Ana içeriğe geç
Sözlük

istif ile cümle

istif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Prav vsak dan tune, modroplavute kot ta, zložijo kot sežnje drv v številna skladišča.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Și în fiecare zi tonii aceștia, toni albaștri ca acesta, sunt îngrămădiți ca niște lemne depozit după depozit.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Und jeden Tag sind Thunfische wie diese wie Holzplanken aufgestapelt; in einem Lager nach dem anderen.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Và mỗi ngày những con cá ngừ vây xanh này, được xếp thành đống như đống gỗ, trong các nhà kho san sát.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Y cada día estos atunes, de aleta azul como estos, son apilados como leña, almacén tras almacén.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Και κάθε μέρα, τόνοι, κυανόπτεροι, όπως αυτοί, στοιβάζονται σαν να ήταν ξυλεία, από αποθήκη σε αποθήκη.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.И всеки ден тези риби тон са наредени на купчина, в склад след склад.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.И каждый день этот вид тунца - голубой - укладывается, как древесина в штабеля, просто ряд за рядом.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.І кожного дня тунців, блакитних, як цих, складають штабелями, наче пиломатеріали, просто ряд за рядом.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.ובכל יום ויום טונה כחולה, כמו זאת נערמת כמו בולי עץ, מחסן אחר מחסן.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.وفي اليوم الواحد كل هذه التونة ، ومثل هذه ذات الزعانف الزرقاء ، مكدسة فقط على المستودع مستودع بعد المستودع.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.数多くの倉庫に 無残に積み重ねられています。 歩きまわって写真を撮り続けている内に
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.A verdade começou a saber-se que a renúncia de Hugo Chávez era falsa.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Az igazság kezdett kiderülni, hogy Hugo Chavez lemondása hamis volt.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Die Wahrheit kam langsam hervor, dass der Rücktritt von Hugo Chávez eine Fälschung war.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Empezó a descubrirse la verdad sobre el montaje de la dimisión de Hugo Chávez.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.La verità cominciò ad emergere, che le dimissioni di Chavez sono state false.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Prawda zaczęła wychodzić na wierzch Najpierw o tym, że rezygnacja Hugo Chaveza została sfałszowana
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Sanningen började att komma fram. Att Hugo Chavez avgång var falsk.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Začalo vychádzať najavo, že odstúpenie Huga Cháveza bolo zmanipulované.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Začela se je kazati resnica. Odstop Huga Chaveza je bil insciniran.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Истината започва да се показва, започва да става ясно, че Чавес не си е подал оставката.
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Начала всплывать правда, что отречение Уго Чавеса было фальсифицировано
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.,האמת החלה לעלות .שההתפטרות של הוגו צ'אבס, פוברקה
Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.彼の妻マリアはラジオ局に出演し これを確認しました
Hükümet görevlilerine de istifa etmelerini söylemesi gerekmez mi?Mais ne devrait-il pas aussi demander à ses fonctionnaires qui sont dans l'administration de démissionner ?
Hükümet görevlilerine de istifa etmelerini söylemesi gerekmez mi?¿No debería pedir también a sus funcionarios de gobierno que renuncien?
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>All'interno, fu dato a Hugo Chavez un ultimatum: dimettersi o venire bombardato.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Bent Chavez ultimátumot kapott: vagy lemond vagy tüzet nyitnak.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Di dalam, Hugo Chavez diberi ultimatum: mundur atau dibom
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Hugo Chavez otrzymał ultimatum może ustąpić, albo czekać na bombardowanie
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Hugo Chávez wurde ein Ultimatum gestellt - Rücktritt oder Bombardierung.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Inne i palaset fick Hugo Chavez ett ultimatum: "Avgå eller bli bombad".
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Lá dentro, Hugo Chávez recebia o ultimato: "Renunciar ou ser bombardeado."
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Vnútri dostal Hugo Chávez ultimátum - buď odstúpi, alebo bude palác bombardovaný.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Znotraj je bil Hugo Chavez sočočen z ultimatom: Odstopi ali pa te bomo zbombardirali.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Μέσα, παραδιδόταν στον Ούγκο Τσάβες ένα τελεσίγραφο: ... "Παραιτήσου ή σε βομβαρδίζουμε".
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Уго Чавес получава ултиматум: да си подаде оставката, за да не бомбардират сградата.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Чавесу был направлен ультиматум - он отрекается или будут бомбить
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>:בפנים הוצע להוגו צ'אבס אולטימטום .התפטר או שנאסור אותך
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>彼の閣僚の1人がニュースを伝えました
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Als erstes besorgte ich mir einen Stapel Bibeln.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.A primeira coisa que fiz foi arranjar uma pilha de bíblias.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Először is szereztem egy halom Bibliát.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Ensitöikseni hankin pinon raamattuja.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Först skaffade jag mig en stor hög med biblar.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Hal pertama yang saya lakukan adalah saya mengumpulkan berbagai versi Alkitab
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Het eerste wat ik deed was een aantal bijbels te halen.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.저는 맨 먼저 성경을 한 가득 모았습니다.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.La première chose que j'ai faite a été de me munir d'une pile de bibles.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.La prima cosa che ho fatto è stata di procurarmi una pila di Bibbie.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.La primera cosa que hice fue conseguir un montón de Biblias.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Pierwszą rzecz, którą zrobiłem to zaopatrzyłem się w kupę rożnych Biblii.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Primul lucru pe care l-am făcut a fost să iau o stivă de biblii.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Prvo sem zbral kup Biblij.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Το πρώτο που έκανα ήταν να αγοράσω Βίβλους.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Первое, что я сделал — раздобыл стопку библий.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Първото нещо, което направих беше да взема няколко броя библии.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.הדבר הראשון שעשיתי היה לקנות ערמה של תנכים.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.كان اول شيئ فعلته هو الحصول على كومة من الكتب المقدسة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod