it ile cümle

it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Parayı çaldığımı itiraf ettim.I confessed to stealing the money.
Bir kitap okuyan çocuğa itirazım yok.I have no objection to the boy reading a book.
Bana gelince, itirazım yok.As for me, I have no objection.
Ben yanlış yaptığımı itiraf ediyorum.I admit having done wrong.
Juzo Itami'nin yönettiği tüm filmleri severim.I like all films that Juzo Itami directs.
Ben dışarıya itildim.I was crowded out.
Planınıza itiraz etmiyorum.I don't object to your plan.
Ben günahımı itiraf ettim.I confessed my sin.
Bir çocuk gibi davranılmaya itiraz ettim.I objected to being treated like a child.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.I tried to repair his damaged prestige.
Onun oraya yalnız gitmesine itiraz ediyorum.I object to her going there alone.
Bana bir çocuk gibi davranmasına itiraz ettim.I objected to her treating me like a child.
Beni yukarıya itersen dala ulaşabileceğimi düşünüyorum.I think I can reach the branch if you'll give me a boost.
Biz yasaya itaat etmeliyiz.We ought to obey the law.
Bazen bir İtalyan sokak müzisyeni şehre geldi.Sometimes an Italian street musician came to town.
Bu, esas itibariyle, bilimin sırrıdır.This, in essence, is the secret of science.
Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.A car licence can be held from age 18.
Kızlar planımıza itiraz ettiler.The girls objected to our plan.
Çocuk vazoyu kırdığını itiraf etti.The boy admitted having broken the vase.
İtfaiyecinin yangını söndürmesi neredeyse iki saat aldı.It took the fireman almost two hours to put out the fire.
İtfaiyeciler bizi yangınlardan korurlar.The firemen protect us from fires.
İtfaiyeciler sonunda ateşi söndürdü.The firemen soon put out the fire.
İtfaiyeciler yangını hemen söndürdüler.The firemen quickly extinguished the blaze.
İtfaiyeciler kapıyı yıktılar.The firemen battered down the door.
İtfaiyeci alevleri söndüremedi.The fireman could not extinguish the flames.
İtfaiyeciler yanan eve doğru koştu.The firemen rushed into the burning house.
İtfaiyeci yangını kısa sürede söndürdü.The fireman soon put the fire out.
İtfaiyeciler yangını söndürdü.The fire fighters put out the fire.
İtfaiyeci yanan eve doğru koştu.The fireman rushed into the burning house.
İtfaiye arabalarının diğer araçlara göre önceliği vardır.Fire engines have priority over other vehicles.
Lütfen itfaiyeyi arayın.Please call the fire department.
Itfaiye istasyonu karakolun yanındadır.The fire station is next to the police station.
O delil ile karşı karşıya geldiğinde, suçlu olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.When he was faced with the evidence, he had to admit that he was guilty.
Her zaman babana itaat et.Always obey your father.
Gazetelere göre adam sonunda itiraf etti.According to the papers, the man has finally confessed.
Öğrenciler öğretmenlerine itaat etmedi.The pupils disobeyed their teacher.
Bütün bildiğim, o İtalya'da doğdu.For all I know, he was born in Italy.
Biri beni içeri itti.Somebody pushed me in.
Adam, yaşlı kadını soyduğunu itiraf etti.The man confessed that he had robbed the old woman.
Yazar kitabı kız kardeşine ithaf etti.The author dedicated the book to his sister.
It's a shame the way natural resources are wasted.It's a shame the way natural resources are wasted.
İthal otomobillere özel bir vergi koyuldu.A special tax was imposed on imported cars.
Japon ithalatının Amerikan tüketici pazarlarına nüfuz etmesi uzun bir zaman aldı.It took a long time for Japanese imports to penetrate the American consumer markets.
Japonya'nın pirinç piyasası ithalata kapalıdır.Japan's rice market is closed to imports.
Japonya, Amerika'dan pirinç ithal etmeye başladı.Japan began to import rice from the United States.
Japonya ABD'nin tarım ürünlerinin en büyük ithalatçısı.Japan is the largest importer of U.S. farm products.
Japonya Kaliforniya'dan portakal ithal eder.Japan imports oranges from California.
Japonya yurtdışından birçok önemli ham madde ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japonya yurt dışından çeşitli ham maddeleri ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japonya ham maddelerinin çoğunu ithal etmek zorunda.Japan has to import most of its raw materials.
Japonya ham madde açısından ithalata bağımlıdır.Japan depends on imports for raw materials.
Japonya büyük miktarda petrol ithal eder.Japan imports a large quantity of oil.
Japonya, Çin'den hammadde ithal eder ve Çin'e hazır ürün ihraç eder.Japan imports raw materials from China and exports finished products to it.
Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.The firemen's face was grim when he came out of the burning house.
O yanılgan olduğunu itiraf edebilecek bir terbiyeye sahip değildi.He didn't have the decency to admit that he was wrong.
Bazıları onun fikrine itiraz ediyor.Some object to his opinion.
O doğuştan İtalyandır.He is Italian by birth.
İtalyan yemeğini seviyor.He likes Italian food.
O benim dün dışarı gitmeme itiraz etti.He objected to my going out yesterday.
Suçunu çok açık bir şekilde itiraf etti.He confessed his crime frankly.

İlgili Sayfalar