it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şarkıyı Mary'ye ithaf etmek istiyorum, dünyadaki en güzel kadın.I want to dedicate this song to Mary, the most beautiful woman in the world.
Tom itirafı imzalamamalıydı.Tom shouldn't have signed a confession.
Tom ve Mary itirafları imzalamamalıydı.Tom and Mary shouldn't have signed confessions.
Tom dağda durdu ve Mary'ye olan sevgisini gökyüzüne itiraf etti.Tom stood on the mountaintop and confessed his love of Mary to the sky.
İtilip kakılmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to be pushed around.
Bu İtalyan restoranı romantik bir atmosfere sahiptir.This Italian restaurant has a romantic atmosphere.
Neden suçunu itiraf etmiyorsun ve gerçeği söylemiyorsun?Why don't you come clean and tell the truth?
Tom itirazlarımı başından attı.Tom brushed off my objections.
O bir itfaiye kamyonu mu?Is that a fire truck?
O bir itfaiye aracı mı?Is that a fire truck?
O bir itfaiye arabası mı?Is that a fire truck?
Bence o dünyanın en cesur itfaiyecisi.I think that he's the world's most courageous fire fighter.
Beni itmek zorunda değilsin.You don't have to push me.
İtiraf etmeye hazırım.I'm ready to confess.
Bu yüzden itiraf ettim.That was why I confessed.
Senin bana neden itaat etmediğini bilmek isterim.I'd like to know why you didn't obey me.
Bana neden itaat etmediğini bilmek isterim, Anne.I'd like to know why you didn't obey me, Anne.
Odana git ve itiraf etmeye hazır olana kadar orada kal.Go to your room and stay there until you are ready to confess.
Marilla "itiraf edene kadar odasında kalacak" dedi gaddarca."She'll stay in her room until she confesses," said Marilla grimly.
Anne itiraf etmeyi kararlılıkla reddetti.Anne steadfastly refused to confess.
Ben itaat ettim.I obeyed.
Şu an itibariyle tüm tümörleri güvenilir şekilde tedavi edebilecek bir yöntem yoktur.As of yet, there is no method that can reliably cure all tumors.
Tom, İtalyan opera aryalarını söylemekten hoşlanır.Tom likes to sing Italian operatic arias.
Fadıl soygunu düzenlediğini itiraf etti.Fadil confessed to setting up the robbery.
Fadıl bozuldu ve her şeyi itiraf etti.Fadil broke down and confessed to everything.
Fadıl itaatsizdi ve babasına saygısızlık etti.Fadil disobeyed and disrespected his father.
Fadıl suçu itaatkar bir şekilde izledi.Fadil watched the crime obediently.
Tom'a itaatsizlik ettim.I disobeyed Tom.
Kim buna itiraz edebilir?How could anyone object to that?
Tom bir hata yaptığını itiraf etti.Tom admitted he'd made a mistake.
Her yerde itfaiyeciler vardı.There were firemen everywhere.
Tom, Mary'ye ithal şarap satın alabileceği yeri söyledi.Tom told Mary where she could buy imported wine.
Ben itiraz etmedim.I didn't object.
İtaatsiz olduğumu düşünmüyorum.I don't think I was disobedient.
O konuda hatalı olduğumu itiraf ediyorum.I confess I was wrong about that.
Tom tükendi ve her şeyi itiraf etti.Tom broke down and confessed to everything.
Ben itaatsizdim.I was disobedient.
Parayı çalan kişinin ben olduğumu itiraf ediyorum.I admit that I'm the one who stole the money.
Buna itiraz ettim.I objected to that.
Fadıl cinayeti annesine itiraf etti.Fadil confessed to the murder to his mother.
Fadıl anne ve babasına ve de rabbe itaat etti.Fadil obeyed his parents and the Lord.
Fadıl kenara itildi.Fadil was pushed to the edge.
Fadıl çok geçmeden yakalandı ve cinayeti itiraf etti.Fadil was soon caught and confessed to the murder.
Tom Mary'nin bileziğini çalan kişi olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he was the one who stole Mary's bracelet.
Daha önce kimse sana itiraf etti mi?Has anyone ever confessed to you before?
Tom onu yapan kişi olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he was the one who did that.
Sami sandalyeyi biraz daha ileri itti.Sami pushed the chair a little further.
Sami garip bir itirafta bulundu.Sami made a strange confession.
Bu bir İtalyan ismi.It's an Italian name.
Sami, Leyla'ya çok itaatkardı.Sami was very subservient to Layla.
O beni itti.He pushed me.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he was the one who stole Mary's diamond necklace.
Tom, silahlı soygundan dolayı suçlu olduğunu itiraf etti.Tom pleaded guilty to armed robbery.
Tom'un itirafı herkesi şok etti.Tom's confession shocked everybody.
Tom, Mary'yi iteledi.Tom pushed Mary.
Tom beni iteledi.Tom pushed me.
Ben onların arabasını itmiyorum.I'm not pushing their car.
Türkiye'de birçok ürün Polonya'dan ithal edilir.Many products in Turkey are imported from Poland.
Telefonda cinayeti itiraf etti.He confessed to the murder on the phone.
İtalyanca öğrenmek için Roma'ya geldi.He came to Rome to study Italian.