Ana içeriğe geç
Sözlük

istemek ile cümle

istemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sadrazam buradan Belgrad üzerine yürümek istemekteydi.Ja sam zbog oružja otišao iz Beograda.
Daha fazlasını, daha fazla gücü istemektedir.Tko ima mnogo, hoće više.
Ailesi askere gitmesini istemektedir fakat Mertkan gitmez.Vlast mu nudi, da napusti Hrvatsku, no Stepinac to odbija.
Fakat devlet hizmetine girmek istemekteydi.Nastupao je za državnu reprezentaciju.
Ona her şeyi açıklamak istemektedir.Žiadal od nej vysvetlenie.
Bütün maden işçileri Johnson'un aşılmasını istemektedirler.Všetci sa snažia odolávať Jonesovej posádke.
Küçük kızı Bianca görgülü ve kibar biridir, pek çok erkek onunla evlenmek istemektedir.Portia, krásna, mladá a vzdelaná žena, očakáva mužov, ktorí ju požiadajú o ruku.
Hayatının kalan anlarını dileklerini gerçekleştirmek istemektedir.Skutočne chcete stráviť váš zvyšok života modlením sa za dlhovekosť?
Bunu unutmak istemektedir.Toto je dôležité si zapamätať.
Osmanlı İmparatorluğu isyanı bastırmak için Rusya'dan yardım istemek zorunda kaldı.Viedenská vláda musela na potlačenie revolúcie zavolať na pomoc ruskú cársku armádu.
Kadından oğlunu terketmesini istemektedir.Jej posledným želaním bolo, aby jej zanechal syna.
Fakat kendisi sürekli komik olmak istemekte bir keresinde şöyle demişti: "Ben her zaman komik olmak istiyorum.Tak to je istým spôsobom moje zadosťučinenie. –Zábavné na tom je, že som to vždy chcela robiť“.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Pavel oddati tudi dragulje.
O devirde Mısırlılar, Hititlilerden ısrarla Kaşkalı insanlar istemektedir.To je natančno tisto, kar nadlegovalci hočejo od nas.
Aslı bir mesaj imzalamak istemektedir.Pravzaprav pomeni, da mi pošlji znak.
Filistin otoritesi, Kudüs’ü gelecekte kurulmasını istedikleri Filistin devletinin başkenti olmasını istemekte.Palestinci ravno tako zahtevajo, naj bo Jeruzalem prestolnica njihove bodoče države.
Fakat muneccim Kraliceyi istemekte isar etmektedir.Škrat poskuša dobit kraljično nazaj.
Ona her şeyi açıklamak istemektedir.Moža mu vse razložita.
Aşkını ona açıklamak istemektedir.On ji izpove svojo ljubezen.
Yazar olmak istemektedir.Odločil se je, da bo postal pisatelj.
Öncelikle ele aldığı konu, Almanya'nın Finlandiya'dan askerlerini çekmesini istemek oldu.Premirje je zahtevalo, da mora Finska iz svojega ozemlja pregnati vse nemške čete.
Fakat devlet hizmetine girmek istemekteydi.Namenjen je bil državni administraciji.
Siyasi kültür, zaman istemekle birlikte gelişmektedir.Kulturno društvo Leše skozi čas.
Cadılar yüzüğü neden bu kadar çok istemektedir?Torej, zakaj sta ti dve omrežji tako vznemirljivi?
Ama I. Mahmut, onu sadarete getirmek istemekteydi.Ludvik I. ga ukaže obglaviti.
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.Tiesa, ne iš meilės, bet jei Mari to norės.
Polis olmayı istemektedir.Prireikė organizuoti policiją.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Jo sūnus kvietė jį sugrįžti.
Danimarka parlamentosundaki bütün partiler özel okulları finansal olarak desteklemek istemektedir.Lietuvoje privačios mokyklos išlaikomos privataus sektoriaus finansavimo pagalba.
Fakat kendisi sürekli komik olmak istemekte bir keresinde şöyle demişti: "Ben her zaman komik olmak istiyorum.Vėliau ji teigė, kad neturėjo pasirinkimo: "Ilgai maniau, kad pasielgiau drąsiai.
Mutluluk ve erdem bu dünyayı unutmak ve sonsuz tözü bulmak ve bilmek istemektir.Mes mokam mylėti ir kilti aukštyn, Ieškoti ir rasti pasaulį.
İmparator I. Aleksios Selçuklulara saldırılarını kaldırmak istemekteydi.IX a. keli imperatoriai nesėkmingai bandė sutramdyti Fudživaras.
Adam karısını öldürmüş ve buraya gömmek istemektedir.Kad čigonas užmušęs savo žmoną ir čia palaidojęs.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Nors uola nebuvo didelė, jis pasikviesdavo prisijungti ir kitus žmones, ypatingai Ramadano laikotarpiu.
Eserlerini sergilemek için bir galeri istemekteydi ve bir dizi resim yapmaya başlamıştı.Jis norėjo pakeisti gyvenimo būdą, tad nusprendė pradėti piešti manga komiksus.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Raadiumi eest maksis ta 200 USD ja väikse koguse ravimi eest küsis ta 2000 USD.
Altınları bulmak istemektedir.Hakati kasutama kulda.
Güzelgöz, kütüphaneyi sosyalleşme merkezi olarak köy kahvesine bir seçenek haline getirmek istemektedir.Tarvastu raamatukogu on raamatukogu Viljandi maakonnas Viljandi vallas Tarvastu külas.
Shane, bunu uzun zamandır istemektedir.Ka Sullivan oli seda mõtet kaua meeles kandnud.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Dream sai algselt erinevaid kommentaare.
Çünkü önce kendisini anlamasını istemektedir.Esmalt on vajalik iseennast tundma õppida.
Böylece bu sürülerin Perslerin eline geçmesini önlemek istemektedir.Selle muldvalliga piirdeaia eesmärgiks oli takistada huntidel pääsemast Kopli karjamaadele.
Bloom, bu konuda daha fazla şeyler öğrenmek ve Alfea Kolejine gitmek istemektedir.Bljuma soovis haridusteed jätkata ja valmistus õppima ülikoolis.
1 27 istemektedir (1 27 vyhledá léčbu kvůli primárnímu užívání opiátů (
1 27 istemektedir (1 27 zdravljenju zaradi primarnega uživanja opioidov (
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.È meglio chiedere il perdono che il permesso.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Je lepšie žiadať o odpustenie než o povolenie.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Je lepší žádat o odpuštění, než o povolení.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.허락보다는 용서를 구하는게 더 낫답니다.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Lepiej jest poprosić o wybaczenie niż o pozwolenie.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Xin tha thứ thường dễ hơn là xin phép mà.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Лучше просить прощения, чем разрешения.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.עדיף לבקש סליחה מאשר רשות.
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.من الأفضل أن تطلب السماح بدلاً من أن تطلب الإذن
Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.(笑)(拍手)
Affını istemek için geldim.Bocsánatot szeretnék kérni.
Affını istemek için geldim.Eu voltei para pedir seu perdão.
Affını istemek için geldim.He venido a pedirte perdón.
Affını istemek için geldim.Ich möchte Dich um Verzeihung bitten.
Affını istemek için geldim.Ik vraag je me te vergeven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod