it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yasa 1 Nisan'dan itibaren geçerli olacak.The law will be effective from the 1st of April.
Faturaya itirazım var.I'm against the bill.
Uçak Tokyo'dan İtalya'ya gidiyor.The plane is on the way from Tokyo to Italy.
İki ülke arasında hiçbir ittifak şansı yok.There is no chance of a union between the two countries.
Onlar dükkânda ithal mallar satıyorlar.They sell imported goods at the shop.
Hırsız, suçunu itiraf etti.The thief admitted his guilt.
Hırsız istemeyerek suçunu itiraf etti.The thief reluctantly admitted his guilt.
Haber bana Ito tarafından anlatıldı.The news was told to me by Ito.
Adam onu bir kenara itti.The man shoved her aside.
Adam sonunda itiraf etti.The man finally confessed.
Adam sonunda yaptıklarını itiraf etti.The man finally confessed what he had done.
Adam eve zorla girdiğini itiraf etti.The man admitted having broken into the house.
Köydeki çoğu insan plana itiraz etti.Most people in the village objected to the plan.
Cesur itfaiyeci yanan evden bir erkek çocuğu kurtardı.The brave fireman rescued a boy from the burning house.
Oğlan okulumuz için bir itibar.The boy is a credit to our school.
Ülke ithalatını azaltmayı hedefliyor.The country is aiming at decreasing its imports.
Ona karşı güçlü itirazlara rağmen onlar plana devam ettiler.They carried on with the plan in spite of strong objections to it.
Onun parayı çaldığını itirafı ailesini şaşkına çevirdi.His admission that he had stolen the money astonished his family.
O şirket çoğunlukla ithal mallar işiyle ilgilenir.That company deals mainly in imported goods.
Böyle tedavi edilmeye itirazım var.I object to being treated like that.
Böyle davranılmaya itirazım var.I object to being treated like that.
Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.The old Italian oil painting was never exhibited in public.
Oradaki insanlar itfaiye arabasına yol açtı.The people there made way for the fire engine.
Skandal şirketin itibarını zedeledi.The scandal hurt the company's reputation.
İsviçre Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya arasında yer almaktadır.Switzerland is situated between France, Italy, Austria and Germany.
Ben yemin ediyorum, John. Bugün itibariyle, sigarayı bırakıyorum.I swear, John. As of today, I quit smoking.
Julie, İtalya'daki erkek kardeşinden bir Noel kartı aldı.Julie received a Christmas card from her brother in Italy.
Julia'nın ana dili İtalyanca'dır.Julia's native language is Italian.
Salatamın üstüne İtalyan sosu istiyorum.I want Italian dressing on my salad.
Artık sana itaat etmeyi reddediyorum.I refuse to obey you any longer.
Bu, Malezya'dan ithal edilmiş bir ham maddedir.This is a crude material imported from Malaysia.
Bu, Almanya'dan ithal edilen bir arabadır.This is a car imported from Germany.
Şu andan itibaren, yapacakların için sorumlu olmalısın.From now on, you must be responsible for what you do.
Şu andan itibaren dakik olmaya söz veriyorum.From now on, I promise to be punctual.
Şu andan itibaren, kendinle ilgilenmek zorunda olacaksın.From now on, you'll have to take care of yourself.
Bu, İtalya'da aldığım el çantasıdır.This is the handbag I bought in Italy.
Bu raporu benim için İtalyancaya çevirebilir misin?Could you put this report into Italian for me?
Bu noktadan itibaren tırmanış aniden dikleşir.From this point the climb became suddenly steep.
Bu ürün İtalya'da yapılır.This product is made in Italy.
Bu şekil ham petrol ithalatının azaldığının bir göstergesidir.This figure is a mirror of the decrease in imports of crude oil.
Bu el yapımı İtalyan malı titanyum bisiklet son derece hafiftir.This handmade Italian-made titanium bicycle is terribly light.
Bu köpek iyi itaat eder.This dog minds well.
Bu plana bir itirazın var mı?Do you have any objection to this plan?
İtirazın var mı bu plana?Do you have any objection to this plan?
Var mı itirazın bu plana?Do you have any objection to this plan?
Bu ayakkabılar İtalya'da yapılır.These shoes are made in Italy.
Yarından itibaren bu e-posta adresi adresi geçersiz olacak.From tomorrow this email address will be invalid.
Ben seni gördüğüm andan itibaren seviyorum.I've loved you from the moment I saw you.
Annen muhtemelen sizin dağa tırmanışınıza itiraz edecektir.Your mother will probably object to your climbing the mountain.
Beni arkadan itmeyi bırak.Stop pushing me from behind!
İtalya'da yapılmış bu kot pantolon oldukça pahalı.Made in Italy, these jeans were very expensive.
Bir İtalyanla evli olduğu için, o şimdi Roma'da yaşıyor.Married to an Italian, she lives in Rome now.
İtalyancayı nereden kaptın?Where did you pick up your Italian?
İtalya'ya ne zaman geri dönüyorsun?When are you going back to Italy?
İtalya'nın nüfûsu, Japonya'nınkinin yaklaşık yarısı kadardır.The population of Italy is about half as large as that of Japan.
İtalya'nın başkenti Roma'dır.The capital of Italy is Rome.
Italya'nın başkenti Romadır.The capital of Italy is Rome.
İtalya'da birçok eski kent vardır. Örneğin Roma ve Venedik.There are a lot of old cities in Italy. Rome and Venice, for example.
İtalya'da çok sayıda eski şehir var. Örneğin Roma ve Venedik.There are a lot of old cities in Italy. Rome and Venice, for example.
Şimdi İtalya'da olduğuna göre mutlaka Napoli'yi görmelisin.Now that you are in Italy, you must absolutely see Naples.