itibariyle ile cümle

itibariyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Det innebär att vid fem års ålder så kan du inte se lika bra för resten av livet.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Eso significa que, para los cinco años de edad, no pueden ver tan bien por el resto de su vida.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Ini berarti bahwa, pada usia lima tahun, Anda tidak dapat melihat dengan baik untuk seumur hidup.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.그러니까 다섯살 정도에 보이지 않는 다면 평생 그럴 것이고,
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Nghĩa là, từ khi 5 tuổi, suốt đời còn lại bạn sẽ không nhìn được như thế nữa.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Questo significa che dall'età di 5 anni, non si vede più bene per il resto della vita.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.To oznacza, że w wieku 5 lat nie będziesz już dobrze widzieć przez resztę życia.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Znamená to, že od piateho roka nebudete mať dobrý zrak až do konca vášho života.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Αυτό σημαίνει, πως ήδη στην ηλικία των πέντε δεν βλέπετε τόσο καλά για το υπόλοιπο της ζωής σας.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Това означава, че на петгодишна възраст, няма да можете да виждате добре и така ще бъде до края на живота ви.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.Це означає, що у віці п'яти років ви не зможете бачити, як і решту свого життя.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.זאת אומרת, בהגיעך לגיל חמש, לא תוכל לראות כראוי למשך שארית חייך.
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.هذا يعني بأن قبل بلوغ عمر الخمس سنوات لن تتمكنوا من الرؤية بشكل جيد طيلة فترة حياتكم
Bu demek oluyor ki, beş yaş itibariyle hayatınızın kalanında iyi göremiyorsunuz.視力が衰え その後も一生そのまま 同様に衰えた聴力も 一生そのまま
Bu gibi bir analiz, tanımı itibariyle spekülatif olduğundan dikkatli yapılması gerekmektedir.I fallet med mCPP är syftet förmodligen att förstärka eller mildra effekterna av MDMA (ecstasy).
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Az ilyen törvénysértések alapvetően a pszichoaktív anyagok egy körére vonatkozó tiltástól függenek.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Derartige Delikte sind tatsächlich untrennbar mit dem Verbot einer Reihe psychoaktiver Substanzen verbunden.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Kyseisten rikosten edellytyksenä on se, että tietyt psykoaktiiviset aineet ovat kiellettyjä.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Sådanne overtrædelser er i sig selv afhængige af et forbud mod et sæt psykoaktive stoffer.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Taka kazniva dejanja so dejansko neločljivo odvisna od prepovedi vrste psihoaktivnih snovi.
- Bugün itibariyle Oh Yoon Joo... ...Hae Young Müze'sinden kovuldun.- Oh Yun Ju, mától el vagy bocsátva a Haeyoung Múzeumtól.
- Bugün itibariyle Oh Yoon Joo... ...Hae Young Müze'sinden kovuldun.Δεσποινίς Ο Γιουν Τζουν... Από αυτή τη στιγμή, απολύεσαι από την θέση της διευθύντριας του μουσείου.
- Bugün itibariyle Oh Yoon Joo... ...Hae Young Müze'sinden kovuldun.انسة اوه يون جو من هذه اللحظة تم اقالتك من منصبك كمديرة للمتحف
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Cela a changé ma vie de manière radicale, et aujourd'hui, j'ai près de 1 000 bébés dans mes 2 centres.
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Dat heeft mijn leven vrij dramatisch beïnvloed. en nu heb ik bijna 1,000 baby's in mijn twee centra.
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Eso cambió muy dramaticamente mi vida, y al día de hoy, tengo casi a 1.000 bebés en mis dos centros.
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Ez drámai változást hozott az életemben, és ma már közel 1.000 kölyök él a két központban.
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Quell'episodio mi ha cambiato la vita, e ad oggi ho quasi 1000 cuccioli nei miei due centri.
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Toto velmi výrazně změnilo můj život a dnes mám ve dvou střediscích téměř 1000 orangutaňat.
Bu hayatımı önemli ölçüde değiştirdi. Şu an itibariyle, iki merkezimde 1.000 kadar yavru var.Това промени живота ми драматично и до настоящия момент имам близо хиляда бебета в моите два центъра.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Asta poate fi organic ad literam, dar nu este organic in spirit.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.C'est peut-être biologique à la lettre, mais sûrement pas dans l'esprit.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Có thể gọi đó là hữu cơ trên lý thuyết, nhưng chắc chắn không phải trên tinh thần.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Das ist vielleicht laut der Bioverordnung "biologisch", aber sonst wohl kaum.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Dit heet dan biologisch, maar is het zeker niet in de geest.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Esto puede que sea orgánico en el nombre, pero seguro que no es orgánico en espíritu.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.이건 말로는 유기농일 수 있지만,절대 진정한 유기농이 아닙니다.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Może to jest organiczne w teorii, ale na pewno nie jest organiczne duchem.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Na papíře to může být organické, ale v podstatě to není.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Papíron lehet, hogy bionak számit, de szellemében biztosan nem.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Sarà biologico in punta di legge, ma non nello spirito.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Se on ehkä luomua paperilla, mutta ei hengeltään.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Toto môže byť organické na papieri, ale isto nie duchom.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Μπορεί να είναι βιολογικό στο γράμμα, αλλά σίγουρα όχι στο πνεύμα.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Това може да е органично на теория, но със сигурност не е органично по дух.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.Это может считаться био на бумаге, но никак ни био по духу.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.זה אולי אורגני על הנייר, אבל זה בטח לא אורגני במהותו.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.قد تكون هذه الاسماك عضوية شكليا,لكنها ليست كذلك
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.このところにロカボー達、オーガニック食べている人達、ベジタリアン達
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.字面係有機,但精神上當然唔係有機
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Acest procent este preconizat să scadă în continuare la aproximativ 35% până în 2020.
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Bis zum Jahr 2020 wird der Anteil voraussichtlich auf rund 35 % sinken.
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Denne andel forventes at falde yderligere til ca. 35 % i 2020.
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Do 2020 r. ma nastąpić w tym zakresie dalszy spadek — do 35%. Przewiduje się, że do
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Do roku 2020 sa predpokladá ďalšie zníženie približne o 35 %.
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Do roku 2020 se očekává další pokles přibližně na 35 %.
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Espera se que esse valor baixe para cerca de 35% até 2020. Espera-se que a reciclagem e outras operações
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Ez 2020‑ra várhatóan 35%‑ra csökken. Az újrahasznosítás és az egyéb anyag‑újrafeldolgozási
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.V letu 2005 so emisije toplogrednih plinov zaradi obdelave odpadkov
Bu miktarın 2020 itibariyle %35 civarına düşmesi beklenmektedir.Το ποσοστό αυτό αναμένεται να μειωθεί περαιτέρω, φθάνοντας το 35 % μέχρι το 2020.

İlgili Sayfalar