it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O mağaza bir sürü ithal mal satar.That store sells a lot of imported goods.
Onlar o mağazada ithal malları satarlar.They sell imports at that store.
Keşke onun emirlerine itaat etseydim.I wish I had obeyed his directions.
Benim fikrime itiraz ediyor musun?Do you object to my idea?
Bana itaatsizlik ediyor musun?Do you disobey me?
Şu andan itibaren daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.You'll have to study harder from now on.
O zaman ne gördüğünüzü itiraf etmelisiniz.You must make a clean breast of what you saw at that time.
Bu operanın İtalyanca söylendiğini hiç duydun mu?Have you ever heard this opera sung in Italian?
Sence Abd'den pirinç ithal etmeli miyiz?Do you think we should import rice from the U.S.?
Planına itiraz etmeyeceğim.I will not object to your plan.
Onunla gitmek istersen, itiraz etmem.I wouldn't object if you wanted to go with her.
Kulübümüzde bize katılmanıza itirazımız yok.We have no objection to your joining us in our club.
Sadece GIF dosyalarını ithal edebilirim.I can only import GIF files.
Beş itfaiye aracı yangın mahalline aceleyle gitti.Five fire engines rushed to the scene of the fire.
Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.Please come again two weeks from today.
Öğretim 1 Nisan 2001 itibariyle yaklaşık yüzde on artırılacaktır.Tuition will be raised by nearly ten percent as of April 1, 2001.
Biri Japon diğeri İtalyan.One is Japanese and the other is Italian.
Metro ücretleri, 1 Nisan 1999'dan itibaren artırılacaktır.Subway fares will be raised as of April 1st, 1999.
Japonya'nın ihracatı 1998'de ithalatını 77.8 milyar dolar aştı.Japan's exports exceeded imports by $77.8 billion in 1998.
Güzel sanatlar on beşinci yüzyılda İtalya'da gelişti.The fine arts flourished in Italy in the 15th century.
Ders 10'u baştan itibaren oku.Read Lesson 10 from the beginning.
Ebeveynlerine itaat etmelisin.You should obey your parents.
Anna ve babana itaat etmelisin.You have to obey your parents.
Kısa sürede itfaiye arabasının etrafında bir kalabalık toplandı.A crowd soon gathered around the fire engine.
Şu andan itibaren sabahleyin çalışalım.From now on, let's study in the morning.
Katip bana hatasını itiraf etti.The clerk admitted his mistake to me.
İşkence ona işlemediği suçları itiraf ettirdi.The torture made him confess to crimes he had not committed.
Şu andan itibaren o sana bakacak.She will care for you from now on.
Şu andan itibaren en ufak ayrıntıya dikkat etmelisin.You must pay attention to every minute detail from now on.
Şu andan itibaren düşündüğüm şeyi söyleyeceğim.From now on, I'm going to say what's on my mind.
Bu geceden itibaren üç gecelik bir rezervasyonum var.I have a reservation for three nights from tonight.
Geçen yıl ithalat ihracatı aştı.Imports exceeded exports last year.
Katil yakında suçunu itiraf edecek.The murderer will soon confess his crime.
Kız kardeşim itirazlarıma rağmen onunla evlendi.My sister married him in spite of our objections.
Dinle bak, çocuklar büyüklerine itaat etmelidir.Children should obey their elders, mind you.
Çocuklar çok genç yaştan itibaren ritmik seslere cevap vermeyi öğrenirler.Children learn to respond to rhythmical sounds from a very young age.
Bana bir çocuk gibi davranılmasına itirazım var.I object to being treated like a child.
ABD'den tahıl ithal ederiz.We import grain from the United States.
Biz Amerika'dan un ithal ederiz.We import flour from America.
Kahve içerken İtalya'ya bir yolculuk için planlarımızı görüştük.We discussed our plans for a trip to Italy over coffee.
Biz arabanın arkasına geçtik ve ittik.We got behind the car and pushed.
Büyük miktarda gıda ithalatı yaparız.We import a large quantity of food.
Her yıl Kanada'dan tahıl ithal ederiz.We import grain from Canada every year.
Kendi hesabıma, benim plana bir itirazım yok.For my part I have no objection to the plan.
Bana kalırsa benim itirazım yok.For my part, I have no objection.
Beni itip kalkma.Don't push me around.
Bildiğim kadarıyla plana bir itirazım yok.As far as I'm concerned, I have no objection to the plan.
Ailem her yıl İtalya'ya gider.My family goes to Italy every year.
Başarımı büyü çoğunluğu itibariyle çabalarıma borçluydum.My success was, for the most part, thanks to his efforts.
Bütün itirazlarımdan sonra, evden gitti.After all my objections, she left home.
Kız kardeşim müzik öğrenimi yapmak için İtalya'ya gitti.My sister went to Italy to study music.
Hayalim bir itfaiyeci olmaktır.My dream is to be a firefighter.
Hesabı ödemeye itiraz ettim.I objected to paying the bill.
Onun faturayı ödemesine itiraz ettim.I objected to his paying the bill.
İtibarımı kaybettim.I lost face.
Senin planına karşı bir itirazım yok.I have no objection to against your plan.
Planına itirazım yok.I have no objection to your plan.
İtalya'daki erkek kardeşimden bir Noel kartı aldım.I received a Christmas card from my brother in Italy.
İtalya'da kalıyorum.I'm staying in Italy.
Şu andan itibaren sıkı İngilizce çalışacağım.I will study English hard from now on.