğünü itiraf eder.Na kraju epizode, Michael bez ikakvog objašnjenja ubija Anu Luciju i Libby.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.To je povjerila ispovjedniku, ali nije joj vjerovao.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Smrtni grijeh Sedam glavnih grijeha Istočni grijeh Što da učinim jer padoh u grijeh?
Kavgada Michele üstün gelip Luigi'yi karısıyla kendini aldatamaya çalıştığını itiraf ettirir.Hera je svejedno došla provjeriti vara li je njezin muž.
Aşklarının Bay ve Bayan Smith filminde başladığını itiraf etmişlerdir.Spoznal sa s ňou pri natáčaní filmu Mr&Mrs Smith.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Aj vláda musela nakoniec uznať zákonnosť jeho konania.
Diğer sanıklar gibi suçunu itiraf ettikten sonra kurşuna dizilerek idam edildi.Po odhalení sprisahancov mu bolo prikázané, tak ako mnohým ďalším obvineným, aby spáchal samovraždu.