Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İsteksizce kabul etti.He reluctantly agreed.
Bu alışılmadık bir istek.This is an unusual request.
Onlar en son haberi duymak için istekliydi.They were agog to hear the latest news.
Biz onların isteklerine saygı duymalıyız.We must respect their wishes.
Tom yardım etmeye istekli görünüyordu.Tom seemed willing to help.
Tom yardım etmek için her zaman istekli.Tom was always willing to help.
Tom'u ziyaret etmek için istekliydim.I was eager to visit Tom.
Ben çok isteksizdim.I was very reluctant.
Tom bunu yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do this.
Tom bunu yapmaya istekli olduğunu söyledi.Tom said he's willing to do this.
Tom bize biraz ödünç para vermeye istekli olacağını söylüyor.Tom says he'd be willing to loan us some money.
Tom onu bizim için yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to do that for us.
Tom bir şey denemek için istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to try anything.
Onu görme hakkında hepiniz isteklisiniz.You’re all fired up about seeing him, I can tell.
Tom Mary ile konuşmak için istekli.Tom is eager to talk to Mary.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmaya isteksizdi.Tom was unwilling to do what we asked him to do.
Tom yeni bir şey denemek için istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to try something new.
Yeni şeyleri denemeye istekliyim.I'm willing to try new things.
Ben yeni bir şey denemek için istekli olurdum.I'd be willing to try something new.
Garajı temizlememe yardım etmek için istekli misin?Are you willing to help me clean the garage?
Tom, Mary'ye yardım etmeye isteklidir.Tom is eager to help Mary out.
Tom Mary'ye yardım etmeye istekli.Tom is eager to help Mary out.
Tom her zaman yardım etmek için istekli.Tom is always willing to help.
Biz görüşmek için istekliyiz.We're willing to negotiate.
Yeni şeyleri denemek için istekliyiz.We're willing to try new things.
Tom eve gitmek için istekliydi.Tom was eager to go home.
Biz risk almaya istekliydik.We were willing to take the risk.
Tom başarılı olmak için istekli.Tom is eager to succeed.
Gerçekten evimi boyamama yardım etmek için istekli misin?Are you really willing to help me paint my house?
Tom oraya gitmek için istekli.Tom is eager to go there.
Bugün Tom'un işteki son günü.Today is Tom's last day at work.
Diğer istekler için, lütfen hatta kal.For all other requests, please hold the line.
İsteklerinizi ihtiyaçlarınızdan ayırın.Separate your wants from your needs.
Biz beklemek için istekli ve mutluyuz.We're willing and happy to wait.
Tüm istekler gizlidir.All requests are confidential.
Tom değiştirmekte isteksizdi.Tom was unwilling to change.
Tom cevaplamakta isteksizdi.Tom was reluctant to answer.
Tom isteksizce güldü.Tom laughed half-heartedly.
Öğrenmeye istekli misin?Are you willing to learn?
Tom konuşmaya istekli.Tom is willing to talk.
Tom çok istekli.Tom is an eager beaver.
Tom, Mary'nin trajik romanını isteksiz olarak yayınladı.Tom reluctantly published Mary's tragic novel.
Tom onu yapmak için istekli olduğunu söyledi.Tom said he was eager to do that.
Mary makul bir kadındı ve o onun kocasının isteklerini yerine getirmesini kolaylaştırdı.Mary was a reasonable woman and that made it easy for her husband to fulfill her wishes.
Tom'un bize yardım etmek için istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to help us?
Tom'un bana yardım etmeye istekli olacağına inanamıyorum.I can't believe Tom would be willing to help me.
Tom'un bizim için dans etmeye istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to dance for us?
Beklemeye istekliyim.I'm willing to wait.
Onu yapmaya istekliyim.I'm willing to do that.
Leyla para için dans etmeye istekli olduğunu açıkça belirtti.Layla made it clear that she was willing to dance for money.
Bunu nereye kadar götürmeye isteklisin?How far are you willing to take this?
Pazartesi günü bana yardım etmeye istekli misin?Would you be willing to help me on Monday?
Onu senin için yapmaya istekliyim.I'm willing to do that for you.
Onu ne kadara satmaya istekli olurdun?How much would you be willing to sell that for?
Sence Tom bizim için şarkı söylemekte istekli olur mu?Do you think Tom would be willing to sing for us?
Ne kadar para ödemeye istekliler?How much are they willing to pay?
Onu yapmakta isteksizim.I'm reluctant to do that.
Bunu isteksizce yaptım.I reluctantly did that.
Sorgulama sırasında, Fadıl herhangi bir soruyu cevaplamaya hazır ve istekli görünüyordu.During the interrogation, Fadil appeared to be ready and willing to answer any question.
Fadıl konuşmaya istekli değil.Fadil is not willing to talk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod