Ana içeriğe geç
Sözlük

istemek ile cümle

istemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sultan herkesin bu zaferi kutlamak için ölçülü biçimde eğlenmesini istemektedir.Bécsben mindenki kitörő örömmel ünnepelte a győzelmet.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.Detektív le akarja tartóztatni őket.
Fakat muneccim Kraliceyi istemekte isar etmektedir.Süsü könyörög a Királyfinak.
Teresa'nın yerini almak istemektedir.Édesanyja Teresa Ansúrez.
Hurşit ise, Şehnaz'ı kendi pavyonunda çalıştırmak istemektedir ve bu yolda her şeyi göze alır.A hobót az különbözteti meg a csavargótól, hogy a hobó hajlandó dolgozni, s ezért is utazik.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Hän voi myös louhia jalokiviä.
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Hullulla tiedemiehellä, tohtori Protonilla on aikeena vallata maailma hänen robottiarmeijallaan.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.Uskonnon kumoaminen kansan näennäisenä onnena merkitsee kansan todellisen onnen vaatimista.
Yazar olmak istemektedir.Hän haluaa ruveta kirjailijaksi.
Ayrıca bitki bol miktarda su istemektedir.Kasvi tarvitsee vettä runsaasti.
Ama Alberich altını çok istemektedir.Alberich ryöstää kullan.
Babası Daniel de Moivre bir cerrah idi ve oğlunun iyi bir eğitim almasını istemekteydi.Hänen isänsä Daniel de Moivre oli kirurgi, joka uskoi koulutuksen arvoon.
Buffy de Faith'i yakalayıp kanını Angel'a içirmek istemektedir.Buffy antaa Angelin juoda hänen vertaan.
Prunier Magda'ya Ramboldo'dan bir mesaj getirmiştir; Ramboldo onu metres olarak geri istemektedir.Prunier kertoo Rambaldon odottavan Magdaa takaisin.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Hän hätääntyy ja huutaa apua.
Hagen ir an önce yüzüğü almak istemektedir.Derek ottaa sormuksen vastaan.
Sadrazam Belgrad'ın mutlaka geri alınmasını istemekteydi.Todistaakseen uskollisuutensa Belisarius päätti palata.
Mecnun'u televizyon yıldızı yapmak istemektedir.Ohjelman tuottaa Moskito Television.
Zygmunt tahtı kendisi için istemektedir.Kenraali Gogol vaatii sitä itselleen.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Yrittää vähän kapinoida, jos vain Glenda antaa luvan.
Ona her şeyi açıklamak istemektedir.Kaikki asiat oli selvitettävä hänelle perusteellisesti.
Bunu yapmasının sebebi Parlamento'dan sürekli para istemek zorunda kalmamaktır.Hän sanoikin, ettei hänen tarvitsisi työskennellä enää koskaan rahan takia.
Teresa'nın yerini almak istemektedir.Jimmy saa Troyn paikan.
Turiddu da kiliseye giderek Lola'yı takip etmek istemektedir.Turiddu ja Lola menevät kirkkoon.
Austin onu tekrar bulmak istemektedir.Finn kuitenkin jättää hänet toistamiseen.
Sadrazam ise onun ülkesine dönmesini çok istemekteydi.Askolin olisi tahtonut maansa takaisin.
Salvatore, Toni Cipriani'nin yardımıyla Leone suç ailesini Liberty City'de duyurmak istemektedir.Toni Cipriani on Liberty Cityssä vaikuttavan Salvatore Leonen miehiä.
Bu nedenlerle ülkedeki laik kesim sivil evliliğin kurumsallaşmasını istemektedir.Tänä aikana parin tulee hakea neuvoja paikalliselta neuvostolta avioliiton pelastamiseksi.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hän kosti ankarasti kapinallisille, erityisesti samnilaisille.
Venedikliler de anlaşma istemek zorunda kaldı.Venski olisi ollut valmis tekemään jatkosopimuksen.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.Myös kaikki kylän asukkaat olivat paenneet.
Suzuki ona inanmak istemektedir.Suzuki yrittää estää häntä tulemasta.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.Poliittista oppositiota ei ollut ja hän keskitti kaiken vallan itselleen.
Babası savaşmaya gitmeden önce onu bir defa daha görmek istemektedir.Hän tekee sovun perheensä kanssa ennen lopputaistelua.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.Η κατάργηση της θρησκείας ως απατηλής ευτυχίας του λαού σημαίνει αξίωση της πραγματικής του ευτυχίας.
1914'e geri dönüldüğünde, Kol French Quarter'daki cadılarla ittifak kurmak istemekte.Με αναδρομές στο 1914, ο Κολ είναι σε αναζήτηση ενός είδους συμμαχίας με τις μάγισσες τής Γαλλικής Συνοικίας.
Enrico ile barışmak ve Lucia ile evlenmek istemektedir.Ελπίζει να ειρηνεύσει με τον Ενρίκο και να παντρευτούν με τη Λουτσία.
Ancak sanatçı daha önceki albümlerinde yakalayamadığı daha fazla özgürlüğü elde etmek istemekteydi.Ήθελε περισσότερη καλλιτεχνική ελευθερία, κάτι που δεν του είχε επιτραπεί στα προηγούμενα άλμπουμ του.
Onun için biran evvel askeri harekatı başlatmak istemekteydi.Αποφάσισε όμως να μην κινηθεί στρατιωτικά πρώτος.
Bunun için Pelleas yola çıkmak istemektedir.Γ. Παύλου: Ήρθαμε για να μείνουμε!
Ankete göre Rusların % 50'si 7 Kasım'ın yeniden resmi tatil olmasını istemektedir.Σύμφωνα με έρευνες, μόνο το 5% της ρωσικής κοινότητας σκέφτηκε να επιστρέψει στη Ρωσία στο εγγύς μέλλον.
Yekililerden bu soruna bir çözüm bulmalarnını istemekteyiz.Ήταν επιτακτική λοιπόν η ανάγκη για εξεύρεση λύσης σε αυτά τα προβλήματα.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Ο Αλβάρο ορμά μέσα ζητώντας βοήθεια, έχοντας τραυματίσει θανάσιμα τον Κάρλο κατά τη μονομαχία τους.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Στους τάφους των ευγενών μπορεί επίσης να περιλαμβάνονταν κοσμήματα.
Kameraman olmak istemektedir.Ήμουν έτοιμη για κάμερα.
İkisi de evlenmek istemektedir.Αυτοί είχαν σκοπό να παντρευτούν.
Ama İoannis onlara gözdağı vermek istemekteydi.Το μόνο που είχε να κάνει ο Σαλαντίν ήταν να περιμένει.
Ama Alberich altını çok istemektedir.Ο Yves Behar σκέφτεται πολύ το μέλλον.
Arkadaşının bu konudaki uzman görüşüne başvurmak istemektedir.Εκεί χρειάζεται η γνώμη του ειδικού.
Sadrazam ise onun ülkesine dönmesini çok istemekteydi.Εξέφρασε μάλιστα την επιθυμία του να του επιτραπεί να επιστρέψει στη χώρα του.
Parsifal Amfortas'a huzuruna çıkıp uzun serüvenini anlatmak istemektedir (Zu ihm, des tiefe Klagen.)Parsifal fortæller om sit ønske om at vende tilbage til Amfortas ("Zu ihm, des tiefe Klagen").
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Kvinderne blev berøvet deres smykker.
Altınları bulmak istemektedir.Jeg går efter guldet.
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin idaresinde “Mutluluk Komiseri” kurulmasını istemektedir.Ydermere efterspørger han en “Kommissær for Glæde” i den Europæiske Unions administration.
Marenka mutsuzdur, çünkü ailesi onu hiç tanımadığı bir erkele evlendirmek istemektedir.Mařenka er ulykkelig, fordi hendes forældre ønsker, at hun gifter sig med en, hun aldrig har mødt.
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Dr. Proton er en galning som er fast besluttet på at overtage Jorden med sin hær af Techbots.
Hagen ir an önce yüzüğü almak istemektedir.Til sidst kræver Wotan også ringen.
Fakat kendisi sürekli komik olmak istemekte bir keresinde şöyle demişti: "Ben her zaman komik olmak istiyorum.Senere sagde hun: "I never said 'I want to be alone', I said ' I want to be let alone.
Fakat muneccim Kraliceyi istemekte isar etmektedir.VIDEO: Guldæblerne springer for Dronningen.
Yekililerden bu soruna bir çözüm bulmalarnını istemekteyiz.Borgmesteren lovede, at der ville komme en løsning på problemet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod