it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'yi garaja doğru itti.Tom goaded Mary toward the garage.
Tom Mary'yi uçurumun kenarına itti.Tom pushed Mary over the edge of the cliff.
O, itibarını kaybettiğinde bütün arkadaşları onu terk etti.When he fell into disgrace, all his friends abandoned him.
IT için Microsoft'a başvurmalısın.You should apply to Microsoft for the IT job.
Emirlerime itaat etmemeye kalkıştı.He dared not to obey my order.
Emirlerime itaat etmemeye cesaret etti.He dared not to obey my order.
Mary onun elini bir kenara itti.Mary pushed his hand away.
Tom onun elini bir kenara itti.Tom pushed her hand away.
Tom bizim planımıza itiraz etti.Tom objected to our plan.
Onu yapmak için itirazımız yok.We have no objection to doing that.
Şu andan itibaren daha çok çalışmak zorundayız.We have to work harder from now on.
O en küçük ortak paydaya itiraz etmeye çalışıyor.He's trying to appeal to the least common denominator.
İtmeli düğmeler, çocuk kıyafetleri için pratik bir bağlayıcıdır.Push buttons are a practical fastener for children's clothes.
Şu anda, Japonya ve İtalya arasındaki zaman farkı sekiz saattir.At the moment, the time difference between Japan and Italy is eight hours.
İtfaiyeci çabucak yangını söndürdü.The firefighter put out the fire quickly.
Tom ithal edilmiş bir arabayı kullanıyor.Tom drives an imported car.
Metindeki bazı kelimeler neden italik harflerle yazılmış?Why are some of the words in the text italicized?
Şu andan itibaren o senin için orada olacak.From now on he will be there for you.
Şu andan itibaren, ofise geldiğimde masamın üzerinde sıcak bir fincan kahve istiyorum.From now on, I want a hot cup of coffee on my desk when I arrive at the office.
Tom Mary'yi büyük bir kar kütlesine itti.Tom pushed Mary into the snow bank.
Yaşayan doğuş sahneleri Güney İtalya'da popülerdir.Living nativity scenes are popular in Southern Italy.
İtalyanca konuşmada pek iyi değilim, ama bunun açığa çıkmasını istemiyorum.I'm not very good at speaking Italian but I don't want it to get out into the open.
Tom sahte çek bozdurduğunu itiraf etti.Tom admitted he forged the check.
Avustralya'dan birçok şey ithal ediyoruz.We import many things from Australia.
Bu sivil itaatsizlik değil. Bu isyandır.That's not civil disobedience. That's rioting.
İtfaiyeciler temel tıbbi yardımda bulunurlar.Firefighters do basic medical aid.
Tom Mary'nin bisikletini çaldığını itiraf etti.Tom has admitted that he stole Mary's bicycle.
Gurur duyduğumu itiraf etmek zorundayım.I have to admit that I was proud.
Tom, cezanın ertelenmesine itiraz ettiğini söyledi.Tom said he's appealing his suspension.
Tom, Mary'yi merdivenlerden aşağı itti.Tom pushed Mary down the staircase.
İtfaiyeciler kurtarmaya geldiler.Firefighters came to the rescue.
Karara itiraz edildi.The judgment has been appealed.
Tom, Mary'yi işini bırakmaya itti.Tom pushed Mary to quit her job.
Tom, Mary'yi dolaba itti.Tom pushed Mary into the closet.
Bu, fiyatları daha yükseğe itebilir.This could push prices higher.
Tom itibarını zedeliyor.Tom is damaging his reputation.
Tom tamamen itiraf etmedi.Tom didn't come entirely clean.
Tom Mary'yi bir köşeye itti.Tom pushed Mary into a corner.
Tom, Mary'yi öldürdüğünü itiraf etti.Tom has admitted killing Mary.
Onu itiraf etmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should admit that.
Bence onu itiraf etmeliyiz.I think we should admit that.
Tom mahcup edildiğini itiraf ediyor.Tom admits he was overwhelmed.
Tom yargıya itiraz edecek.Tom will appeal the judgment.
Tom hiçbir şeyi itiraf etmedi.Tom didn't admit to anything.
Tom her iki suçu da itiraf etti.Tom confessed to both crimes.
İtilip kakılmayacağız.We won't be pushed around.
Onu itiraf ettiğime utanıyorum.I'm ashamed to admit that.
Tom değişime itiraz etti.Tom objected to the change.
Tom para üstüne itiraz etti.Tom objected to the change.
Tom çok saf itikatlı.Tom is unbelievably naïve.
Tom kesinlikle beni itti.Tom definitely pushed me.
Tom artık onu itiraf edecek.Tom will admit that now.
Biz sadece itmeye devam ettik.We just kept pushing.
Tom itici ve sabırsız.Tom is impulsive and impatient.
Birbirimizi itiyoruz.We push each other.
Tom beni itiyordu.Tom was pushing me.
Onu şimdi itiraf edebilirim.I can admit it now.
Kim itibarını kaybetti?Who lost face?
Onlar bir itiraf imzaladı.They signed a confession.
Bu bilet satın alma tarihinden itibaren yalnızca iki gün geçerlidir.This ticket is only valid for two days after purchase.