Şimdiden itibaren benim en sadık elemanımsın... çünkü benim için adam öldürdünFrom now on You are my most trusted person... because you've killed for me
Çoğunlukla katı iticiler kullanıyorlar.They use solid propellant most frequently.
Bu aslında fare zehiri için gerçek bir reklamdır. 1800'lerin sonlarından itibaren,This is actually a real advertisement for rat poison from the late 1800s.
Ben de bu yüzden, 1970'li yılların başında New York'ta üniversite başlamadan itibaren,Yani..(Laughter)
Şu andan itibaren oldukça değişik bir şey yapacağım.Okay. From there I'm going to do a very different thing.
Tamam, şimdiden itibaren ikinizde ayağa kalkın.Okay, from there, you're both getting up.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 percent of people admit doing private conversations from work on their mobile phones.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Chemical rockets provide too much thrust, too much push. The probe would just shoot away.
'Yarından itibaren, yeni bir yüz giyeceğim, bugüne kadarki bütün şehitlerin yüzü."Starting tomorrow, I wear the new face, the face of every martyr. I exist."
Neden itiraz ediyorsun ki? O fotoğrafçı için soyunmuştun!Why, you ask? you stripped naked for that photographer!
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.I always thought being blind would repel most women.
Bu yüzden Alice, o ilk Beyaz görünce andan itibaren onları onun maceralarını anlatmaya başladıSo Alice began telling them her adventures from the time when she first saw the White
Pek çok iş, insanlığın durumuna itibar etmeden nihai ödül olan paraya odaklanıyor.Most jobs only focus on the ultimate prize, money, with little regard for the human condition.
Ama o itip kakıldıktan sonra, ağabeyi Napoleon'daki yara bereleri işaret eder.But once he gets jostled out of the room, his brother points to the bruises on Napoleon.
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.Dr. Zucker: And look at the way that the representation of Mary's soul--the infant
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.This may be organic in letter, but it's surely not organic in spirit.
Esas itibariyle, kimyayı "uygulama" haline getirebilir miyiz?In essence, could we "app" chemistry?
Çocuklar dünyaya geldikten itibaren birileri onları tüketici yapmaya çalışıyor.From the time children coming to the world everyone's trying to make them a consumer
An itibariyle, bu sahnede durup, konuşarak sizin beyninizi değiştiriyorum.Right now, standing on this stage, by speaking these words, I'm changing your brain.
Ama bu salondan dışarı çıktığım an'dan itibaren,But the moment I go out to the hall,
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Things without all remedy should be without regard; what's done is done."
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.So she's really the driving force behind the development of graphics-processing units.
Müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız.You go into a museum, and they take really good care of them.
Şu andan itibaren o senin annen.It's mom from now on.
Öyleyse, şu andan itibaren çıkıyoruz.Then, from now on we're dating.
Biraz itimat duy olur mu?Let's have some faith, okay?
Benim kocamı itip kakmaya nasıl cesaret edersin?How dare you push my hubby around?
Bugünden itibaren o, Suh Dongku'nun kadınıdır!From this day on, she's Suh Dongku's woman!
Bunu itiraf etmek istemezdim.So maybe I don't want to admit to that.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.The soldiers with clubs this long beat us to get a confession.
Bu bizi oldukça etkili bir şirket olmaya itiyor.It makes us a highly effective company.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Two years ago, I was the highest-rated lecturer at MlT's entrepreneurial master's program.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.At least I can admit I cheated in university; most of you won't.
O andan itibaren, kesinlikle maaşlı olarak çalışmayacaktım.By this point, I was definitely not going to be an employee.
Burada arkadan biri itiyor ama rüzgarla da gayet güzel yürüyor.There's a guy pushing there, behind, but it can also walk on the wind very well.
Bak işte ! iti an sopayı hazırla ! şimdi inanıyor musun bana ?See ! As I said, right on time Do you believe me now?
Hafifçe itin -- işte bir eşkenar dörtgen.Give it a little push -- this becomes a rhombus.
Bu andan itibaren mühendisleri bota geri getiremiyordunuz.From then on, you could not get these engineers back in the boat.
Burada size bir şey itiraf edeceğim.And I'm going to admit something to you.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.But I'm 52 years old, and I'm going to admit to you that I've never had a drop of alcohol.
O sesi dinlersin Itimatin basitligini iceren bir ruh buHere is a soul which has got all the simplicity of confidence.
Tablo hem sanatsal özellikleriyle, hem de ebatı itibarıyla büyük.Did you mean "great" in terms of size? Because it is a very large painting.
Şu andan itibaren sadece DNA'ya odaklanacağım, böylece annemin DNAsı 23 kromozoma sahip.I'll just focus on the DNA from now, so my mother's DNA, it had 23 chromosomes.
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.You can't argue with it because we're the classifiers and we've classified it that way.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.You should have confessed.
O zaman , sen Seung Jo'ya itiraf ettin mi?Then, did you confess to Seung Jo?
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Just look directly into her eyes and confess.
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.I've been passionate about technology and digital arts since I was a kid.
İşte tam bu andan itibaren gerçek anlamda teknoloji ve dijital sanat hayatıma girmişti.It's at that moment that technology & digital art became a huge part of my life.
Ve itilir.And it would be repelled.
Hafif can sıkıcı bir itiraf:Slightly embarrassing admission:
Cocuk enstruman calmayi ogrendigi ilk andan itibaren, artik fakir degildir.From the minute a child's taught how to play an instrument, he's no longer poor.
İlk günden itibaren yerleşik isimlerden pazar payı almaya başlarsınız.You're taking market share from incumbents from day one.
Şu andan itibaren yalnız ağlama.From now on, don't cry alone.
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Did you confess? To Hae Ra?
Niye itiraf edeyim ki?Why would I confess?
Ama itirafa benzer bir şey yaptım.But I did do something similar to confessing.
Sevgi zayıf çocukça yay itibaren o unharm'd yaşıyor.From love's weak childish bow she lives unharm'd.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling confession finds but riddling shrift.
Noktadan itibaren, mesajları kendiniz yapın.Henceforward, do your messages yourself.