itiraf ile cümle
itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doktor itiraf kadranını verir.Lekarz wyraża zgodę.
Yelena Zakotnova cinayetini de kendisinin işlediğini itiraf etti.Ona sama o morderstwo podejrzewa Janusza.
Arsène Wenger Lehmann'ın formda olmadığını itiraf etti.W Walijczyka nigdy nie zwątpił natomiast Arsène Wenger.
Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti.Nintendo har sagt att det är sant.
Cinayeti işleyen baba ve amcaları suçlarını itiraf etmiştir.Både fadern och agenten har nekat till anklagelserna.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.Självmord misstänktes, men kunde inte bekräftas.
Şimdi ikisi de birbirlerine aşık olduklarını itiraf ederler.De upptäcker båda att de fortfarande älskar varandra.
Voldemort asasını çalarak öz babasını öldürmüş ve hafıza büyüsü yaparak dayısına itiraf ettirmiştir.De mördades av Voldemort, som modifierade sin morbrors minne, och lyckades få honom att erkänna morden.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Hon beskyller Ninetta för att ha stulit den.
Aşklarının Bay ve Bayan Smith filminde başladığını itiraf etmişlerdir.De träffades och förälskade sig under inspelningarna av Mr. & Mrs. Smith året innan.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.De allierade beslöt då att flygbomba anläggningen.
Görevlerinde Arayıcıya ve İtirafçı Anaya yardım eder.Hon använder sina erfarenheter för att sätta sig in i offrets och förövarens roll.
Bu iddia, itirafçı sanık olarak yargılanan bir şahsın mesnetsiz iftiralarıdır.Ett påstående, som är obevisat, kallas för en förmodan.
Her ikisinin de hayatının aşkı olduğunu itiraf ettiği bir sahneyle karşımıza çıkarlar.Så följer en scen i vilken de förklarar varandra sin kärlek.
Humberto Castro Muñoz, Escobar'ı kendi adamları ile birlikte öldürdüğünü itiraf etti.Efter sitt självmål mördades Escobar av Humberto Muñoz.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Han har inte glömt henne och han har en present åt henne.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Nu är det känt att bekännelserna framtvingades.
İtiraflar peş peşe geldi.Interjektioner är utropsord.
Aynı gece Angel, Cordelia'ya sonunda aşık olduğunu itiraf edecektir.För första gången i serien säger Cordelia att hon förälskade sig i Angel.
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Amneris lovar att rädda honom om han avstår från Aida.
Hakkında, JİTEM adına çalıştığı, DHKP-C itirafçısı olduğu yönünde birçok iddia ortaya atılmıştır.Enligt flera anklagelser var han då en utstationerad KGB-spion.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de Öykü henüz ona aşık olmuştur.Men han älskar henne fortfarande och vet inte om han har sagt de rätta sakerna till henne.
Akıl çağına gelmiş ve vaftizli olan her kişi büyük ve küçük günahlarını itiraf etmelidirler.Varje människa, som nått medveten ålder, har syndat och gått miste om härligheten från Gud.
Kolombiya mahkemelerinde 172 çocuğu öldürmekle suçlandı ve kendisi 140 çocuğu öldürdüğünü itiraf etti.Han erkände då att han mördat 140 barn.
Daha sonra Feynman kendi modelinin deneyle yalnızca nitel uyuşma sağladığını itiraf etmiştir.Пізніше Фейнман визнав, що його модель дає лише якісне узгодження з експериментом.
Fenikeliler ve Filistinli Suriyeliler bu geleneği Mısırlılardan öğrendiklerini itiraf etmişlerdir...Фіникіяне ж і сирійці, що в Палестині, самі визнають, що запозичили цей звичай у єгиптян.
Sorguya çekildi ve hiçbir şeyi itiraf etmedi ve herhangi birisini de ele vermedi.Винним він себе не визнав і нікого не обмовив.
Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti.І я впевнений, що KURSK покаже, чи це дійсно так.
Fakat Sheldrake’e bakılırsa, Randi verileri asla incelemediğini itiraf etmişti.Однак Freenet не міг гарантувати, що дані будуть знайдені.
İlk romanı "La Confession de Claude" (Claude’un İtirafı) 1865'te basıldı.Ця невдача послужить основою його першого роману «Сповідь Клода» (1865).
Şimdi ikisi de birbirlerine aşık olduklarını itiraf ederler.Вони розраховували на те, що вони закохаються один в одного.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.Відповівши, ні — визнала б свою провину.
Herkes burada çeşitli itiraflarda bulunmuştur.Кожен із них опублікував окрему доповідь.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Своє вміння їй передала мати.
İnfazın çok kısa bir süre öncesinde gerçek katilin suçunu itiraf etmesiyle serbest kalmışır.Пізніше був виправданий, коли справжній вбивця зізнався у злочині.
Tom Mary'nin kolyesini çaldığını itiraf etti.Том визнав, що він украв намисто Мері.
Sefil olduğumu itiraf ediyorum.Визнаю, що я жалюгідний.
Tom sahte çek bozdurduğunu itiraf etti.Том визнав, що він підробив чек.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de Öykü henüz ona aşık olmuştur.Druhý den jej však nepoznává a nevěří historce, že do sebe byli zamilováni.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Honza podezřívá Ninu, že jej podvádí.
İtirafcı Ana.NÁDVORNÍKOVÁ, Marie.
Yaratığın her şeyi itiraf etmesi için tasarlandığını anlar.Krysaři se ke všemu ochotně přiznali.
Lysander ve Demetrius Helena’ya aşklarını itiraf ederler.Lysandr a Demetrius chtějí o Helenu bojovat.
Narsist olduğunu esprili bir biçimde itiraf etmiştir.Veřejně přiznal, že trpí narkolepsií.
White, kendisi HIV pozitif olduğunu itiraf etmiştir.Poté se dozví od Andie, že je HIV pozitivní.
Michael ise Ana Lucia ve Libby'i öldürdüğünü itiraf eder.Michael zastřelil Anu Luciu a Libby a poté propustil Bena.
Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti.Currado přiznal, že se mýlil.
Lucie'yi de kendilerinin kaçırdığını ve ona işkence ettiklerini de itiraf eder.To Lýdii rozzuří a zdemoluje mu byt.
1901'de 31 cinayeti itiraf etmiştir.În anul 1901 a mărturisit că a ucis 31 de persoane.
Herod Antipas suçunu itiraf etti ve Caligula tarafından sürgüne gönderildi.Irod Antipa a mărturisit și Caligula l-a exilat.
1969 - Sirhan Sirhan, Robert F. Kennedy'yi öldürdüğünü mahkemede itiraf etti.1969: Shirhan Sirhan a fost condamnat pentru asasinarea lui Robert F. Kennedy.
Şimdi ikisi de birbirlerine aşık olduklarını itiraf ederler.În final ambii recunosc că s-au îndrăgostit unul de celălalt.
İtirafcı Ana.Presură, Cristian.
Max, Prense her şeyi itiraf eder.Țareviciul recunoaște tot.
Ayrıca bilinmeyen 22 cinayetini de itiraf etti.Aici sunt înhumați 22 de eroi necunoscuți.
Abby'den hoşlanmakta fakat bunu itiraf etmemektedir.Ea îl place pe Buster, dar nu o recunoaște.
Lysander ve Demetrius Helena’ya aşklarını itiraf ederler.Demetrius și Lysander le mărturisesc dragostea lor pentru Helena și, respectiv, Hermia.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.El refuză să-și mărturisească vina.
Kontes Cherubino'nun dolapta saklanmış olduğunu itiraf eder.Susanna plecă, iar contesa îl ascunse pe Cherubino într-o altă cameră.
İtiraf, 1969, Costa Gavraz.București, 1966 ^ Negrean Gavril.