Ana içeriğe geç
Sözlük

itiraf ile cümle

itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1969 - Sirhan Sirhan, Robert F. Kennedy'yi öldürdüğünü mahkemede itiraf etti.21 de maio: Sirhan Sirhan, acusado do assassinato do senador Robert F. Kennedy, é condenado à morte.
55 saat sonra,Chavez, Jimmy'i öldürdüğünü itiraf etti.Mais tarde, Cesira descobre que Michele foi assassinado pelos alemães.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Agora, você pode pensar que isso é assim, mesmo se ele não aceitá-los com amor.
Peyton da artık dayanamaz ve Lucas'a aşık olduğunu itiraf eder.Niet veel later geeft Peyton toe dat ze verliefd op Lucas is.
Takuto ile buluşmuş ona aşkını itiraf etmiştir.Zij ontmoet Takeru en wordt verliefd op hem.
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.Na zijn arrestatie bekende hij vier moorden en werd aan drie ervan bewezen schuldig bevonden.
White, kendisi HIV pozitif olduğunu itiraf etmiştir.In 1987 ontdekte hij dat hij HIV-positief was.
Ben de öldürdüm" diyerek, suç itirafında bulunduğu belirtildi.Zij verklaarde: “Er is reden aan te nemen dat een misdrijf is gepleegd.
Lucie'yi de kendilerinin kaçırdığını ve ona işkence ettiklerini de itiraf eder.Misschien omdat Lot (zelf een immigrant) hen bediende verergerde hij daardoor alleen maar de verdachtmaking.
Bu sırrı da 5. kitaba kadar saklamışlardır, ancak sonra Harry itiraf etmek zorunda kalmıştır.Volgens plan zouden dat ook 5 boeken geworden zijn, maar Horowitz is er na het vierde boek mee gestopt.
Fakat bu itiraf işkence nedeniyle teyit edilemez.Waarschijnlijk is deze bekentenis onder marteling tot stand gekomen.
Şimdi ikisi de birbirlerine aşık olduklarını itiraf ederler.Ze erkennen dat ze nog steeds van elkaar houden.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Hij gaf Mans zijn oordeel over hun betrouwbaarheid.
Herkes burada çeşitli itiraflarda bulunmuştur.Sommigen hebben hierin een bekentenis gezien.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Hij kan het niet aanzien dat Noah tegen haar liegt.
Dani, yangını kendisinin başlattığını itiraf eder.Hij bekende meteen de brand te hebben aangestoken.
Doktor itiraf kadranını verir.De groep aanvaardt zijn bekentenis.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Ze wordt in deze bewering gesteund door haar moeder.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
4. sezonun sonunda ise Sam Freddie'yi öpmüş ve ona olan aşkını itiraf etmiştir.Aan het einde van de aflevering blijkt dat Sam verliefd is op Freddie en ze zoent hem.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Ze trachten de gevangenen tot bekentenissen te dwingen.
Hırsız suçunu itiraf etti.De dief heeft bekend.
Tom itiraf etmeyecek.Tom gaat niet bekennen.
Haydi, itiraf et.Kom op, geef het maar toe.
Bir süre sonra da aşkını açıkça itiraf eder.Ten zaś raz po raz wyznaje jej miłość.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Pomimo tortur nie przyznał się do niczego i po kilku dniach został zwolniony.
Öykünün ilk kelimesi olan "Evet!", anlatıcının suçunu itirafı gibidir.Pierwsze słowo historii "Prawda" jest przyznaniem się do winy.
Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti.Cooper przyznał, że były one prawdziwe.
Syaoran hislerini Sakura’ya itiraf etmiştir fakat Sakura henüz cevap vermemiştir.Syaoran już wyznał Sakurze swoje uczucia, ale ona jeszcze nie dała mu odpowiedzi.
Bunlardan sadece Iva Toguri D'Aquino kendisinin Tokyo Rose'lardan biri olduğunu itiraf etti.W trakcie procesu Toguri przypominała, że była tylko jedną z dwudziestu Tokijskich Róż.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Wypracowali oni ostateczny tekst deklaracji.
Dan hastaneye gelir ve Deb ona yangını çıkaranın kendisi olduğunu itiraf eder.Dave poszedł do funkcjonariuszy i uznał, że Porter podpalił klub.
Büyük Londra Yangını'nı başlatmak ile ilgili yapmış olduğu yalan itiraf ile tanınır.Inskrypcja od strony południowej opisuje jak zaczął się Wielki pożar Londynu i jakie nastąpiły zniszczenia.
Fakat çok geçtir: İsmet ile Güven birbirine aşık olduklarını sonunda itiraf ederler.Czasami... jesteś tak zakochana, że o tym zapominasz.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Orientuje się, że Kendall go okłamała.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Matka jest zachwycona tym wyznaniem.
Despina ayrıldıktan sonra Dorabella kardeşine baştan çıkabileceğini itiraf eder.Po rozwiązaniu ostatniej zagadki Dormeuse pozwala mu odejść.
Sorguya çekildi ve hiçbir şeyi itiraf etmedi ve herhangi birisini de ele vermedi.Bita i maltretowana w śledztwie, nie wydała nikogo i do niczego się nie przyznała.
Calvário Tanrı'ya sesleniyor ve sevgilisine zarar vermeyi itiraf ediyor.Sierota odmawia kadisz, aby zaznaczyć, że mimo straty nadal pragnie wielbić Boga.
Doktor itiraf kadranını verir.Lekarz wyraża zgodę.
Yelena Zakotnova cinayetini de kendisinin işlediğini itiraf etti.Ona sama o morderstwo podejrzewa Janusza.
Arsène Wenger Lehmann'ın formda olmadığını itiraf etti.W Walijczyka nigdy nie zwątpił natomiast Arsène Wenger.
Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti.Nintendo har sagt att det är sant.
Cinayeti işleyen baba ve amcaları suçlarını itiraf etmiştir.Både fadern och agenten har nekat till anklagelserna.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.Självmord misstänktes, men kunde inte bekräftas.
Şimdi ikisi de birbirlerine aşık olduklarını itiraf ederler.De upptäcker båda att de fortfarande älskar varandra.
Voldemort asasını çalarak öz babasını öldürmüş ve hafıza büyüsü yaparak dayısına itiraf ettirmiştir.De mördades av Voldemort, som modifierade sin morbrors minne, och lyckades få honom att erkänna morden.
Fakat Nina hakkında ona yalan söylediğini itiraf eder.Hon beskyller Ninetta för att ha stulit den.
Aşklarının Bay ve Bayan Smith filminde başladığını itiraf etmişlerdir.De träffades och förälskade sig under inspelningarna av Mr. & Mrs. Smith året innan.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.De allierade beslöt då att flygbomba anläggningen.
Bu iddia, itirafçı sanık olarak yargılanan bir şahsın mesnetsiz iftiralarıdır.Ett påstående, som är obevisat, kallas för en förmodan.
Her ikisinin de hayatının aşkı olduğunu itiraf ettiği bir sahneyle karşımıza çıkarlar.Så följer en scen i vilken de förklarar varandra sin kärlek.
Humberto Castro Muñoz, Escobar'ı kendi adamları ile birlikte öldürdüğünü itiraf etti.Efter sitt självmål mördades Escobar av Humberto Muñoz.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Han har inte glömt henne och han har en present åt henne.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Nu är det känt att bekännelserna framtvingades.
Aynı gece Angel, Cordelia'ya sonunda aşık olduğunu itiraf edecektir.För första gången i serien säger Cordelia att hon förälskade sig i Angel.
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Amneris lovar att rädda honom om han avstår från Aida.
Hakkında, JİTEM adına çalıştığı, DHKP-C itirafçısı olduğu yönünde birçok iddia ortaya atılmıştır.Enligt flera anklagelser var han då en utstationerad KGB-spion.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de Öykü henüz ona aşık olmuştur.Men han älskar henne fortfarande och vet inte om han har sagt de rätta sakerna till henne.
Akıl çağına gelmiş ve vaftizli olan her kişi büyük ve küçük günahlarını itiraf etmelidirler.Varje människa, som nått medveten ålder, har syndat och gått miste om härligheten från Gud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod