it ile cümle

it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un bile hatalı olduğunu itiraf etmek için terbiyesi yoktu.Tom didn't even have the decency to admit he was wrong.
Asla itfaiyeci olmak istemedim.I never wanted to be a fireman.
Onu bir kenara itti.She pushed him away.
O beni itip defetti.She pushed me away.
Onu itti.He pushed her away.
O beni yavaşça itti.She pushed me gently.
Nazikçe beni itti.He pushed me gently.
İtiraf edene kadar onu kırbaçlayın.Whip him until he confesses.
O, Pierre'in itiraf etmek istediğinden daha fazlasını bildiğine ikna olmuştu.She was convinced that Pierre knew more than he wanted to confess.
Ailemin itibarını iki paralık ettim.I have dishonored my family.
Yalan söylemek zorunda kaldığını itiraf etti.He confessed he had to lie.
Tom'un itiraf ettiğine inanamıyorum.I can't believe Tom confessed.
Şu andan itibaren, senin için burada olacağım.From now on, I'm going to be here for you.
Artık beni itmene izin veremem.I can't let you push me around anymore.
Daha önce hiç İtalya'ya gittin mi?Have you ever been to Italy before?
Tom'un itiraf ettiğini düşündüm.I thought Tom confessed.
O, Cadılar Bayramı için bir itfaiyeci gibi giyindi.He dressed as a fireman for Halloween.
Onu itme.Don't push it.
Sadece hatalı olduğumuzu itiraf edelim.Let's just admit we're wrong.
Onu itmeyelim.Let's not push it.
İtelim, Tom.Let's hustle, Tom.
Bu noktadan itibaren biz arabayla devam edeceğiz.From this point, we'll go on by car.
Bu noktadan itibaren yürüyerek gideceğiz.From this point, we'll go on foot.
Ben itirafta bulunmak istiyorum.I want to confess.
Tom'un itiraf etmesini duymak istedim.I wanted to hear Tom confess.
İtibarımı kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose face.
Şu andan itibaren bana biraz daha kibar davranmanı istiyorum.I want you to treat me a little nicer from now on.
Öğretmene itaat etmek istemedik, değil mi?We wouldn't want to disobey the teacher, would we?
Tom sadece onun yanlış olduğunu itiraf etmek istemedi.Tom just didn't want to admit that he'd been wrong.
Belki de Tom'u biraz sevdiğini itiraf etmeni istiyorum.I want you to admit that maybe you like Tom a little.
Sanırım itiraf etmek istediğinden daha iyi zaman geçiriyorsun.I think you're having a better time than you want to admit.
Şu andan itibaren daha dikkatli olacağım.I'll be more careful from now on.
Sadece Tom'u çok şiddetli itmemek için dikkatli ol.Just be careful not to push Tom too hard.
Moncalvo en küçük İtalyan şehridir.Moncalvo is the smallest Italian city.
Moncalvo çok küçük bir İtalyan şehridir.Moncalvo is the smallest Italian city.
Tom itiraf etti.Tom's confessed.
Onlar itaat etti.They obeyed.
İtmekten vazgeç.Stop pushing.
Öteye it.Shove over.
Ben itaatkarım.I'm observant.
İtaat edeceğim.I'll obey.
İtiraf ettim.I confessed.
Bu yönetmelik gelecek yıldan itibaren yürürlüğe girecek.This regulation will take effect from next year.
Onlar İtalyanca konuşamaz mı?Can't they speak Italian?
Burası İtalya'dır.This is Italy.
Şu an itibariyle güzel güzel uyuyabileceğim.As of now I'll be able to sleep peacefully.
Madem ki İtalya'dasın, Napoli'yi görmek zorundasın.Now that you are in Italy, you must see Naples.
Bana o İtalyan dergilerini verdiğin için teşekkür ederim!Thank you for giving me those Italian magazines!
O ülkenin ticaret fazlası var. O, ithalatından çok ihracat yapıyor.That country has a trade surplus. It exports more than it imports.
Ebevenylerine itaat etmelisin.You must obey your parents.
Tom itaatsizdir.Tom is disobedient.
Sen itaatsizsin.You're disobedient.
Biz iticiyiz.We're impulsive.
Sen iticisin.You're impulsive.
Tom iticidir.Tom is impulsive.
Ben iticiyim.I'm impulsive.
Tom itaatkar.Tom is obedient.
Biz itaat edeceğiz.We'll obey.
Tom itaat edecek.Tom will obey.
Tom itaat etti.Tom obeyed.

İlgili Sayfalar