it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İtalyanca eğitimi almak için Roma'ya geldi.He came to Rome to study Italian.
Dan'in bildiği tek yabancı dil İtalyancaydı.Italian was the only foreign language Dan knew.
İtalyanca, Dan'in bildiği tek yabancı dildi.Italian was the only foreign language that Dan knew.
İtaatkar bir şekilde bekledim.I waited obediently.
İtalyancam çok kötüdür.My Italian is terrible.
İtalya'ya gitmiyor muydu?Didn't he travel to Italy?
Ben çok iticiyim.I'm very impulsive.
Ben çok ithaf olunmuşum.I'm very dedicated.
Conchita genç yaştan itibaren çeşitli dilleri konuştu.Conchita have spoken a variety of languages from a young age.
Tom, Mary'ye yalan söylediğini itiraf etti.Tom admitted that he had lied to Mary.
Tom, Mary'nin köpeğini vurduğunu itiraf etti.Tom admitted that he shot Mary's dog.
Herkes bunu yapıyor, fakat kimse itiraf etmek istemiyor.Everyone does it, but no one wants to admit it.
Tom Giro d'Italia'yı kazandı.Tom won the Giro d'Italia.
İtalyanlar çok şıklar.Italians are very stylish.
Eğer itiraz etmezsen bir parça ısırırım.I'll just take a bite, if you don't object.
Tom söylentilerin doğru olduğunu itiraf etti.Tom admitted that the rumors were true.
İtalyanca aynı Portekizce ve Fransızca gibi üç fiil çekimine sahiptir.Italian, like Portuguese and French, has three verb conjugations.
Bana itaat etmeyi red mi ediyorsun?Are you refusing to obey me?
Yarından itibaren artık sigara içmeyeceğim.From tomorrow, I will no longer smoke.
Kapıyı itebilir misin?Could you push the door open?
Chichen İtza'yı ziyaret etmek ister misiniz?Would you like to visit Chichen Itza?
Bu, otomobil üreticisinin itibarına karşı yeni bir darbedir.This is a new blow against the reputation of the automobile manufacturer.
Leyla eski kocasının öldürülmesini itiraf etti.Layla confessed to the murder of her ex-husband.
Yarından itibaren sigara içmeyi bırakacağım.I'll stop smoking from tomorrow.
Leyla günahlarını papaza itiraf etti.Layla confessed her sins to the priest.
Leyla duvara itildi.Layla was pushed to the wall.
Leyla, Sami'yi duvara itti.Layla pushed Sami to the wall.
Leyla bana yalan söylediğini itiraf etti.Layla admitted that she had lied to me.
Leyla, Sami'ye her şeyi itiraf etti.Layla confessed everything to Sami.
Avukatım bana suçlu olduğumu itiraf etmem gerektiğini söyledi.My lawyer told me that I should plead guilty.
Tom bana yalan söylemiş olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he had lied to me.
Tom her şeyi Mary'ye itiraf etti.Tom confessed everything to Mary.
Tom baskı altında olduğunu itiraf ediyor.Tom admits he's under pressure.
Onu ittir.Push it.
Oğul babaya itaat etmelidir.The son must obey the father.
Mary'nin köpeği çok itaatkârdır.Mary's dog is very obedient.
Buna karşı bir itirazınız var mı?Do you have an objection to that?
Tom'un köpeği çok itaatkâr.Tom's dog is very obedient.
İtiraf etmeliyim, senin fikrin benimkinden daha iyiydi.I must admit, your idea was way better than mine.
Sami soygunu hazırladığını itiraf etti.Sami confessed to setting up the robbery.
Sami her iki suçu da itiraf etti.Sami confessed to both crimes.
İtalyanca anlayabiliyorum ama konuşamıyorum.I can understand Italian, but I can't speak it.
Babasının katilinin İtalya'da olduğunu duyan Tom, oraya gitmekten korkuyordu.Hearing that his father's killer was in Italy, Tom was afraid to go there.
Sami suçunu itiraf etti.Sami admitted guilt.
Bu İtalyan otomobilinin üç tekerleği var.This Italian car has three wheels.
Tom haksız yere suçla itham edildi.Tom was unjustly accused of the crime.
Hatalı olduğunu itiraf etmeyi reddetti.He refused to admit he was wrong.
Yanılmış olduğunu itiraf etmeyi reddetti.She refused to admit she was wrong.
Tom itirafı kendi isteğiyle imzalamadı.Tom didn't sign the confession voluntarily.
Umarım Tom itidalini kaybetmez.I hope Tom doesn't lose his temper.
Sami itiraf etti ve polisi Leyla'ya götürdü.Sami confessed and led the police to Layla.
İtiraf etmeyi reddettiler.They refused to confess.
Sami, Leyla'yı itiraf etti.Sami confessed to Layla.
İtalya büyük bir açık hava müzesidir.Italy is a large open-air museum.
En sevdiğim İtalyan aktör Adriano Celentano.My favorite Italian actor is Adriano Celentano.
Nitekim Tanrı insanın itaat etmesini istiyor. Itaatsizlik etmek aramaktır.As a matter of fact, God wants man to disobey. To disobey is to seek.
Onun kararına itaat etmek zorunda kaldı.He had to obey her decision.
O onların kararlarına itaat etmek zorunda kaldı.He had to obey their decision.
Itiraf ettim.I've confessed.
O İtalyalıdır.She comes from Italy.