Aran Atya toprağı ele geçirmek istemektedir.Tôn Vũ thừa thắng tiến lên chiếm đất Sào.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hắn là một kẻ vô lại, chuyên quấy rối tình dục người khác, đặc biệt là Sakuma.
Babası vefat eden Oğuz onun ölmeden önceki son arzusunu yerine getirmek istemektedir.Cha anh đã muốn anh được sinh ra ở đó vì những lý do tốt đẹp sau cái chết sớm của người anh trai.
Jerry çünkü bir söz vermiştir ve sözünde durmak istemektedir.Tề Hoàn Công tức giận, muốn bỏ điều hứa.
Invest in Finland ve diğer programlar yatırım çekmek istemektedir.フィンランドにおける投資と他の計画は投資を引き付けることを試みている。
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.宝飾品の製造も行う。
Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde şükranla karşılanacak bir nimet yoktur.説者(ぜいしゃ)能(よ)く人主の逆鱗に嬰るること無くんば、則ち幾(ち)かからん。
William Marshall bundan sonra Londra'yı kuşatmak istemekteydi.ウィリアム・マーシャルは、次なるロンドンでの包囲戦についても準備をしていた。
Osmanlı İmparatorluğu isyanı bastırmak için Rusya'dan yardım istemek zorunda kaldı.清朝は反乱の鎮圧のためにロシア帝国に援助を求めた。
Onun yerinde olmak istemektedir.自らの居場所を求めている。
Buffy de Faith'i yakalayıp kanını Angel'a içirmek istemektedir.フェイスの血を奪うことに失敗したバフィーは、エンジェルに自分の血を飲ませる。
Teresa'nın yerini almak istemektedir.これはテレサの念願であった。
Kralın genç ve güzel kızıyla pek çok soylu kişi evlenmek istemektedir.オランダ ある美しい少女に3人の騎士が求婚をした。
Suzuki ona inanmak istemektedir.鈴木は相談を受ける。
Altınları bulmak istemektedir.師匠は金子貴志。
Sağ eliyle atı istemektedir.和馬に好意を持つ。
Çünkü İslam'da cinlerle iletişime geçmek, onlardan bir şeyler istemek yasaktır.日蓮宗は宗論において敗北を認めさせられ、今後、他の宗派に論争を仕掛けないことを強いられた。
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Aqoursのメンバーの中では、特に鈴木愛奈との親交が深い。
Buradan İndus Nehri karşı sahile geçmeyi istemekteydi.わたしは、岸から離れるようになることを恐れます。
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.今度は警察の助けを借りず、独力で鎮圧することに成功した。
Başarılı bir işkadını olan Irene aynı teyzesi gibi büyük işler yapmak istemektedir.気が強く、同じセブンナイツであるアイリーンとは幼馴染。
Aynı zamanda kendinin büyük bir ordu komutanı olduğunu herkese kabul ettirmek istemekteydi.総大将でなければ彼に付いていきたかったらしい。
Kameraman olmak istemektedir.カメラマンの姿になる。
Fakat yanılmaktadır, Naruto bunu kendisi için de istemektedir.NARUTO 巻ノ参 これが忍の道だってばよ!
Cücelerden yardım istemek zorundadır.シワちゃんに助けを求める。
Aminta çoban olarak kalmak istemektedir.太一をパシリとしてこき使うことがある。
Erisso kızını düşman ile birlikte olmaya istemekle ihanetkar olmakla suçlar.フォレオを女性と間違えて人質にとる。
W.E. aile içi saygının olduğu bir hayat istemektedir.リーの家族はプライバシーを求めた。
Savaşçı olmadan önce yarışçı olmak istemektedir fakat savaşçı olarak uyanır.龍飛とはライバルであったが、龍戦士として目覚めて以降は共闘する。
Jerry çünkü bir söz vermiştir ve sözünde durmak istemektedir.それを見たジェリーはお言葉に甘えて落とすことにした。
Adam karısını öldürmüş ve buraya gömmek istemektedir.兄に殺されて埋められてしまいました。
Nerdeyse onun teslim olmasını istemektedir.其欲申辞救义,不拘此限。
Vali, onlara ölümüne dövüşmelerini emreder ve kasaba halkı da onların kanını istemektedir.賜兄〔顯〕欲為報怨,賓客轉劫人,發覺,州郡殺顯獄中。
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.宝石也可以被拆除。
Altınları bulmak istemektedir.一心想要找到金世遺。
Arkadaşının bu konudaki uzman görüşüne başvurmak istemektedir.他声称他想得到他的朋友对这个对象的专业的评论。
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.她的目的地其實是要去找爸爸。
Bu yüzden Freeman'ın görevi tesisin yüzeyine çıkarak yardım istemektir.弗里曼因此得逃往地面求援。
Bütün maden işçileri Johnson'un aşılmasını istemektedirler.其他保守党人却为约翰逊辩护。
Sağ eliyle atı istemektedir.』乃扶堅上馬。
Austin onu tekrar bulmak istemektedir.魏斯建议她改天再来。
Böylece geyik ve dağ keçisi cinslerini bir arada anmak istemekteyiz.”願至崑崙之懸圃兮,採鍾山之玉英。
Kralı o akşam öldürtmek istemekte azimlidir (Or tutti, sorgete - "Kalkın, bütün siz cehennem elçileri").將官(将官,聲:山本兼平) 僕從(従僕,聲:內田真禮) 先代冬之王(冬の王,聲:森川智之) 在海战中因白夜王指挥不当而战死。
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.她大声向外求救。
Buradan İndus Nehri karşı sahile geçmeyi istemekteydi.不过,她依然大胆地沿着河岸向前走去。
Ona her şeyi açıklamak istemektedir.故此,他希望能了解到一切。
Yazar olmak istemektedir.作者かずみ義幸。
İngilizler barış istemek zorunda kalmıştır.我们已经告诉世界,我们想要和平。
Bir roman yazmaya başlar, romanında yaşamını anlatmak istemektedir.她一開始也夢想讓人生有所寄託。
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.好傻,不知道结婚还要做爱。
Beth babasını da kaybetmesinden dolayı çok sinirlidir ve ilk kez içki içmek istemektedir.她不敢回家,因为她爸又在酗酒。
Bağımsız sürüm, ayrıca, ürünün etkinleştirilmesini istemek için Microsoft Matematik'in ilk sürümüdür.全功能版本是第一個要求進行產品激活的Microsoft Math版本。
Durumunu kurtarabilmek için Pers İmparatorluğu'ndan destek istemek zorunda kalmıştır.皇太子朱高熾力求營救,才免去此事。
Altınları bulmak istemektedir.그는 금을 찾는 데 희망을 두었다.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.이때 초월의 보석 이라는것이 필요하다.
Daha fazlasını, daha fazla gücü istemektedir.그는 오히려 더 많은 것을 요구할 것이다.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.하지만 도와달라는 울부짖음이기도 했지.
Uygun görüş: Hükümet hem görüş istemek hem de o görüşü takip etmek zorundadır.그럼에도 정부는 이의를 제기하겠다는 말만 되풀이하며 저자세를 보이고만 있다.
Yekililerden bu soruna bir çözüm bulmalarnını istemekteyiz.저는 여러분께서 과연 해결책을 갖고 있으신지 묻고 싶습니다.
Marenka mutsuzdur, çünkü ailesi onu hiç tanımadığı bir erkele evlendirmek istemektedir.그런데 어느 날, 결혼도 하지 않았고 자신이 전혀 알지 못하는 아정과 결혼했다는 소문을 듣게 된다.