İçerisindeki enerjinin tamamını keşfetmek istemektedir.Solo all'interno se ne scopre tutta la ricchezza.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.È stato sferrato un colpo alla dirigenza politica del Paese, alla sua autorevolezza.
Sadece istemekle olmaz, enerji ve efor sarf etmek de gerekir.Одного желания мало. Нужно приложить усилие.
Fakat devlet hizmetine girmek istemekteydi.Поступать на государственную службу он не захотел.
Aran Atya toprağı ele geçirmek istemektedir.Властелин хочет захватить Землю.
Nerdeyse onun teslim olmasını istemektedir.Тогда он лишь желает, чтобы они исчезли из его жизни.
Annesine öfkeli olan ayşe babasının yanında kalmak istemektedir.Эта близость приводит к вражде с её матерью, которая против этих отношений.
Enzo bu şehirde bulunmamaktaydı ve alabileceği tek tedbir babasından asker destek istemek oldu.Энцо не был в городе, и всё, что он смог сделать, — это попросить о помощи отца.
Venedikliler de anlaşma istemek zorunda kaldı.Здесь декораторам также пришлось пойти на компромисс.
Ona her şeyi açıklamak istemektedir.Старается всё объяснять.
Bir Lamport anahtar çifti, bir özel anahtar ve ona uygun bir genel anahtar, oluşturup kullanmak istemektedir.Она хочет создать и использовать пару ключей Лэмпорта — секретный ключ и соответствующий ему открытый ключ.
Cücelerden yardım istemek zorundadır.Он потребовал от Селевка помощи.
Yazar olmak istemektedir.Она хочет стать писателем.
Kahraman olmayı istemektedir.Мечтает стать героем.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Лу умоляет его остаться ради сына.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Желает убить всех, особенно Сюдзи.
Henry Katerin'e onu sevdiği ifade etmek istemektedir.Это и есть тот человек, которого Катрин любит по-настоящему.
Ama İoannis onlara gözdağı vermek istemekteydi.Иэясу только этого и ждал.
Hancı, subayları handan uzaklaştırmak istemektedir.Поэтому прошу лагерное начальство оставить нас одних.
İnsanlar artık umut veren şeyler izlemek istemektedir.Они вышли и дали людям то, что те хотели видеть.
Cadılar yüzüğü neden bu kadar çok istemektedir?Отчего желтеет жёлтая пресса?
Esasında ne Haçlılar ne de Konstantinopolis ahalisi savaş istemekteydi.Но величия и торгового могущества ни Византия, ни Константинополь так и не смогли вернуть.
Bu halinden şikayetçi olan Himeko, ablası Aiko gibi kurallara uygun ve görgülü bir kız olmak istemektedir.Химэко мечтает стать женственной, как её старшая сестра Айко.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Хэнк собирается уезжать, но Глен убеждает его остаться.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Муж Бина намерен с ним развестись.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Их интересовали ювелирные изделия.
Adam karısını öldürmüş ve buraya gömmek istemektedir.Они бросили туда моего мужа и похоронили его заживо.
Bunu unutmak istemektedir.Разве забыть мне это?
Güçlü bir silah donanımına sahip olmak istemektedir.Предпочитают крепкую броню мощному оружию.
Güç ve para düşkünü olan Tenpenny, Los Santos'ta kontrolü ele geçirmek istemektedir.Тенпенни имеет большую власть и влияние на преступников Лос-Сантоса.
Shannon haykırarak Boone'dan yardım istemektedir.Звонила Шеннон, которая просила о помощи.
Ruslar Eflak ve Buğdan'da konsolosluklar kurmak istemekteydi.Документ предусматривал создание русских факторий с консульствами в Кульдже и Чугучаке.
Haçlı askerleri hemen Kudüs'e yürümek istemekteydiler.Армия крестоносцев продолжала свой путь к Иерусалиму.
Bunu yapmasının sebebi Parlamento'dan sürekli para istemek zorunda kalmamaktır.Эти средства позволяли ему в будущем не зависеть от парламента.
Bu durum Ebu-l Kasım’ı barış istemek zorunda bırakmıştır.Он требует от Карла, чтобы тот «навёл порядок в доме».
İngilizler barış istemek zorunda kalmıştır.Арабы попросили мира.
Micheal, çalışanlarının önce kendisini bir arkadaş, daha sonra bir patron olarak görmelerini istemektedir.Майкл настаивает, чтобы все подчинённые думали о нем как о друге, а не о боссе.
Koru kazazadelerin kanını istemektedirler.Ритуалы антагонистов требуют использования крови.
Fakat Harry Potter'ı öldürememesinin nedenini bulmak istemektedir.Так провалилась третья попытка убить Гарри Поттера.
Altınları bulmak istemektedir.عاكش الذهب..
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.وكما تشمل أيضاً صناعة المجوهرات.
Yazar olmak istemektedir.فتون تطمح لأن تكون كاتبة.
Bu durum karşısında Sasani imparatoru, Bizans'tan yardım istemek zorunda kalmıştır.ومع هذا الوضعِ اضُطر إمبراطور الساسانيين إلى طلب العون من البيزنطين لمواجهة هذا الوضع.
Aşkını ona açıklamak istemektedir.بسمة تصرح له بحبها.
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.هما لا يمارسان الحب حتى يتزوجا."
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.اطلب أو قم بالصراخ للمساعدة.
Ama Sorgucu ona inanmaz, çünkü Valentine'dan oğlunu öldürdüğü için intikam almak istemektedir.جايس يحول إخباره بأن هذا لن يفلح لكن المحقق لا يتقبل لأنه يخطط للإنتقام من فالنتاين لأنه قتل ابنه.
Sözde kendisi kaçırılmıştır ve fidye olarak 1 milyon dolar istemektedir.ويشتبه في أن أحد حراسه خانه وقام بقتله للحصول على المكافأة 1 مليون دولار.
Babası, köleliğin kaldırılmasını istemektedir.بل كان الدين الوحيد الذي دعا إلى تصفية الرق.
Bunu unutmak istemektedir.ونسي أن يوصده.
Baba (Metin Coşkun) - Bir kolunu kaybetmiş Baba, oğlunun sağ salim dönmesini istemektedir.وعن ابن عباس: أن قائل ذلك أبي بن خلف - أخرجه ابن مردويه.
Fakat muneccim Kraliceyi istemekte isar etmektedir.ولما أظهر للتو الأمر الإمبراطوري يطلبهم.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.إلا أن الناصر أمر بالقبض عليه.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.فعليه هجر عائلته لكى يحقق طموحه.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.العبيد المجلوبون من البلاد الأجنبية المجاورة وخصوصا الحبشة.
Gençlerin %51’i dışarıya göç etmek istemektedir.كان 51% منهم يؤيدون حقوق التبني.
İngilizler barış istemek zorunda kalmıştır.فاضطر الإسبان إلى أن يدفعوا للأهالي طلبا للسلام.
Cepheye gitme fırsatı bulan İbrahim, ölmeden babasından helallik almak istemektedir.عرض عدي على لطيف فرصة العودة إلى العراق مهددا بقتل والده إذا رفض.
Cücelerden yardım istemek zorundadır.المُرْتَبَط الكُعْبُرِيّ-الزَّنْدِيّ في الساعد.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Abraham quer descansar, mas Glenn quer continuar caminhando para Terminus.