Affını istemek için geldim.Jag vill be om förlåtelse.
Affını istemek için geldim.Jeg er kommet for at bede om din tilgivelse.
Affını istemek için geldim.Je suis venue pour te demander pardon.
Affını istemek için geldim.Přišel jsem tě poprosit o prominutí.
Affını istemek için geldim.Prišiel som ťa poprosiť o prepáčenie.
Affını istemek için geldim.Przychodzę prosić o wybaczenie.
Affını istemek için geldim.Sono venuto a chiederti perdono.
Affını istemek için geldim.Tulin pyytämään anteeksiantoasi.
Affını istemek için geldim.Έχω έρθει να ζητήσω τη συγχώρεσή σου.
Affını istemek için geldim.Я пришел просить у тебя прощения.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.아, 그래도 새벽 3시에 전화해서 프린터 고쳐달라고는 하지 마세요.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.Aber rufen Sie mich nicht alle um 3 Uhr nachts an und fragen, ob ich Ihren Drucker einrichten kann.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.Después no me llamen todos a las 3 a.m. pidiéndome que les arregle la impresora.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.E non chiamatemi alle tre di notte per chiedermi di aggiustarvi la stampante.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın. (Gülüşmeler)Các bạn đừng gọi vào ba giờ sáng để nhờ tôi sửa máy in đấy nhé (Tiếng cười)
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.Oh, ne m'appelez pas tous à 3 h du matin pour me demander de réparer votre imprimante!
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.Si va rog sa nu ma sunati la 3 a.m. rugandu-ma sa va repar imprimanta.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.Tylko błagam, nie dzwońcie o 3 nad ranem żebym wam naprawił drukarkę.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.И не звоните мне в три часа ночи с просьбой починить вам принтер.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.И не ми звънете в 3 през нощта да ме молите за помощ.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.ولا تتصلوا بي جميعا الساعة الثالثة فجرا تطلبون مني اصلاح طابعتكم
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.(笑)
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Aber es ist nicht einfach, um etwas zu bitten.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Ale není to jednoduché. Není jednoduché žádat.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Ale nie je to jednoduché. Nie je jednoduché požiadať.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Ale to nie takie proste. Prośby nie są proste.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Dar nu e ușor. Nu e ușor să ceri.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.De ez nem könnyű. Kérni nem könnyű.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Ja ei ole helppoa pyytää.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.물론 부탁한다는 건 쉽지만은 않죠.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Maar het is niet makkelijk om te vragen.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Mais ce n'est pas facile. Ce n'est pas facile de demander.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Ma non è facile. Non è facile chiedere.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Men det är inte lätt. Det är inte lätt att be om saker.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Men det er ikke let. Det er ikke let at spørge.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Não é fácil. Não é fácil pedir.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Nhưng điều đó không dễ dàng. Không dể dàng để xin.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Pero no es fácil. No es fácil pedir.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Tetapi hal ini tidak gampang. Tidaklah gampang untuk meminta.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Αλλά το καταλαβαίνω. Δεν είναι εύκολο να ζητάς.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Защото не е лесно. Не е лесно да молиш.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Та це нелегко. Нелегко просити.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.Это нелегко. Это совсем непросто — попросить.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.אבל זה לא קל. לא קל לבקש.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.ولكن ليس من السهل. ليس من السهل أن نسأل.
Ama bu kolay değil, istemek, sormak kolay değil.抵抗を感じる人が多いんです
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Aber es ist natürlich ein Problem, wenn man Leute auffordert sich auf Probleme zu konzentrieren.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Ale oczywiście proszenie ludzi o skupieniu się na problemach samo jest problemem.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Ale samozřejmě, je problématické ptát se lidi, aby se zaměřili na problémy.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Dar desigur, e o problemă să pui oamenii să se concentreze pe probleme.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Há um problema ao pedir a alguém que se concentre nos problemas.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.하지만 물론 사람들에게 문제에만 집중하라고 하는 것은 문제가 있습니다.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Ma di certo, è un problema chiedere alle persone di focalizzarsi sui problemi.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Mais bien sûr, le fait même de demander aux gens de se pencher sur ces problèmes est tout aussi problématique.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Men selvfølgelig er der et problem i at bede folk fokusere på problemer.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Pero por supuesto, existe un problema al pedirle a las personas que se enfoquen en los problemas.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Régen rossz, ha arra kérjük az embereket hogy a problémákra koncentráljanak.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Tentu saja, ada masalah ketika menyakan orang untuk fokus pada permasalahan.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Tuy nhiên, có vấn đề với việc yêu cầu mọi người tập trung vào các vấn đề.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Uiteraard is het moeilijk om mensen te vragen om te focussen op problemen.