it ile cümle

it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
İtalyan yemeklerini sever misin?Do you like Italian food?
İtalyancayı sever misin?Do you like Italian?
Neden sadece yanıldığını itiraf etmiyorsun?Why don't you just admit that you were wrong?
Benim itirazım yok.I have no objection.
Onun itirazı yoktu.He had no objection.
İtiraz nedir?What's the objection?
Tom itiraf etti mi?Did Tom confess?
Tom itiraz etti mi?Did Tom object?
Tom'u ittim.I shoved Tom.
Tom'a itaat etmedim.I've disobeyed Tom.
Tom bana itaat etmedi.Tom disobeyed me.
Tom az önce itiraf etti.Tom just confessed.
Tom itmeye devam etti.Tom kept pushing.
Tom derhal itaat etti.Tom promptly obeyed.
Tom isteksizce itaat etti.Tom reluctantly obeyed.
İtaat etmeliyiz.We must obey.
İtiraz ediyor musun?Do you object?
Onu itiraf ediyorum.I admit it.
İtaat etmeliyim.I must obey.
İtiraz etmeliyim.I must object.
İtiraz ediyorum!Objection!
"İtiraz!" "Reddedildi!""Objection!" "Overruled!"
"İtiraz ediyorum!" "Reddedildi!""Objection!" "Overruled!"
"İtiraz!" "Kabul edildi!""Objection!" "Sustained!"
"İtiraz ediyorum!" "Kabul edilmiştir!""Objection!" "Sustained!"
Hakim itirazı kabul etti.The judge sustained the objection.
Hakim itirazı reddetti.The judge overruled the objection.
Benim herhangi bir itirazım yok.I don't have any objection.
İtiraz yok.No objection.
İtiraz reddedildi.The objection is overruled.
İtiraz sürdürüldü.The objection is sustained.
İtiraz kabul edildi.The objection is sustained.
İtiraz ediyorum sayın yargıç, bunların hepsi spekülasyon.Objection, Your Honor, this is all speculation.
Şüpheli itiraf etti.The suspect confessed.
Bunu yaptığını itiraf etmeye zorladık.We forced him to admit that he'd done it.
İtaat edeceksin.You will obey.
O, anne ve babasına itaat etmez.He doesn't obey his parents.
Tom asla itiraf etmedi.Tom never confessed.
Tom itiraz etmedi.Tom didn't object.
Şu andan itibaren, biz daha az para harcamak zorunda kalacağız.From now on, we'll have to spend less money.
Tom sarılıp yatmaya çalıştı ama Mary onu itti.Tom attempted to snuggle, but Mary pushed him away.
O onun itibarını incitmeyi göze alamaz.He can't afford to have his reputation hurt.
İtalyancada nasıl "makarna" diyorsunuz?How do you say "pasta" in Italian?
İtalyancada "Pizza"ya ne diyorsunuz?How do you say "pizza" in Italian?
Peki, İtalyan seçimlerini kim kazandı?So, who won the Italian elections?
Emirlerime itaatsizlik etme.Don't disobey my orders.
İngiltere, İspanyol ürünü ithal ediyor.England imports Spanish produce.
O bütün günahlarını itiraf etti.He confessed all his sins.
O, suçunu itiraf etti.He confessed his crime.
İtfaiyeciler yangını sınırladılar.The firemen localized the fire.
Hiçbir şey itiraf etmedim.I didn't admit anything.
Ödemeye itirazım yok.I don't mind paying.
Kalmaya itirazım yok.I don't mind staying.
İtaatsizliğe katlanamam.I don't tolerate insubordination.
Herhangi bir itirazım yok.I don't have any objections.
Tom itilmeyi sevmez.Tom doesn't like being pushed.
İtiraf edeceğim.I'm going to confess.
Ben suçlu olduğumu itiraf ediyorum.I confess that I am guilty.
Ben senin ithafına hayranım.I admire your dedication.
Şaşırdığımı itiraf ediyorum.I admit I was surprised.

İlgili Sayfalar