Evet. Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Mamy nowe skafandry z minisilnikami odrzutowymi.
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Apakah ada gaya pendorong evolusi yang memungkinkan materi saling bersaing?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?C'è una forza motrice attraverso l'evoluzione che permette alla materia di competere?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Czy ewolucją kieruje jakaś siła, która sprawa że materia konkuruje?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Est-ce qu'il y a une force motrice avec l'évolution qui permet à la matière de rivaliser ?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Există vreo forță motrice prin evoluție care lasă materia să concureze?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?¿Existe alguna fuerza motriz que gracias a la evolución permita a la materia competir?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Gibt es in der Evolution eine treibende Kraft, die es Materie erlaubt, zu konkurrieren?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Haverá alguma força motriz na evolução que permite à matéria competir?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Is er een drijvende kracht die door evolutie het materie mogelijk maakt om te concurreren?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Je v evoluci nějaká řídící síla, která umožňuje hmotě soutěžit?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?물질이 경쟁하는것을 허용하는 진화를 통한 원동력이 있나요?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Liệu có tồn tại lực thúc đẩy sự tiến hóa cho phép vật chất có thể cạnh tranh với nhau hay không?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Működik az evolúción keresztül valamilyen hajtóerő ami az anyagot versengésre bírja?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Υπάρχει κάποια κινητήρια δύναμη που μέσω της εξέλιξης επιτρέπει στην ύλη να ανταγωνίζεται;
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Есть ли движущая сила, которая посредством эволюции позволяет материи соперничать?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Има ли някаква сила, тласкаща към еволюция, която позволява на материята да се съревновава?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?Чи існує така рушійна сила, яка під дією еволюції дозволяє змагання між речовинами?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?האם קיים איזה כוח מניע בתוך האבולוציה אשר גורם לחומר להתחרות?
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?هل ثمة قوة دافعة من خلال التطور تسمح للمادة أن تتنافس ؟
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?働いているのでしょうか? それが出来れば 物質の進化を
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Không chỉ cô ta nhận thức được vẻ bề ngoài xấu xí của mình cô ấy xem nó như một lợi thế
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."그녀는 자신의 못생긴 얼굴에 대해서 알고있으며, 그것을 장점으로 변화시켰다.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Não só ela está consciente da sua repulsividade física, "como ela a reverte, em sua vantagem.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Nejen, že si je vědoma své fyzické odpudivosti, dokonce to obrací ve svůj prospěch.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Nemcsak hogy tudatában van fizikai visszataszítóságának, még a javára is fordítja.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Ne samo da se zaveda svoje fizične odvratnosti, spremeni jo celo v svojo prednost.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Non seulement elle sait qu'elle est repoussante, mais elle s'en sert à son avantage.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Non solo è consapevole del suo essere fisicamente ripugnante, ma lo usa anche a suo vantaggio.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."No sólo es consciente de su repugnancia física, sino que la usa a su favor.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Nu numai că e conștientă de forța ei de repulsie fizică, dar o și transformă în avantajul ei.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Sie ist sich nicht nur ihrer körperlichen Widerlichkeit bewusst, sondern sie setzt sie zu ihrem Vorteil ein.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Ze is zich niet alleen bewust van haar fysieke afstotelijkheid, ze keert die in haar voordeel.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Όχι μόνο αποδέχεται την αποκρουστική της εμφάνιση, αλλά τη χρησιμοποιεί και σαν πλεονέκτημα.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Она не только знает о своей физической непривлекательности, она ещё и обращает это в свою пользу.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor.- Тя не само че е наясно с физическата си противност, а я обръща в своя полза.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."לא רק שהיא מודעת לכמה שהיא דוחה, היא הופכת את זה ליתרונה
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."أنها ليست فقط مدركة لشكلها المنفر، بل أنها تحوله لميزة.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor.敢えてそれをアピールした 写真に何か付けて贈ろう」
Gerçekten inanıyorum. Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Πάντα πίστευα ότι απωθούσα τιs γυναίκεs, επειδή είμαι τυφλόs.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.C'est elle la vraie force motrice qui pousse au développement des cartes graphiques.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Deci ea este forța motoare din spatele dezvoltării unităților de procesare grafice.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Ella es la fuerza motriz que impulsa el desarrollo de unidades de procesamiento gráfico.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.In realtà è lei la forza che promuove lo sviluppo dei processori grafici.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.그녀는 그래픽 기술 발전에 있어 추진력이라고 할 수 있습니다.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Så hon är den egentliga drivkraften bakom utvecklingen av grafikprocessorer.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Sie ist die eigentliche Antriebskraft hinter der Entwicklung von Grafikprozessoren.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.To właśnie ona jest siłą napędową popychającą do przodu rozwój procesorów karty graficznej.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Zij is de echte drijvende kracht achter de ontwikkeling van Graphics Processing Units (GPU's).
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Άρα αυτή είναι η πραγματική ώθηση πίσω από την ανάπτυξη επεξεργαστών γραφικών.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Поэтому она - настоящая движущая сила развития устройств для обработки графических изображений.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.Така че тя е наистина движещата сила зад разработването на графичните процесори.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.אז היא הכוח המוביל מאחורי הפיתוח של יחידות העיבוד הגראפיות.
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.انها القوة المحركة وراء هذا التطور المرئي للمعالجات " الصورية "
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.推進役といっていいでしょう 子供達がゲームを遊ぶ限り
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.C'était inconcevable pour moi qu'une femme aime un aveugle.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Ho sempre pensato che un cieco ripugnasse le donne.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Siempre pensé que siendo ciego no gustaría a las mujeres.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Я всегда думал, что слепота отталкивает большинство женщин.
Hiç bir şey bu kadar itici, bu kadar kaba ve korkunç olamazdı"Nic nemůže být méně přitažlivé." "Více drsné či strašlivé."