istikrar ile cümle

istikrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cephe bu kesimde, 1944 yılının Ağustos ayına kadar istikrarlı kaldı.Tam so se uspešno skrivali do leta 1944, natančneje do 4. avgusta 1944.
Severus tarafında imparatorlukta sağlanan istikrar yakında kaybolacaktı.Severo imperijai suteiktas stabilumas greitai išgaravo.
Siyasi istikrarı sürdürdü.Tęsė jo politiką.
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Vienu iš svarbiausių banko veiklos tikslų tapo kainų stabilumo užtikrinimas.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Po to Egipto įtaka smarkiai nusilpo.
Türkiye’de Elektrik Piyasası Kanunu istikrarlı bir elektrik piyasasının oluşturulmasını amaçlar.Turėdama savo tinklą Baltijos šalyse, kompanija pasiryžo sukurti mažmeninės prekybos tinklą Rusijoje.
Para istikrarının temini için İngiltere’den 8 milyon sterlin borç alındı.Vokietijai buvo suteikta tarptautinė 800 milijonų vertės paskola ekonominei situacijai pagerinti.
Bu negatif geribesleme hücredeki ATP konsantrasyonunun istikrarlı kalmasını sağlar.See negatiivse tagasiside kontroll aitab säilitada ATP stabiilset taset rakus.
İstikrarı sağlayabiliriz.Me võime vaid ennustada.
SNES 32-bit boyunca istikrarlı bir şekilde satmaya devam etti.SNES suutis müüa ennast läbi terve 32-bitiliste konsoolide ajastu.
İstikrar ve Ortaklık Anlaşması üzerindeki görüşmeler Eylül 2006'da başladı.Põhikiri ja asutamiskokkulepe jõustusid 2003. aasta septembris.
Örneğin; fiyat istikrarı merkez bankasının en üst hedefi olarak tanımlanır.Sel põhjusel on panga intressimäär keskpanga omast kõrgem.
Ligde istikrarlı bir performans gösteremedi.Teater ei viljelenud mingit kindlat stiili.
Merkez Bankasının birinci/temel hedefi, fiyat istikrarını sağlamaktır.Euroopa Keskpankade Süsteemi põhikirjaline esmane eesmärk on hindade stabiilsuse tagamine.
1998'de şartnameler istikrarlı bir hale geldi.1998. aastal tundus aeg olevat küps.
Önderliği sırasında yeni yönetim istikrara kavuşmuştur.Uue haldusevormi tõttu oli valitsemine stabiilsem.
1.Avrupa Merkez Bankaları Sistemi’nin birincil hedefi, fiyat istikrarınıkoru-maktır.1.Euroopan keskuspankkijärjestelmän ensisijaisena tavoitteena on pitää yllähintatason vakautta.
1.Avrupa Merkez Bankaları Sistemi’nin birincil hedefi, fiyat istikrarınıkoru-maktır.1.Obiectivul principal al Sistemului European al Băncilor Centrale este de amenţine stabilitatea preţurilor.
1.Avrupa Merkez Bankaları Sistemi’nin birincil hedefi, fiyat istikrarınıkoru-maktır.Държавитечленки избягват прекомерните бюджетни дефицити.
2006’da istikrara kavuşmuştur (38). 2001’de ele geçirilenPo neustálom náraste od roku 2001 sa počet zachytení rastlín kanabisu v roku 2006 stabilizoval (38).
2006’da istikrara kavuşmuştur (38).2001 r., wielkość ta w 2006 r. się ustabilizowała (38).
2006’da istikrara kavuşmuştur (38).A Turquia informou ter apreendido nesse ano uma quantidade recorde desse produto.
2006’da istikrara kavuşmuştur (38).Cena a potence rostlin konopí (64% představovalo Španělsko).
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.8 ans après l'invasion de l'Afghanistan par l'USA une très forte instabilité règne toujours.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.8 évvel Afganisztán amerikai megszállása után még mindig rettenetesen instabil a helyzet.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.미국 침공 8년이 지난 지금도 아프가니스탄은 매우 불안정한 상태입니다.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.8 lat po tym, jak USA wkroczyły do Afganistanu, wciąż tamtejsza sytuacja jest bardzo niestabilna.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Acht jaar na de Amerikaanse invasie in Afghanistan is het daar nog enorm instabiel.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Acht Jahre nachdem die USA in Afghanistan einmarschierten gibt es immer noch eine sehr große Instabilität.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.A otto anni dall'invasione americana, c'è ancora molta instabilità in Afghanistan.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Delapan tahun setelah Amerika Serikat menginvasi Afghanistan, situasinya masih sangat tidak stabil.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Ocho años después de que EE.UU. invadiera Afghanistán aún persiste una tremenda inestabilidad.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Opt ani după ce SUA a invadat Afghanistan-ul tot mai există o mare instabilitate.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Tám năm sau khi Hoa Kỳ xâm chiếm Afghanistan vẫn còn rất nhiều bất an.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Οκτώ χρόνια μετά την εισβολή των ΗΠΑ στο Αφγανιστάν υπάρχει ακόμη τρομερή αστάθεια.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Восемь лет спустя вторжения США в Афганистан, эта страна до сих пор испытывает высокий уровень неустойчивости.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Осем години след като САЩ нахлуха в Афганистан все още има огромно количество от нестабилност.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.שמונה שנים לאחר פלישת ארה"ב לאפגניסטאן יש עדיין רמה גבוהה של חוסר יציבות.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.ثمانية سنوات بعد إحتلال أمريكا لأفغانستان مازال هناك عدم إستقرار هائل .
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.依然として不安定な情勢が続いています パキスタンとアフガニスタンは未だに脆弱で
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?De ce operativele SUA ajută in destabilizarea Siriei?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Miért segítenek az amerikaik kizökkenteni Szíriát?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Miksi Yhdysvaltojen palkkaamat voimat pyrkivät lisäämään epävakautta Syyriassa?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Perché agenti statunitensi stanno contribuendo a destabilizzare la Siria?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Porque estão os operativos dos EUA ajudando a desestabilizar a Síria?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?¿Por qué hay operativos de EUA auxiliando en la desestabilización de Siria?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Pourquoi les Etats-Unis ont-ils attaqué la Libye, l'Irak, l'Afghanistan, et le Yémen?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Proč američtí operativci pomáhají destabilizovat Sýrii?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Warum helfen US-Agenten dabei, Syrien zu destabilisieren?
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Γιατί οι ΗΠΑ βοηθάνε στην αποσταθεροποίηση της Συρίας ;
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?لماذا يساعد عملاء الولايات المتحدة على زعزعة استقرار سوريا؟
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Az éhínség destabilizáló hatása ismert az egész emberiség történelme során.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.De destabiliserende effecten van honger zijn bekend uit de menselijke geschiedenis.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Destabilizujący wpływ głodu jest dobrze znany w historii ludzkości.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Destabilizující vliv hladu je v průběhu historie lidstva dobře známý.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Die destabilisierenden Effekte von Hunger sind in der ganzen Menschheitsgeschichte bekannt.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Efectele destabilizatoare ale foametei sunt cunoscute pe întreg parcursul istoriei omenirii.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Efek destabilisasi dari adanya kelaparan dikenal sepanjang sejarah manusia.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Gli effetti destabilizzanti della fame sono noti in tutta la storia dell'umanità.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.Hiệu ứng gây bất ổn định của trận đói đã được biết đến xuyên suốt lịch sử loài người.

İlgili Sayfalar