istikrar ile cümle

istikrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İlke 4 İş yükünü istikrara kavuşturun/dengeleyin (heijunka).前世為四神中的玄武。
Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti.独立后的墨西哥经历了一段动荡期,经济和政治均不稳定。
A.Ş.- istikrarlı büyümesine devam etmektedir.樸-樸以養生。
Bu negatif geribesleme hücredeki ATP konsantrasyonunun istikrarlı kalmasını sağlar.这种负反馈控制有助于维持细胞中ATP的稳定浓度。
Geliştiriciler, bunun yeni yayınlanan yazılım sürümünü daha istikrarlı hale getireceğini belirtti.開發者則指出這會讓新版的軟體更穩定。
İstikrarı sağlayabiliriz.可預約觀賞。
İşlevsel olarak, Windows Mobile 5 gibi, ama çok daha iyi istikrar ile çalışır.功能上,它很接近Windows Mobile 5,但有更好的穩定性和更美觀。
Ücretler çok fazla yükselmiyordu ve fiyatlar istikrarlıydı.兩種方法都不理想,物價不穩。
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.持续数十年的动荡在这段时期加剧。
Namibya 2,1 milyon nüfusa sahip, istikrarlı çok partili bir parlamenter demokrasidir.納米比亞擁有260萬人口(英语:Demographics of Namibia),擁有穩定的多黨議會民主制度。
Siyasal istikrarsızlığın artması.政治體制不穩。
Kısmi oy kayıplarına rağmen istikrarını 2014 yılına kadar sürdürmüştür.儘管他上陣次數不多,但球隊仍然與其續約至2012年。
Artık, askeri durum istikrar kazanmış olduğundan çok az asker gerekliydi.现在军事情形已经稳定,只需要很少的士兵。
Aromatikliğinden gelen istikrar, naftalinin yarısı kadardır.吸湿性约为甘油的一半。
Onun döneminde toplumsal istikrar sağlandı, nüfus çoğaldı.這時社會漸趨穩定,人口增加。
İlk istikrarlı sürüm (OpenMandriva Lx 2013 "Oksijen") 2013 yılının sonlarında yayımlandı.최초의 안정판(OpenMandriva Lx 2013 "Oxygen")은 2013년 말에 출시되었다.
Safari istikrarı geliştirildi.Safari의 도구 막대가 개선되었다.
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.전반적으로 MSG는 정상적인 식품 공정에서 안정적이다.
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.현은 또한 튼튼한 농업 경제 기반을 가지고 있다.
En kısa zamanda istikrarlı anayasal düzenin sağlanmasını diliyorum."“대한상의 "추경예산 편성 시의적절한 조치"”.
Ek olarak, istikrar ve kararlarına olan güvenimi yazılı olarak ifade etmek istiyorum.또한 안정성이나 강함에 대해서도 실험이나 계산에 의해서 계획을 진행시킨다.
Kısmi oy kayıplarına rağmen istikrarını 2014 yılına kadar sürdürmüştür.2012년 초 연임이 결정되어 그의 임기는 2014년 말까지로 연장되었다.
İlke 4 İş yükünü istikrara kavuşturun/dengeleyin (heijunka).이 41위를 세운 것은 자은(慈恩)의 말."
Ücretler çok fazla yükselmiyordu ve fiyatlar istikrarlıydı.번 재정은 여전히 좋지 않았지만 통치는 안정적이었다.
Bu nedenle istikrar sağlayamamıştır.그 이유는 안정을 찾기 위해서였다.
2009 ilkbaharında Finansal İstikrar Kurulu başkanı oldu.2009년 8월 금융위원회 공적자금관리위원회 사무국장이 됐다.
Nüfus artışı bu dönemde istikrarlı oldu.קצב גידול האוכלוסין היה יציב בתקופה זו.
Bu negatif geribesleme hücredeki ATP konsantrasyonunun istikrarlı kalmasını sağlar.בקרת משוב שלילי זו מסייעת בתחזוקת ריכוז יציב של ATP בתא.
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.המטרה העיקרית של הבנק היא לתמוך ביציבות המחירים במדינה.
Bir ekonomik istikrarsızlık durumunda denk bütçe uygulaması, bu istikrarsızlığın daha da artmasına neden olur.להערכת כולם, הרחבת התקציב רק תחמיר את המשבר עוד יותר.
İstikrarı sağlayabiliriz.הקשב האפשרי.
İran'da istikrarsızlık oluştu.אי הסדר באיראן נמשך.
Birliğin amacı, Akdeniz bölgesi genelinde istikrar ve entegrasyonu teşvik etmektir.מטרת הארגון היא לקדם שיתוף פעולה ויציבות מדינית באזור הים התיכון.
Mengli Giray. hanlığında iç istikrarı sağladıktan sonra.בעקבות שבירת קרסול, נכפתה עליה תקופת החלמה בביתה.
Bu nedenle istikrar sağlayamamıştır.על כן מצב השימור שלו הוא ללא חשש.
Genellikle "konsantrasyon," "meditasyon," veya "meditatif istikrar" olarak çevrilir.Обикновено е определено като "концентрация", "медитация" или "медитативна стабилност".
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.Украйна ще бъде надежден източник на земеделски продукти.
Ayrıca avcılık konusunda istikrarlıdırlar.Той е винаги на лов за червеи.
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Основната цел на ЕСЦБ е да поддържа ценовата стабилност.
Bu nedenle istikrar sağlayamamıştır.Не може да стои спокойно.
Bankanın faaliyetinin amacı, aynı zamanda banka ve ödeme sistemlerinin istikrarını ve gelişmesini sağlamaktır.Cilj je i osigurati stabilnost i razvoj bankarskih i platnih sustava.
"İstikrar: Başarını Anahtarı".U tome je ključ uspjeha".
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Osnovni cilj HNB-a jest održavanje stabilnosti cijena.
Nüfus artışı bu dönemde istikrarlı oldu.Staro domaće stanovništvo se drastično smanjilo u ovom razdoblju.
Birliğin amacı, Akdeniz bölgesi genelinde istikrar ve entegrasyonu teşvik etmektir.Cilj ove unije je promicanje stabilnosti i napretka cijelim Sredozemljem.
İlerlemiş yaşına rağmen istikrarlı futbolu ile son derece başarılı performans gösterdi.Tijekom razdoblja svog postojanja, reprezentacija je ostvarivala vrlo dobre nogometne rezultate.
İmparator neredeyse her yabancı taht için o tahta rakip istikrarlı bir düşman yaratmışlardır.Za banove je postavljao gotovo uvijek plemiće stranog podrijetla.
Ardından yeni bir barış ve istikrar dönemi geldi.Nasledovalo obdobie pokojného spolunažívania a obnovy stability krajiny.
Kısmi oy kayıplarına rağmen istikrarını 2014 yılına kadar sürdürmüştür.Napriek zdravotný ťažkostiam ho moderoval až do júna 2014.
Ana hedefi ise fiyat istikrarıdır.Dosiahol sa hlavný cieľ cenovej stability.
Merkez bankalarının bunu hedeflemesindeki asıl amaç değer istikrarının güvence altında olmasıydı.Iný názor je, že finančná stabilita krajiny bola u nich to posledné o čo sa snažili.
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Hlavným cieľom Národnej banky Slovenska je udržiavanie cenovej stability.
Ardından yeni bir barış ve istikrar dönemi geldi.Sledilo je obdobje relativne stabilnosti.
Sonuç olarak askeri – politik bir istikrar yaşanıyordu.Po vojni je deloval z vojaško-politično kariero.
Grup Amerika'da gelmiş geçmiş en istikrarlı ve başarılı gruplardandır.Je ena najstabilnejših in uspešnejših pokomunističnih držav.
Hem radyoaktif ve istikrarlı izotoplar vardır.Obstajajo aktivni in pasivni ionski kanalčki.
Ana hedefi ise fiyat istikrarıdır.Prvi dejavnik je pocenitev konstantnega kapitala.
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.To pa je agonijo podaljšalo za celo desetletje.
Thorn Barış istikrarlı olamadı.Katarina ne najde več miru.
Hükûmet buhranlarına ve istikrarsız iktidarlara çok rastlanır.Preširoke zanke odkrivajo požrešnost in neobvladljive strasti.

İlgili Sayfalar