itiraf ile cümle
itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Maria Claude'a aşkını itiraf eder.Ele confessa a verdade para Maria.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!«São Máximo, o Confessor».
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Ainda assim, nenhum dos dois confessou e ambos foram libertados após alguns dias.
"Müthiş itiraf".«A Confissão».
İtiraf, 1969, Costa Gavraz.1969 - Z de Costa-Gavras.
Albümdeki şarkılarının sözleri Madonna'nın müzikal tarihini birleştirir ve itiraflar formunda sunar.As letras das canções incorporaram parte da história musical de Madonna e são escritas em forma de confissões.
Eylül 2008'de The New York Times ile yaptığı söyleşide, Sendak eşcinsel olduğunu itiraf etti.Em maio de 2012, em uma entrevista ao jornal New York Times, assumiu ser homossexual.
Herod Antipas suçunu itiraf etti ve Caligula tarafından sürgüne gönderildi.Antipas confessou e Calígula exilou-o.
Film, Henry Lee Lucas ismindeki bir seri katilin itirafları hakkındaydı.Baseado na vida do serial killer, Henry Lee Lucas.
Bir gün, Ha-Ni bir mektup aracılığı ile aşkını ona itiraf etmeye karar verir.Um dia, ela resolve se confessar a ele, escrevendo uma carta de amor.
Onun kendi itirafı ile Irving iyi bir öğrenci değildi ve baro sınavından ancak 1806'da geçebilmişti.Ele reconhecia que não era um bom aluno, e quase não passou na prova de admissão em 1806.
Meiwes yaptıklarını itiraf etti ve eylemleri için üzüntüsünü dile getirdi.Meiwes admitiu ter canibalizado Brandes e expressou seu pesar por suas ações.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Ele menciona sua carta para Nina, qual irrita ela.
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.Rodolfo chega e jura a Luisa que ela é a sua única noiva.
Doktor itiraf kadranını verir.Conta tudo a teu confessor.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Vendo as das estátuas da Morte e dos Sete Pecados Mortais, ele pede-lhes para não prejudicar Maria.
"Bülent Ersoy'u çıldırtacak itiraf".«'É de enlouquecer, Viradouro'.
Şalom Salah yapılan işkenceler sonunda mahkemede suçunu itiraf etti.Entretanto, o personagem por fim confessa o crime que cometera.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ela também se vangloriou de ter tido relações sexuais com o Diabo.
Tapınakçılar’ın itirafçıları, hiç şüphe yok ki yapılan işkencenin boyutlarına göre çeşitlilik arz etmekteydi.Os fiéis, contudo, recolheram esses preciosos restos e as relíquias foram distribuídas entre muitas cidades.
1969 - Sirhan Sirhan, Robert F. Kennedy'yi öldürdüğünü mahkemede itiraf etti.21 de maio: Sirhan Sirhan, acusado do assassinato do senador Robert F. Kennedy, é condenado à morte.
55 saat sonra,Chavez, Jimmy'i öldürdüğünü itiraf etti.Mais tarde, Cesira descobre que Michele foi assassinado pelos alemães.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Agora, você pode pensar que isso é assim, mesmo se ele não aceitá-los com amor.
Peyton da artık dayanamaz ve Lucas'a aşık olduğunu itiraf eder.Niet veel later geeft Peyton toe dat ze verliefd op Lucas is.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!Dan is er de Confessional - de biechtstoel.
Takuto ile buluşmuş ona aşkını itiraf etmiştir.Zij ontmoet Takeru en wordt verliefd op hem.
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.Na zijn arrestatie bekende hij vier moorden en werd aan drie ervan bewezen schuldig bevonden.
White, kendisi HIV pozitif olduğunu itiraf etmiştir.In 1987 ontdekte hij dat hij HIV-positief was.
Ben de öldürdüm" diyerek, suç itirafında bulunduğu belirtildi.Zij verklaarde: “Er is reden aan te nemen dat een misdrijf is gepleegd.
Lucie'yi de kendilerinin kaçırdığını ve ona işkence ettiklerini de itiraf eder.Misschien omdat Lot (zelf een immigrant) hen bediende verergerde hij daardoor alleen maar de verdachtmaking.
Bu sırrı da 5. kitaba kadar saklamışlardır, ancak sonra Harry itiraf etmek zorunda kalmıştır.Volgens plan zouden dat ook 5 boeken geworden zijn, maar Horowitz is er na het vierde boek mee gestopt.
Fakat bu itiraf işkence nedeniyle teyit edilemez.Waarschijnlijk is deze bekentenis onder marteling tot stand gekomen.
Şimdi ikisi de birbirlerine aşık olduklarını itiraf ederler.Ze erkennen dat ze nog steeds van elkaar houden.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Hij gaf Mans zijn oordeel over hun betrouwbaarheid.
Herkes burada çeşitli itiraflarda bulunmuştur.Sommigen hebben hierin een bekentenis gezien.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Hij kan het niet aanzien dat Noah tegen haar liegt.
Dani, yangını kendisinin başlattığını itiraf eder.Hij bekende meteen de brand te hebben aangestoken.
Doktor itiraf kadranını verir.De groep aanvaardt zijn bekentenis.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Ze wordt in deze bewering gesteund door haar moeder.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
4. sezonun sonunda ise Sam Freddie'yi öpmüş ve ona olan aşkını itiraf etmiştir.Aan het einde van de aflevering blijkt dat Sam verliefd is op Freddie en ze zoent hem.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Ze trachten de gevangenen tot bekentenissen te dwingen.
Hırsız suçunu itiraf etti.De dief heeft bekend.
Tom itiraf etmeyecek.Tom gaat niet bekennen.
Haydi, itiraf et.Kom op, geef het maar toe.
Bir süre sonra da aşkını açıkça itiraf eder.Ten zaś raz po raz wyznaje jej miłość.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Pomimo tortur nie przyznał się do niczego i po kilku dniach został zwolniony.
Öykünün ilk kelimesi olan "Evet!", anlatıcının suçunu itirafı gibidir.Pierwsze słowo historii "Prawda" jest przyznaniem się do winy.
Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti.Cooper przyznał, że były one prawdziwe.
Syaoran hislerini Sakura’ya itiraf etmiştir fakat Sakura henüz cevap vermemiştir.Syaoran już wyznał Sakurze swoje uczucia, ale ona jeszcze nie dała mu odpowiedzi.
Bunlardan sadece Iva Toguri D'Aquino kendisinin Tokyo Rose'lardan biri olduğunu itiraf etti.W trakcie procesu Toguri przypominała, że była tylko jedną z dwudziestu Tokijskich Róż.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Wypracowali oni ostateczny tekst deklaracji.
Dan hastaneye gelir ve Deb ona yangını çıkaranın kendisi olduğunu itiraf eder.Dave poszedł do funkcjonariuszy i uznał, że Porter podpalił klub.
Büyük Londra Yangını'nı başlatmak ile ilgili yapmış olduğu yalan itiraf ile tanınır.Inskrypcja od strony południowej opisuje jak zaczął się Wielki pożar Londynu i jakie nastąpiły zniszczenia.
Fakat çok geçtir: İsmet ile Güven birbirine aşık olduklarını sonunda itiraf ederler.Czasami... jesteś tak zakochana, że o tym zapominasz.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Orientuje się, że Kendall go okłamała.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Matka jest zachwycona tym wyznaniem.
Despina ayrıldıktan sonra Dorabella kardeşine baştan çıkabileceğini itiraf eder.Po rozwiązaniu ostatniej zagadki Dormeuse pozwala mu odejść.
Sorguya çekildi ve hiçbir şeyi itiraf etmedi ve herhangi birisini de ele vermedi.Bita i maltretowana w śledztwie, nie wydała nikogo i do niczego się nie przyznała.
Calvário Tanrı'ya sesleniyor ve sevgilisine zarar vermeyi itiraf ediyor.Sierota odmawia kadisz, aby zaznaczyć, że mimo straty nadal pragnie wielbić Boga.