Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Eleanor tilbød sin mand skilsmisse.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Skolen frasagde alle de andre sutraer, specielt Lotus Sutraen.
Genç Calbo ada valisı Erisso'nun muharebeye devam edip şehrin sultana direnmesini istemektedir.Den unge Calbo presser Paolo Erisso til at kæmpe videre og forsvare byen, mens Condulmiero ønsker at give op.
Suzuki ona inanmak istemektedir.Det lover Mizuki ham.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Dalí laget også juveler.
Laboratuvarlar en son araştırma sonuçlarını genel olarak toplumun gereksinimlerine uygulamak istemektedirler.Laboratoriet bruker de nyeste forskningsresultatene til å dekke de øvrige behovene i samfunnet.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.Naturligvis savner hun også sin mor.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Det var det Davis hadde håpet på fra starten av.
Portekiz ise Juan de Braganza önderliğindeki ayaklanmada kendi bağımsızlığını istemektedir.Også Madagaskar krever suverenitet over Juan de Nova.
Niyeti ona tecavüz etmek veya fidye istemek filan değildir.Han skal ikke kunne underkastes noen form for anholdelse eller tilbakeholdelse.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Jakob ønsker å dra med sitt hus, men Laban ønsker at han forblir.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.Det forekom også at slaver rømte.
ABD halkının bir bölümü, 11 Eylül'ün yeniden soruşturulmasını istemektedir.Det ble avtalt å prøve et nytt opptak den 11. september.
Gertrude, açıklama istemek için Hamlet'i yanına çağırır.Gjertrud kaller inn Hamlet på teppet for å forlange en forklaring.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.Keiseren viste til den politiske nødvendigheten av unionen, men kunne bare sette den gjennom med makt.
Çünkü, burada Breslin'i bir ömür boyu tutmak istemektedirler.De ble boende Newlyn for resten av deres liv.
Marenka mutsuzdur, çünkü ailesi onu hiç tanımadığı bir erkele evlendirmek istemektedir.Til slutt innser hun at det er håpløst, og lar seg gifte bort til en mann som hun ikke elsker.
Yazar olmak istemektedir."Kunsten å være forfatter."
Haçlı askerleri hemen Kudüs'e yürümek istemekteydiler.Korsfarerne begynte nå på sin reise til Jerusalem.
Kendisini Tex karakterine benzetmiş ve Tex adıyla anılmak istemektedir.I retrospekt identifiserte han seg selv med Taylors stil.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Ia membayar $200 untuk radium tersebut dan menjualnya $2.000 untuk satu dosis kecil obat tersebut.
Kendisini "içe dönük bir çocuk" olarak tanımlamakta ama gizliden gizliye aktör olmayı istemekteydi.Meskipun ia merupakan anak introvert, ia diam-diam ingin menjadi aktor.
Üçüncü yasa; T=0’da sıvı ve katıların entropilerinin eşit olmasını istemektedir.Hukum ketiga menuntut agar entropi padatan dan cairan sama pada T=0.
Yardım istemekten başka çaremiz kalmadı.Tidak ada harapan bala bantuan.
Yazar olmak istemektedir.Saya ingin menjadi penulis.
Tuya'nın engelli kocası Bater ise Tuya’yı kurtarmak adına ondan boşanmak istemektedir.Dan suami-suaminya berhak merujukinya dalam masa menanti itu, jika mereka (para suami) menghendaki ishlah.
Ancak o Timon'un şehre dönmesini de istemektedir.Dia ingin uang juga, tetapi dia juga ingin Timon untuk datang kembali ke masyarakat.
Lise'de normal olarak diğerleri gibi yaşamak istemektedir.Yang diinginkannya hanyalah hidup seperti cewek-cewek normal lainnya.
Kahraman olmayı istemektedir.Ia senang menjadi seorang militer.
Örneğin bu eser gerçekten tenor şarkıcılardan geniş bir ses yayılımı istemektedir.Suara ini lebih ringan dan hampir bercirikan suara penyanyi tenor.
İrini danışmanlarını geri istemekteydi.Ia menerima pengunduran diri para penasihatnya.
Regulus savaş sonunda Kartaca kuvvetlerini ezici bir yenilgiye uğrattı ve Kartaca barış istemek zorunda kaldı.Regulus berhasil mengalahkan pasukan Kartago, sampai Kartago harus meminta kesepakatan damai.
Böylece iktidarı eline geçirmek için destek sağlamak istemekteydi.Dia membebankan kekuasaannya secara luas untuk mendukung perangnya.
Babası, köleliğin kaldırılmasını istemektedir.Oleh karena itu, ia berpendapat bahwa perbudakan haruslah dihapuskan.
Kameraman olmak istemektedir.Bekerja sebagai kameramen.
Aşkını ona açıklamak istemektedir.Dia mengungkapkan cintanya.
O da Timon'dan para istemek niyetindedir.Dia menemani ibu Timon mencari Timon.
Yekililerden bu soruna bir çözüm bulmalarnını istemekteyiz.Para peneliti mencoba mencari solusi untuk menyelesaikan masalah ini.
Hagen ir an önce yüzüğü almak istemektedir.Suka mengincar Karin karena menginginkan cincinnya.
Rölans: Düşünmek için süre istemektir.Sammy membutuhkan waktu untuk mempertimbangkannya.
Janning, mahkemenin yetkisini kabul etmemekte ve böyle yaparak resmi bir şekilde protesto etmek istemektedir.Nazaruddin menyatakan tidak akan banding pada putusan ini dan ikhlas menerima putusan hakim.
Fakat yanılmaktadır, Naruto bunu kendisi için de istemektedir.Anaknya, Naruto juga menguasai jurus ini.
Altınları bulmak istemektedir.Mereka sepakat mencari harta karun itu.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Hanya saja, Lucky sejak awal sudah mengambil jalur berbeda.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Emas dan perhiasannya ikut dibawa serta.
Justinianos, Ravenna ve Cherson'da bulunan tebaalarını cezalandırmak istemekteydi.Justinianos quan tâm nhiều hơn về việc trừng phạt thần dân của mình tại Ravenna và Cherson.
Duke, Dune'un yerli savaşçıları Fremen'lerle ittifak kurmak istemektedir.Công tước cũng muốn phát triển mối quan hệ đồng minh với người Fremen, vốn là các chiến binh bản địa của Dune.
Adam karısını öldürmüş ve buraya gömmek istemektedir.Cô ấy giết chồng và chôn anh ta.
Bağımsız sürüm, ayrıca, ürünün etkinleştirilmesini istemek için Microsoft Matematik'in ilk sürümüdür.Sản phẩm độc lập này cũng là phiên bản đầu tiên của Microsoft Math yêu cầu kích hoạt sử dụng.
Çünkü önce kendisini anlamasını istemektedir.Trước tiên phải biết mình rồi mới đến biết người.
Bunu unutmak istemektedir.Anh chỉ muốn quên đi chuyện đó.
Fakat Asker, seçimini kendisi yapıp beğendiği bir kızla evlenmek istemektedir.Nhưng nàng nói rằng con cái có quyền muốn kết hôn khi nào và với ai tùy thích.
Ancak sanatçı daha önceki albümlerinde yakalayamadığı daha fazla özgürlüğü elde etmek istemekteydi.Anh muốn tự do sáng tạo nhiều hơn, một cái gì đó mà anh đã không được phép làm trong các album trước.
Daha fazlasını, daha fazla gücü istemektedir.Điều đó làm có nhiều khả năng mong muốn hơn.
Yardım istemekten başka çaremiz kalmadı.Không còn cách nào khác, Bairam phải phục tùng.
Deneyini tekrarlamak istemektedir.Nó đòi hỏi những trải nghiệm.
Yazar olmak istemektedir.Tôi muốn trở thành nhà văn.
Fakat yanılmaktadır, Naruto bunu kendisi için de istemektedir.Cô cũng không hề nhận ra Naruto có tình cảm đối với mình.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Tuy nhiên, vào cuối đời, Proudhon thay đổi một số quan điểm trước kia của ông.
Cücelerden yardım istemek zorundadır.Họ được cung cấp hậu cần hỗ trợ của nhà Thanh.