Şu andan itibaren işler daha kolay olacak.Things will get easier from now on.
Ben işleri kendi tarzımla yaptığımda sen her zaman itiraz ediyorsun.You always object when I try to do things my way.
Tom bir hırsız olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he was a thief.
Tanıştığımız andan itibaren seni öpmek istedim.I wanted to kiss you from the moment I met you.
İşlerin oldukça iyimser göründüğünü itiraf etmeliyim.I must admit that things are looking quite optimistic.
O, ona olan aşkını itiraf etti.He confessed his love for her.
Tom korkusunu itiraf etti.Tom admitted his fear.
Tom'un çok kötü bir itibarı var.Tom has a terrible reputation.
Tom ona itiraz etti.Tom objected to that.
Şu andan itibaren çok daha dikkatli olmaya çalışacağım.I'm going to try to be much more careful from now on.
O, metal bir kaşığı bükebileceğini itiraf ediyor.He admits being able to bend a metal spoon.
Marie bir fahişe olduğunu itiraf etti.Marie admitted that she was a prostitute.
Ben sorumluluklarımı ihmal ettiğimi itiraf ediyorum.I admit I neglected my responsibilities.
Ustalık çocukluktan itibaren günlük pratikte yıllar gerektirir.Virtuosity requires years of daily practice from childhood.
Hemen şimdi itiraf et.Confess right now!
Tom'dan hoşlandığımı itiraf etmeliyim.I must admit I like Tom.
O dün itibariyle sekiz yaşında.He's eight as of yesterday.
Keşke onlar dürüst olsa ve ne olacağını bilmediklerini itiraf etseler.I wish they'd be honest and admit they don't know what's going to happen.
Şu andan itibaren Tom'dan kaçınıyorum.I'm avoiding Tom from now on.
Tom onu yaptığını itiraf etti.Tom confessed he did that.
Tom küstah ve itici.Tom is brash and impulsive.
Bunu itiraf etmekten utanmıyorum.I am not ashamed to admit it.
Tom uyuşturucu kullandığını itiraf etti.Tom admitted he used drugs.
Seni gözüme kestirdiğim andan itibaren sevdim.I loved you from the moment I laid eyes on you.
Tom gururunu yutmak ve yardıma ihtiyacı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.Tom had to swallow his pride and admit that he needed help.
Yarından itibaren bu e-posta adresi artık geçerli olmayacaktır.Starting tomorrow, this e-mail address will no longer be valid.
Tom'un itiraf etmesini istedim.I wanted Tom to confess.
O bu dönemden itibaren kasabada yeni.She's new in town as of this semester.
Tanıştığımız andan itibaren son derece aşıktık.We were terribly in love from the moment we met.
Tom soygunu itiraf etti.Tom confessed to the robbery.
"Beni itici buluyor musun?" "Hayır, tabii ki değil.""Do you find me repulsive?" "No, of course not."
Tom her şeyi itiraf etti.Tom confessed everything.
Şu andan itibaren dikkatle dinle.Pay closer attention from now on.
O, itibarını kaybettiğinde bütün arkadaşları onu terk etti.When he fell into disgrace, all his friends abandoned him.
Tom bizim planımıza itiraz etti.Tom objected to our plan.
Onu yapmak için itirazımız yok.We have no objection to doing that.
Şu andan itibaren daha çok çalışmak zorundayız.We have to work harder from now on.
O en küçük ortak paydaya itiraz etmeye çalışıyor.He's trying to appeal to the least common denominator.
Şu andan itibaren o senin için orada olacak.From now on he will be there for you.
Şu andan itibaren, ofise geldiğimde masamın üzerinde sıcak bir fincan kahve istiyorum.From now on, I want a hot cup of coffee on my desk when I arrive at the office.
Tom sahte çek bozdurduğunu itiraf etti.Tom admitted he forged the check.
Tom Mary'nin bisikletini çaldığını itiraf etti.Tom has admitted that he stole Mary's bicycle.
Gurur duyduğumu itiraf etmek zorundayım.I have to admit that I was proud.
Tom, cezanın ertelenmesine itiraz ettiğini söyledi.Tom said he's appealing his suspension.
Karara itiraz edildi.The judgment has been appealed.
Tom itibarını zedeliyor.Tom is damaging his reputation.
Tom tamamen itiraf etmedi.Tom didn't come entirely clean.
Tom, Mary'yi öldürdüğünü itiraf etti.Tom has admitted killing Mary.
Onu itiraf etmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should admit that.
Bence onu itiraf etmeliyiz.I think we should admit that.
Tom mahcup edildiğini itiraf ediyor.Tom admits he was overwhelmed.
Tom yargıya itiraz edecek.Tom will appeal the judgment.
Tom hiçbir şeyi itiraf etmedi.Tom didn't admit to anything.
Tom her iki suçu da itiraf etti.Tom confessed to both crimes.
Onu itiraf ettiğime utanıyorum.I'm ashamed to admit that.
Tom değişime itiraz etti.Tom objected to the change.
Tom para üstüne itiraz etti.Tom objected to the change.
Tom çok saf itikatlı.Tom is unbelievably naïve.
Tom artık onu itiraf edecek.Tom will admit that now.
Tom itici ve sabırsız.Tom is impulsive and impatient.