Bu arada baş saki firavuna, ‹‹Bugün suçumu itiraf etmeliyim›› dedi,Then the chief cupbearer spoke to Pharaoh, saying, "I remember my faults today.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.It shall be, when he is guilty of one of these, he shall confess that in which he has sinned:
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.For I will declare my iniquity. I will be sorry for my sin.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Many also of those who had believed came, confessing, and declaring their deeds.
Başka bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler, iyi işle kötü işi birbirine karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Günahlarını itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Biz de suçlarımızı itiraf ettik, bir daha çıkmağa yol var mıdır?" derler.We admit our sins. Is there still a way out for us?"
Böylece, günahlarını itiraf ederler.So will they confess their guilt.
Artık günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Biz de günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Böylece günahlarını itiraf ederler.So will they confess their guilt.
Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler. Ve iyi bir amelle kötü bir ameli karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Daha önce gizledikleri ortaya çıktığı için (bu itirafı yapıyorlar).But no. What they were hiding has now become clear to them.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Şimdi günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Böylece günahlarını itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Artık günahlarımızı itiraf ettik. Buradan çıkmak için bir yol daha var mı?"Is there any way to go forth?'
Savaştan geri kalanların bir kısmı da, suçlarını itiraf ettiler.Others have confessed their sins, having mixed good deeds with bad deeds.
O ise tam sadık ve dürüst insanlardandır.” diye itiraf etti.It was I who tried to seduce him, and he is telling the truth.”
Diğer bazıları da günahlarını itiraf ettiler.There are others who have confessed their faults.
Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler.There are others who have confessed their faults.
Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler.There are others who have confessed their faults.
Günahlarını itiraf ettiler. O çılgın ateş halkına (Allah'ın acımasından) uzak olup ezilmek yaraşır!So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Böylece, günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Böylece günahlarını itiraf ederler. Rahmetten uzak olsun o cehennemlikler!So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Böylece günahlarını itiraf ettiler. Ateşin halkı uzak olsunlar.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik.They say, "Lord, You have caused us to die twice and You have brought us back to life twice.
Onlar: Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de günahlarımızı itiraf ettik.They say, "Lord, You have caused us to die twice and You have brought us back to life twice.
Şimdi günahlarımızı itiraf ettik. Buradan bir çıkış yolu var mı?"We have confessed our sins, so is there any way out of this (hell)?"
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Others are so afraid of anyone in uniform that they confess to things they don’t even know.
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.I re-read Faulkner’s As I Lay Dying more often than I care to admit.
Libya liderinin oğlu HIV davasındaki sağlık çalışanlarının işkence gördüklerini itiraf ettiLibyan leader's son admits medics in HIV case were tortured
Erdemoviç kendisinin, 16 Temmuz 1995'te 100 kişiyi öldürdüğünü itiraf etti.Erdemovic has admitted to personally killing 100 people on 16 July 1995.
Belgradlı bir Noel Baba'nın itiraflarıConfessions of a Belgrade Santa Claus
Ceca'nın itiraf anlaşması: Adalet yerini buldu mu?Ceca's plea bargain: has justice been served?
Ancak Kaplan, siyasilerin bunu itiraf etmek istemediğini de sözlerine ekledi.But politicians just don't want to admit it, he added.
Egzersiz yapmadığımı itiraf ediyorum, fakat çok yürüyorum." diyor.I admit I do not exercise, but I walk a lot," says Split-based professor Zejra Lusic.
Bunların sadece hoş hayaller olduğunu düşündüğümü itiraf ediyorum.I admit I thought those were just beautiful dreams.
Kararlar, büyük oranda hemşirelerin sorgu sırasında verdikleri imzalı itirafnamelere dayanmaktaydı.The verdicts were based largely on signed confessions the nurses made during the investigation.
Bakarciev daha sonra olaydaki rolünü itiraf etti.Bakardzhiev later admitted his role in the incident.
Ancak genç pilot, kendisinin de gerildiğini itiraf ediyor.She does, however, admit having jitters herself.
Hem savunma hem de savcılık söz konusu itirafın anlaşmalı olarak yapıldığı iddialarını reddediyor.Both the defence and the prosecution have denied speculation that her move was part of a deal.
Yeminli ifadesinde Nikoliç, askerlerin eylemlerine seyirci kaldığını itiraf etti.Speaking under oath, Nikolic admitted he had watched the actions of the troops.
Davanın seyri boyunca, diğerleri de eylemlerdeki rollerini itiraf ettiler.In the course of the trial, others also admitted their involvement.
Bu bilgiler karşılığında da, itirafcilara yeni bir kimlik ve iş veriliyordu.In exchange for the information, the repentant was given a new identity and a job.
Çarşamba günü ise Jokiç, bu yıl suçunu itiraf eden beşinci savaş suçu zanlısı oldu.On Wednesday, he became the 5th war crimes indictee to plead guilty this year.
Suçlananlardan bazıları ilgilerini itiraf ettiler.Some of those accused have admitted their involvement.
Eski Sırp milis askeri Srebrenica cinayetlerine katıldığını itiraf ettiFormer Serb militiaman admits participation in Srebrenica killings
Risto Curetiç emekli ve komşularıyla iyi geçinemediğini itiraf ediyor.Risto Djuretic is retired and admits he does not get along well with his neighbours.
Türkiye başbakanı YouTube sitesini izlediğini itiraf etti.The Turkish prime minister admits to watching YouTube.
Röportajları baştan aşağı uydurarak yazdığımı itiraf edebilirim.Well, I can admit that I used to fabricate whole interviews.
Hırvatistan Cumhurbaşkanı İvo Josipoviç Facebook sorunlarıyla karşılaştığını itiraf etti.Croatian President-elect Ivo Josipovic has admitted to facing Facebook issues.
Erişim tarihi: 23 Ekim 2009. ↑ "Dinç Bilgin´in itirafı medyayı sarstı".Erişim tarihi: 23 Ekim 2009. ↑ "Dinç Bilgin´in itirafı medyayı sarstı" .
Dicle'de kül hayatlar: 1980'den 2007'ye terör örgütünden şok itiraflar (1. baskı bas.).Dicle'de Kül Hayatlar: 1980'den 2007'ye terör örgütünden şok itiraflar.