Ana içeriğe geç
Sözlük

iti ile cümle

iti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Babamın tarafında 7 erkek daha vardı, o zamandan itibaren, Cornell'ların hepsi katil olmuşlardı.There were seven more men, on my father's side, starting then, Cornells, that were all murderers.
Biz asıl itibari ile pazar payı kazandık.We literally gained market share.
"Bu iti halletmek gerek.""It must be recovered."
-Bu yüzden itiraf etmelisinThat's why you should just confess.
-Doğru, bunların hepsi, itiraf etmediğim için oluyor.Oh! It's because I haven't confessed.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.I'll confess in a wonderful way.
-Hayvanlar itirafta bulunmak için, dans ederler.When animals confess, they dance.
Hayvanlar danslarıyla itirafta bulunurlar. Danslarına göre de aşklarını kazanırlar.They all the dance...the "Courtship Dance."
Kastettiğim itiraf!I mean confess!
Tabiki... iş itiraf olduğunda. Düşüncelerini mektuba yazmak en iyisidir.Surely...when you're confessing... a thought out letter works best.
Hani Baek Seung Jo'ya olan aşkını itiraf ettikten sonra reddedilmiş olan.The one who confessed to Baek Seung Jo and got rejected!
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Now, many of you will object.
Buradan bağlandık, o zaman bu noktadan itibaren en uzun zincir şurası ve şurası. .We attached over here, so the longest chain from that point is there and there.
Sincap ve fındık deposu için yabani farelerin itiraz etmiştir.Squirrels and wild mice disputed for my store of nuts.
Yani ben piyanoya yaklaşmaya çalıştığım anda sertçe itiliyordum.So as soon as I tried to get near the piano, I was firmly shoved off.
An itibariyle, kimsenin yemeyeceği yiyecekler üretmek için toprağımızı mahvediyoruz.At the moment, we are trashing our land to grow food that no one eats.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.The first of these traps is a reluctance to admit complexity.
"İnanıyorum" demek "inancın belli itikadi hükümlerini kabul ediyorum" demek değildi."I believe:" it did not mean, "I accept certain creedal articles of faith."
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.In fact, a head of state that you're all familiar with admitted this to me.
Itici güç oluşuyor.Momentum has been building.
"Fiziksel iticiliğinin farkında olmasının yanısıra, bunu bir avantaja bile çevirebiliyor."Not only is she aware of her physical repulsiveness, she turns it to her advantage.
En azından şu an için, o kararlara itibar etmek için kendine borçlu olduğunu düşünüyorum.I think that you owe it to yourself to honor those decisions, at least for right now.
Halteri omuz hizasına kaldırın halteri yukarı itinThen, exhale and push through the heels of your feet to help propel the barbell upward.
Yoksa mahremiyetine saygı duymalı, itibarını korumalı ve onu rahat mı bırakmalıyız?Or should we respect his privacy, protect his dignity and leave him alone?
Dil sayesinde yiyecekler boğaza itiliyor.Food is forced back into the throat, ??? by the tongue
Kendimi kalp kırıklığına itiyorumTalk Myself In
Büfenin üzerindeki meyve kase itibaren babasının cepleri dolmuştu.From the fruit bowl on the sideboard his father had filled his pockets.
Zor o, çok hızlı bir şekilde kapıyı kapattı itildi odasına içinde hızlı cıvatalı yasakladı.Hardly was he inside his room when the door was pushed shut very quickly, bolted fast, and barred.
Bu başlangıçtan itibaren bizim gördüğümüz ve bizi heyecanlandıran Twitter'ın asıl kullanım şekli.This is the primary use we saw of Twitter from the beginning, and what got us excited.
O Martha, onu ve Martha tüm itiraz yoktu kalmak yapmıştı.She had made Martha stay with her and Martha had not objected at all.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.But, in fact, he did not object to her as strongly as he had at first.
Ama aynı zamanda da dinlerin bu konuda bütün itibarı hakketmediğini düşünüyorum.At the same time, I think religions don't deserve all the credit.
Açıkçası, itiraf etmeliyim kilots of other areas.
Ve o zaman ondalık kısımlar birinci dokuzdan itibaren başlardı.And so now the decimal place is out in front of that first leading 9.
Ýlk günden itibaren bu ţeylerden dert yanmaya baţladý.From the first day, he was complaining about all the stuff.
Geldiđim ilk günden itibaren katlanmasý güç bir yerdi.The first day I showed up here, I simply couldn't take it.
Çok ama çok yakýndýk. Romantik iliţkimizin baţlangýcýndan itibaren sürekli temas halindeydik.We were extremely close from the beginning of our romantic relationship.
Ally Mcbeal vari bir tartýţmada bir fon ţarkýsý olduđunu itiraf etti. Onu çalmaya zorladým.In a very Ally McBeal discussion, he confessed he had a theme song, and I made him play it for me.
Gerçek amaç ise, gittikçe gerilere itilir.And the actual goal of the institution goes to two through n.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.From the very beginning, we started by talking to manufacturers.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.And I heard the same story again and again, a story we've heard hundreds of times since then.
Bu an itibarıyla mevcut olmayan bir şeyin pazar hacmini nereden bileceksiniz?And by the way, how do you know the market size of something that doesn't even exist today?
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.It's not easy, because our clients, by definition, are having a difficult time, diplomatically.
Şu andan itibaren ailenin yapmamı istemediği şeyleri titizlikle seçeceğim.From now on, I am only going to do things your family hates.
"Bu adalet değil," dedi, "yapmanız gerekir itiraf ...."It ain't justice," he said; "you must admit....
A her dönem B'ye itibari 1 milyonun %7 sini ödüyorA pays the 7% on the notional 1mn every period to B.
Ve sanırım daha birinci günden itibaren bunun benim için doğru iş olmadığını biliyordum.And I think I knew from day one that it wasn't the right job for me.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.And pretty early on, those storms started making their presence known.
Prosedürlere de itimat etmemiz gerekir.We have to trust a lot of procedures.
Mobilya itibaren biz sık görmek, ben onları biraz bükülmüş gibi hissettim.From the furniture we commonly see, I felt like I twisted them a little.
Çok da itiraz etmiyorlar, şimdilik.They don't seem to mind, so far.
Bunu savunmayı bırak ve işin boyunu aştığını itiraf et.Stop to justify this and admit you're in over your head.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Because he's in jail," she bravely admitted.
2001 yılı itibariyle Microsoft'un binlerce yazılım patenti vardı.*By year 2001 Microsoft now holds thousands of software patents.
Bugünden itibaren, sorumluluğunu ben alıyorum.Because starting today, I am in charge of taking care of you.
Bugünden itibaren ben de sarayda kalacağım.Today is also my... first day entering the palace.
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.Money, reputation, family, friends all stripped away. The people talking about you.
Bu yüzden şu andan itibaren, derslerini ciddiye al.Be on time at 6AM.
Burada şu eski "rock-and-roll" kotu"nun içinde. Onu içeri itiyorlar.This is him in his old rock-and-roll jeans there, pushing him in, those turned up jeans.
Yaradılışım itibariyle, bir sanatçıyım.I am by nature, an artist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod