Ana içeriğe geç
Sözlük

isteyerek ile cümle

isteyerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Rabbinizden rızık fazlalığı isteyerek ticarette bulunmanızda bir beis yok.No fault it is in you if ye seek grace from your Lord.
Allah'ın sana helal kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek neden haramlaştırıyorsun?Why do you ban (for yourself) that which Allah has made lawful to you, seeking to please your wives?
O münafıklara şunu da de ki; gerek isteyerek, gerek istemeyerek infak edip durun.Say: "Spend (in Allah's Cause) willingly or unwillingly, it will not be accepted from you.
Onların hepsi, isteyerek veya istemeyerek O’na itaat ederler.All are obedient to Him.
Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Benliğini, sabah-akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut.And content yourself with those who pray to their Lord morning and evening, desiring His Presence.
İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Ekran koruyucusunu durdurmak için parola isteyerek izinsiz kullanımı engeller.Prevent potential unauthorized use by requiring a password to stop the screen saver.
Acz (@aczvefakr) dikkatleri ölen madencilere çekmek isteyerek şöyle söyledi:Acz (@aczvefakr) tried to draw attention to one of the miners who gave his life away by saying:
Bazı durumlarda ala kaçuu, kadının isteyerek geldiği bir düğün formalitesi de olabilir.Sometimes the kidnapping may be just a wedding formality, where the woman comes along willingly.
Connor, sürgün edilmek yerine köyünden isteyerek ayrılır.Connor willingly leaves his village, instead of being banished.
Harmonia, Semadirek'i, Yunanistan'a yelken açan Kadmos ile isteyerek terk eder.Harmonia willingly leaves Samothrace with Cadmus who sails with her to Greece.
Üstün olmak, isteyerek iyinin ve kötünün ötesinde durmaktır.Immanenz und Differenz in Jenseits von Gut und Böse.
Anne ya da babanın çocuğa bilerek isteyerek zarar vermesidir.Welchen Zweck verfolgt der Vater gegenüber dem Kind, wenn er absichtlich etwas Falsches sagt?
Holden Phoebe'den imza isteyerek küçük kıza takılır.Eine weitere Streife hat sich – von Holm geschickt – der kleinen Tochter angenommen.
Pers ülkesini kendim isteyerek değil ama sizin zorlamanız ile yakıyorum.Ce n’est pas de mon gré que je brûle la Perse ; j’y suis contraint par toi.
Adağını yerine getirdi, isteyerek, ve olması gerektiği gibi.Ce que tu as, tu l’as voulu, alors sois content.
Dilenci, Geçimini başka insanlardan para, yiyecek vb. isteyerek sağlayan kişi.Priant, aidant les autres, charitable.
Bu durumda, anlama, tekrarlayıcı düşünme şeklini kullanarak, isteyerek olur.Ou bien, dans certains cas, il permet l'utilisation du raisonnement par récurrence.
Pers ülkesini kendim isteyerek değil ama sizin zorlamanız ile yakıyorum.No incendio Persia por gusto, sino porque me obligas a ello.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Entre el miedo y la esperanza, grita pidiendo ayuda.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Lei, allarmatissima, chiama aiuto.
Her iki gemi, yardım isteyerek limana ulaştılar.Оба корабля дошли до порта своим ходом.
Öğrenciler daha hızlı ve daha kalıcı öğreniyorlardı, çünkü derslere zorlamayla değil isteyerek katılıyorlardı.Ученики обучаются быстрее, а их знания более глубоки, поскольку они учатся добровольно, а не по принуждению.
Gaara kumu işleyip (Elini bile sürmeden sadece isteyerek) yönetebilme yeneteneğine sahip.Но он страдает от навязанной ему судьбы и стремится уйти с предопределённого пути.
Bir yıl izin isteyerek Avrupa gezisine çıktı.Путешествие по Европе заняло год.
Voldemort'un isteyerek yarattığı Hortkulular'ın hepsi kendince önemi olan veya duygusal değeri olan şeylerdir.يعتقد دمبلدور أن كل هوركروكسات فولدمورت هي أشياء لها بعض الأهمية أو القيمة العاطفية له.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.ما يزال يبكي يصرخ يريد ماءً.
Bir yıl izin isteyerek Avrupa gezisine çıktı.Seu pai sugeriu então uma viagem para a Europa ao longo de um ano.
Her iki gemi, yardım isteyerek limana ulaştılar.Os dois operadores de rádio contactaram outros navios para pedir assistência.
Bir yıl izin isteyerek Avrupa gezisine çıktı.Wel accepteerde hij een door zijn vader betaalde reis van een jaar naar Europa.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Ze is geblinddoekt en schreeuwt om hulp.
İnsanoğlu ise daha iyi hayat koşulları isteyerek tanrılara başkaldırır.We zullen ons als duivels verzetten tegen verbetering van jullie omstandigheden.
Üstün olmak, isteyerek iyinin ve kötünün ötesinde durmaktır.Główna bohaterka staje poza dobrem i złem.
Her iki gemi, yardım isteyerek limana ulaştılar.Obydwa okręty o własnych siłach dopłynęły do portu.
Biz isteyerek vazgeçiyoruz Tüm boş şeylerden, Tüm dünyevi zevk ve hazlardan.Denna väg innebar materiens övervinnande, försakelse av alla jordiska ägodelar och njutningar.
Biz isteyerek vazgeçiyoruz Tüm boş şeylerden, Tüm dünyevi zevk ve hazlardan.Вдавався зі всією пристрасністю до світських веселощів і гульні.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Atys se zděšeně probouzí a volá o pomoc.
Biz isteyerek vazgeçiyoruz Tüm boş şeylerden, Tüm dünyevi zevk ve hazlardan.Plăcerile senzuale sunt interzise, este dezaprobată orice fel de veselie sau de sărbătoare.
Kalabalık,başkanın çekilmesini isteyerek Tahrir Meydanı'nda protestoya devam etti.Ezután a tömegek tovább tüntettek a Tahrír téren, az elnök távozását követelve.
Biz isteyerek vazgeçiyoruz Tüm boş şeylerden, Tüm dünyevi zevk ve hazlardan.A vairágí megszabadul az önös vágyaktól és a földi élvezetekre vonatkozó minden kívánságtól.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Gertrúd egyre jobban megrémül, segítségért kiált.
Adağını yerine getirdi, isteyerek, ve olması gerektiği gibi.Viselkedj és érezz úgy, mintha már megtörtént volna a kívánt dolog.
Her iki gemi, yardım isteyerek limana ulaştılar.Kumpikin alus pääsi satamaan omin voimin.
Theseus Ariadne'yi adada isteyerek bırakır.Theseus kuitenkin hylkäsi Ariadnen Naksoksen saarelle.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Το κορίτσι πανικοβλήθηκε και άρχισε να φωνάζει «βοήθεια».
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Luke er tæt på at dø og skriger på hjælp.
Enerjinin bir biçimi sık sık isteyerek bir diğerine dönüştürülebilir.Ofte ønsker man at omdanne energi fra én energiform til en anden form.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Ini menakutkan Suhaasini dan dia berteriak minta tolong.
Bir yıl izin isteyerek Avrupa gezisine çıktı.Ông lại xin nghỉ một năm về quê.
Bu pek de isteyerek yaptığı bir görev değildir.したがって計数を行うには向いていない。
Her iki gemi, yardım isteyerek limana ulaştılar.両船団とも無事に目的地に到着した。
Theseus Ariadne'yi adada isteyerek bırakır.アルテウスはアリアドネを置き去りにして島を抜け出す。
Gaara kumu işleyip (Elini bile sürmeden sadece isteyerek) yönetebilme yeneteneğine sahip.以散招為練習內容,是一種以應用及跌法為主的武術,不重套路。
Mısır gevreği yerken, yanmak isteyerek makasını alıp koşmuştur.全斌既平蜀,欲乘势取云南,以图献。
Anne ya da babanın çocuğa bilerek isteyerek zarar vermesidir.그는 아버지 또는 부모가 무심코 하는 말 한마디가 자녀에게 상처가 될 수 있음을 지적하기도 했다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod