Aynı yıl içinde Imperia Online'ın ilk turnuvası düzenlenir – “Göçebe İstilaları”.La même année a lieu le premier tournoi sur Imperia Online - «Invasions nomades».
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Comme d'autres libéraux espagnols, Goya se retrouve en position délicate, à la suite de l'invasion française.
İstilaya tepki gösteren protestolar sadece yedi gün sürdü.Les protestations en réaction à l'invasion durèrent seulement environ sept jours.
401 : Vizigotların Italya'yi istila etmeleri.401 : les Wisigoths envahissent l'Italie.
Toplam 30 bin askerin 20 bini kadarı, Rus istilasının etkili olduğu şeylere direnerek öldü.Sur les 30 000 soldats au total, 20 000 sont morts en résistant à une reconquête russe.
1095: Kumanların Trakya'yı Konstantinos Diogenis'i desteklemek için istilası.1095 : Invasion de la Thrace par les Coumans avec l'appui de Constantin Diogène.
607'de Mezopotamya ve Ermenistan'da eş zamanlı istilalar başlattı.En 607, il lance une invasion simultanée de la Mésopotamie et de l'Arménie.
Ayrıca gelecekte yeni bir istila girişimi olasılığı da zayıflamıştı.De plus, la menace d'une invasion future est réduite.
12 Mart - Alman birlikleri Avusturya’yı istilaya başladılar.12 mars : les troupes allemandes envahissent l’Autriche.
Bu koşullarda kendi toprakları istila tehdidi altındaydı.Ses domaines propres sont ensuite menacés.
Turkestan Down to the Mongol Invasion Moğol istilasına kadar Türkistan.Barthold W., Turkestan Down to the Mongol Invasion.
Daha sonra ise Libya'dan gelen bir istila hareketini püskürttü.Ils devaient effectuer une mission au-dessus de la Libye,,.
Bu durum Pers istilasının ne denli ürkütücü göründüğünü göstermektedir.Elle nous montre à quel point la population du bourg était pieuse.
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.En 865, les Vikings de la Grande Armée débarquent en Angleterre.
Afganlar, on yıldan fazla bir süre istila ettikleri İran topraklarından çıkarılamadılar.N’oublions pas que les Chinois ont occupé notre pays pendant dix siècles.
2011 yılında 5. versiyonun diyarlarında “Göçebe İstilaları” denen turnuva düzenlendi.En 2011 sur les mondes en version 5 a lieu le tournoi «Invasions nomades».
Bu anlaşma 1655'te İsveç'in Polonya'yı istilasına yol açtı.La Suède attaqua la Pologne en 1655.
Bizans kuvveti Arzanene'yi istila etmeye devam etti.L'armée byzantine envahit ensuite l'Arzanène.
Sonraki yıl Attila İtalya'yı istila etmiştir.L'année suivante ils attaquent l'Italie.
Bunun yerine vurkaç saldırılar yaparak istilacılarla mücadele etmeye çalışmışlardır.Nous avons tenté de toutes nos forces, de chasser les envahisseurs.
İstilaya gelenler ile yüzleşmiş ancak Sufetula'da mağlup olup, öldürülmüştür.À leur arrivée, les habitants d'al-Musayfirah furent soit expulsés, soit tués.
Sovyet kuvvetleri bölgeyi istila edince orayı terk etmek zorunda kaldı.Celui qui passait aux troupes de l'Union pouvait quitter le camp.
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.Les travaux de construction de la route et de nivellement débutent cette année-là.
Nazi Almanyası Avusturya'yı istila edince, Gödel 32 yaşında doğrudan Alman vatandaşı olmuş oldu.Lorsque Hitler ordonne l'annexion de l'Autriche, Gödel devient allemand (il a alors 32 ans).
2003 - Irak Savaşı: ABD, Irak'ı istila etmeye başladı.Secret Service (2012) Il est nécessaire que les États-Unis entrent en guerre.
3 Ağustos günü Almanya Belçika' yı istila etti ve Fransa' ya savaş ilan etti.Le 3 août, l'Allemagne déclare la guerre à la France et attaque la Belgique le 4 août.
Nihayet sarayı istila etti.Ils assiègent donc le palais.
Bu yüzden ağır istila edilmiş kuşlar diğerlerinden daha fazla ısınırlar.D'ailleurs, les oiseaux élevés ainsi sont nettement plus chers que les autres.
General, Yunanistan'ın istilasını tamamlamakla görevlendirilmiştir.La Ligue se donne la même mission de régénération de la Grèce.
1940'ta Italyan istilası yaşandı, 1941’de ise Alman ordusu ülkeyi işgal etti.En 1940, l'Italie déclare la guerre à la Grèce, puis, en 1941, l'armée allemande occupe le pays.
1950'de Kuzey Kore Güney Kore'yi istila etti.En 1950, Corea del Norte invadió a Corea del Sur.
Istılahta ise gerçeğin ve hakikatin aksini söylemeye yalan denmektedir.Cuando habla mentira, de suyo habla; porque es mentiroso, y padre de mentira.
Aynı yıl içinde Imperia Online'ın ilk turnuvası düzenlenir – “Göçebe İstilaları”.En el mismo año se lleva a cabo el primer torneo de Imperia Online - Invasiones nómadas.
676-674 – Kimmerler Frigyayı istila eder ve Paflagonya'ya ulaşırlar.676-674: los cimerios invaden y destruyen Frigia, llegando a Paphlagonia.
Gürcistan ve Kafkasların Moğollar tarafından istilasıPallaruelo de Monegros en Os Monegros
Bu arada, 1538'de Osmanlı İmparatorluğu Moldova'yı istila etti.Mientras esto sucedía, en 1538, el Imperio otomano invadió Moldavia.
MÖ 738 — Asur kralı Tiglath-Pileser III, İsrail'i istila etti ve vergi ödemeye mahkûm etti.C.: el rey Tiglath-Pileser III de Asiria invade Israel, forzándolo a pagar tributo.
1940'ta Italyan istilası yaşandı, 1941’de ise Alman ordusu ülkeyi işgal etti.En 1940, Italia invadió, y en 1941 el ejército alemán ocupó el país.
Mayıs 1940'ta Belçika, Nazi Almanyası tarafından istila edildi.En mayo de 1940, Bélgica fue invadida por la Alemania nazi.
17 Aralık'ta , son mağara dizisi de alındı ve savunucuları istila edildi.El 17 de diciembre fue tomado el último complejo de cuevas venciendo a sus defensores.
2011 yılında 5. versiyonun diyarlarında “Göçebe İstilaları” denen turnuva düzenlendi.En 2011, el torneo Invasiones nómadas tiene lugar en los mundos de versión 5.
General, Yunanistan'ın istilasını tamamlamakla görevlendirilmiştir.Sus órdenes eran terminar la conquista de Grecia.
Kendisinden sonra çıkan ek paketi ise Mongol Invasion (Moğol İstilası)'dır.Su propia ciudad, sin embargo, era la siguiente en la línea de invasión mongola.
Mauss, Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'nin istilası olan Barbarossa Operasyonuna katıldı.Mauss tomó parte en la Operación Barbarroja, la invasión de la Unión Soviética en junio de 1941.
Fakat Spartalılar, Atina eğer Potidea'ya saldıracak olursa Attika'yı istila edecekleri sözü verdiler.Los espartanos les habían prometido invadir el Ática en el caso de que los atenienses atacasen Potidea.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Israel esperaba completar el cerco lo más rápidamente posible.
Eğer Seyantolar istila ederse ailemin Çin Seddinin içine girmesine izin veriniz.” dedi.Por eso, mis señores, por favor, imploro la conservación del escudo".
T-28 tankları Finlandiya'daki Kış Savaşı ve 1939'daki Polonya'nın istilası sırasında kullanıldı.El T-28 fue empleado durante la Invasión de Polonia y la Guerra de Invierno contra Finlandia.
Dor istilası, MÖ.Dinastía Ming, ca.
Kenti istila ettiler ama yağmalamadılar.Tomó la ciudad, pero no pudo mantenerla.
İngiltere'de, Malcolm ve Macduff, İskoçya'ya karşı bir istila planlarlar.Malcolm y Macduff, con la ayuda de Inglaterra, invaden Escocia.
18 Haziran - Sovyetler Birliği Baltık Ülkeleri’nin istilasına başladı.A mediados de junio, los soviéticos iniciaron negociaciones con las repúblicas bálticas.
Moğolların Macaristan’ı istilasından önce bu alanda kiliseli en az sekiz köy vardı.En España han sido al menos ocho las concentraciones de la comunidad nicaragüense en el país.
Gezegeni olan Byrus'u Krog'lar istila etmiş.Planeta en el que Kyra se une a los mercenarios.
9 Nisan - Almanya, Danimarka ve Norveç’in istilasına başladı.9 de abril: Alemania invade Dinamarca y Noruega.
Bu koşullarda kendi toprakları istila tehdidi altındaydı.La Convención estaba en peligro en su propia existencia.
Deniz Halklarının istilası (MÖ y.Ala-Pívots: Mar Xantal.
MÖ 139 yılında Seleukos İmparatorluğu kenti istila etmiştir.El rey Wenceslao reconoció explícitamente los derechos de la ciudad en 1399.
Bu kuvveler Byzantium'u ve civar kentleri istila ettiler.En cada empresa embarcaban el protomédico y el cirujano mayor.
Kafa derisini istila eden mantarlar, kepeklenmeye ve saç kırılmalarına sebep olurlar.Por su boca lanzan llamaradas provocando la destrucción y el caos.