Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Alla de äldste och allt folket sade till honom: »Hör icke på honom och gör honom icke till viljes.»
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Alle de Ældste og alt Folket svarede ham: "Hør ham ikke; du må ikke give efter!"
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.A všetci starší mu povedali aj všetok ľud: Neposlúchni ani neprivoľ.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Các trưởng lão và cả dân sự đều tâu với vua rằng: Ðừng nghe, và chớ chịu chi hết.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Các trưởng_lão và cả dân_sự đều tâu với vua rằng : Ðừng nghe , và chớ chịu chi hết .
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Da sa alle de eldste og alt folket til ham: Du må ikke høre på ham og ikke gi efter.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Da sprachen zu ihm alle Alten und das Volk: Du sollst nicht gehorchen noch bewilligen.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.És mondának néki a vének mindnyájan, és az egész nép: Ne engedj néki, és az õ akaratját be ne teljesítsd.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.In vsi starejšine in vse ljudstvo mu reče: Ne poslušaj ga in ne vdaj se mu!
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.I řekli jemu všickni starší a všecken lid: Neposlouchejž ho, ani mu povoluj.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.I rzekli do niego oni wszyscy starsi, i wszystek lud: Nie słuchaj ani przyzwalaj.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Kaikki vanhimmat ja kaikki kansa sanoivat hänelle: "Älä kuule häntä äläkä suostu".
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.모든 장로와 백성들이 다 왕께 고하되 왕은 듣지도 말고 허락지도 마옵소서 한지라
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Para pemimpin dan rakyat berkata, "Jangan hiraukan dia, Baginda! Jangan menuruti kemauannya.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Responderam-lhe todos os anciãos e todo o povo: Não lhe dês ouvidos, nem consintas.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Toţi bătrînii şi tot poporul au zis lui Ahab: ,,Nu -l asculta şi nu te învoi.``
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Tous les anciens et tout le peuple dirent à Achab: Ne l`écoute pas et ne consens pas.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Tutti gli anziani e tutto il popolo dissero: «Non ascoltarlo e non consentire!»
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler."U moet hem niets meer geven", adviseerden de leiders.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Y todos los ancianos y todo el pueblo respondieron: --No le escuches ni accedas
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Και ειπον προς αυτον παντες οι πρεσβυτεροι και πας ο λαος, Μη υπακουσης μηδε συγκατανευσης.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.А всичките старейшини и всичките люде му рекоха: Да не го послушаш, нито да склониш.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.И сказали ему все старейшины и весь народ: не слушай и не соглашайся.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.ויאמרו אליו כל הזקנים וכל העם אל תשמע ולוא תאבה׃
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.فقال له كل الشيوخ وكل الشعب لا تسمع له ولا تقبل.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.長 老 和 百 姓 對 王 說 、 不 要 聽 從 他 、 也 不 要 應 允 他
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.長老 和 百姓 對 王說 、 不 要 聽從 他 、 也不 要 應 允他
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.A primeira destas armadilhas é a relutância em admitir complexidade.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Az első ilyen csapda az, hogy nem akarjuk elismerni a dolog komplexitását.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Cái bẫy đầu tiên là sự miễn cưỡng chấp nhận sự phức tạp.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.De eerste valkuil is de aarzeling om complexiteit toe te geven.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Den första av dessa fällor är oviljan att erkänna komplexitet.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Den første af disse fælder er en modvilje mod at indrømme, at det er indviklet.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Die erste dieser Fallen ist ein Widerstreben, Komplexität zuzugeben.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Ensimmäinen näistä ansoista on vastahakoisuus myöntää monimutkaisuus.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Jebakan pertama adalah keengganan untuk mengakui kerumitan.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.첫번째 함정은 복잡함을 복잡함이라고 하기 꺼려하는 것입니다.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.La prima di queste trappole è la riluttanza ad ammettere la complessità.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.La primera de estas trampas es la reticencia en admitir su complejidad.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Le premier piège est le rejet de la complexité.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Pierwsza pułapka to opór przed uznaniem złożoności zjawiska.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Prima dintre aceste capcane e reticenţa de a admite complexitatea fericirii.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.První z těchto pastí je neochota připustit si komplexnost.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Prvou z týchto nástrah je neochota prijať komplexnosť.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Η πρώτη από αυτές τις παγίδες είναι η απροθυμία να παραδεχτούμε πως είναι ένα περίπλοκο θέμα.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Первая из этих ловушек -- это нежелание признать, насколько сложно это понятие.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Перша з цих пасток - це небажання визнати, яким складним є це поняття.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Първият от тези капани е една неохота да се признае сложността.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.המלכודת הראשונה היא אי-הרצון להודות במורכבות.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.أول هذه الفخاخ هو التردد حول الإعتراف بالتعقيد.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.複雑さを認めることへの抵抗感にあります 幸福という言葉は もはや役立つ言葉ではない-
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıA feladatra érkezett kérés befejeződött
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıBegäran om aktiviteten är nu fullständig
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıDie Aufgabenanforderung ist jetzt vollständig
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıForespørgslen vedr. dette gøremål er nu færdig
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıHet verzoek voor deze taak is nu voltooid
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıLa demande concernant cette tâche est désormais achevée
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıLa richiesta per questa cosa da fare è ora completa
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıO pedido para este item por- fazer está agora completo
Bu yapılacak öges için yapılan istek tamamlandıPožadavek na tento úkol je nyní dokončen