Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fadıl her zaman yardımcı olmaya isteklidir.Fadil is always willing to help.
Tom onu kabul etmeye isteksizdi.Tom was reluctant to admit it.
O onu kabul etmeye isteksizdi.She was reluctant to admit it.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediği her şeyi yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do anything Mary asks him to do.
Tom bunu yapmak için istekli olmadığını belirtti.Tom made it clear that he wasn't willing to do that.
Tom onu sizin için yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to do that for you.
Tom bir şey söylemek için isteksiz gibi görünüyor.Tom seems reluctant to say anything.
Tom onu yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do that.
Tom onu yapmak için istekli olmayabilir.Tom might not be willing to do that.
Tom bunu yapmak için istekli olabilir.Tom might be willing to do that.
Tom onu yapmak için isteksiz görünüyor.Tom seems reluctant to do that.
Tom onu yapmak için istekli değildi.Tom wasn't willing to do that.
Bu hafta cumartesi ve pazar günleri çalışmaya istekli misin?Are you willing to work on Saturday and Sunday this week?
Sen çok istekli görünmüyorsun.You don't seem very enthusiastic.
Ben yardım etmek için her zaman istekliyim.I'm always willing to help.
Uzlaşmaya istekliyim.I'm willing to compromise.
Gitmeye isteksiz görünüyorsun.You seem reluctant to go.
Sen isteksiz görünüyorsun.You seem unenthusiastic.
Aşıklar isteksizce ayrıldı.The lovers reluctantly parted.
CEO'nun işbirliği yapma konusundaki isteksizliği bizi zor duruma soktu.The CEO's unwillingness to cooperate put us in a difficult position.
Bunu yapmak için istekli misin?Are you willing to do this?
Tom o kadar çok para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
Tom o kadar para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
Leyla, Sami'nin evine oldukça istekli gitti.Layla went to Sami's house quite willingly.
Leyla, Kahire'ye geri dönmekte isteksizdi.Layla was reluctant to move back to Cairo.
Tom bana yardım etmeye istekli değildi.Tom wasn't willing to help me.
Tom onu yapmak için isteksizdi.Tom was reluctant to do that.
Tom onu yapmakta isteksizdir.Tom is reluctant to do that.
Eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmekte istekli değil.He is not willing to take responsibility for his actions.
Tom isteksiz ve alaycıdır.Tom is jaded and cynical.
Buradaki biri bunu yapmaya istekli mi.Is anybody here willing to do that?
Tom'un bana yardım etmeye istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to help me?
Tom bunu yapmaya istekli mi?Is Tom willing to do that?
Tom onu yapmaya istekli.Tom is willing to do that.
Bunun yapmak için mantıklı olmayan bir istek olduğunu düşünmüyorum.I don't think this is an unreasonable request to make.
Tom'un çocuklarımıza bakıcılık yapmaya istekli olacağını mı düşünüyorsun?Do you think Tom would be willing to babysit our kids?
Tom'un yardım etmeye istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to help?
O kadar çok ödemeye istekli değil misin?Aren't you willing to pay that much?
Bu kadar çok ödemeye istekli değil misin?Aren't you willing to pay that much?
Onu yapmaya istekli değil misin?Aren't you willing to do that?
Yardım etmeye istekli değil misin?Aren't you willing to help?
Tom ayrılmakta istekliydi.Tom was anxious to leave.
Evimi boyamama yardım etmeye istekli değil misin?Aren't you willing to help me paint my house?
Tom onu yapmaya isteksiz.Tom is unwilling to do that.
Tom'un bana bunu nasıl yapacağımı göstermeye istekli olacağını sanmıyorum.I don't think Tom would be willing to show me how to do that.
Tom'un bunu yapmamıza yardım etmeye istekli olacağını sanmıyorum.I don't think Tom would be willing to help us do that.
Tom'un bize yardım etmeye istekli olacağını sanmıyorum.I don't think Tom would be willing to help us.
Tom bunu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said he was unwilling to do that.
Tom onu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't willing to do that.
Tom'un bunu yapmaya istekli olup olmayacağından şüpheliyim.I doubt if Tom would be willing to do that.
Tom'un bunu yapmaya istekli olacağını sanmıyorum.I doubt if Tom would be willing to do that.
Tom onu yapmaya istekli olduğunu söyledi.Tom said he was willing to do that.
Sami cinsel istekleri ile baş etmek için porno sitelerini ziyaret ediyordu.Sami visited porn websites to cope with his sexual urges.
Sami'nin şiddet içeren cinsel istekleri porno siteleri tarafından harekete geçirildi.Sami's violent sexual urges were excited by porn websites.
Öğrenmeye istekliyim. Tom, bana öğret!I'm eager to learn. Tom, teach me!
O sorumluluk kabul etmek için isteksiz.She is unwilling to accept responsibility.
Tom bize yardım etmek için istekli olmayabilir.Tom might not be willing to help us.
Tom bunu yapmak için isteksiz olmalı.Tom must be reluctant to do that.
Tom bunun hakkında isteksiz olabilir.Tom may be unenthusiastic about that.
Bunu nasıl yapacağınızı göstermeye istekli olan tek kişi olabilirim.I might be the only person who's willing to show you how to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod