Bunları yapmak için hiçbir istek yokken bile yapmaktır.Az emberek adnak mondjuk három dollárt.
Bunları yapmak için hiçbir istek yokken bile yapmaktır.스스로 원하지도 않는데 말이죠.
Bunları yapmak için hiçbir istek yokken bile yapmaktır.מבלי שאפילו תרצה בכך.
Bunları yapmak için hiçbir istek yokken bile yapmaktır.من دون حتى أن تريد ذلك.
Bunları yapmak için hiçbir istek yokken bile yapmaktır.音楽の力は
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Akibatnya lulusan pendidikan tinggi kami tidak dapat mengikuti permintaan pasar di India.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Come risultato di ciò un'educazione superiore è semplicemente non tenere il passo con la domanda indiana.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Como resultado, nuestra educación superior no le sigue el ritmo a la demanda india.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Drept rezultat, învățământul nostru superior nu ține pasul cu nevoile Indiei.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Ennek következtében a felsőoktatásunk egyszerűen nem tart lépést India igényeivel.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Et il en résulte alors un système qui n'est simplement pas capable de suivre la demande interne.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Hierdoor kan ons hoger onderwijs niet voldoen aan de Indiase eisen.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Im Ergebnis kan unsere höhere Ausbildung einfach nicht mit Indiens Bedarf mithalten.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Kết quả của nền giáo dục bậc cao không chỉ đơn giản là theo kịp nhu cầu của Ấn Độ.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Na skutek tego nasze szkolnictwo wyższe nie dotrzymuje kroku potrzebom Indii.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.Výsledkem je, že naše vyšší školství jednoduše zaostává za poptávkou.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.В резултат на това нашето висше образование просто не се движи в крак с потребностите на Индия.
Bunun bir sonucu olarak Yüksek ögretim Hindistanın isteklerine yanıt vermiyor.В результате, наше высшее образование просто не поспевает в ногу с потребностями страны.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Afin de faire cela il nous fallait également un client prêt à prendre des risques raisonnés.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Để làm được điều đó, lần nữa, chúng ta cần khách hàng chấp nhận rủi ro giáo dục,
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Hogy ezt tegyük, egy olyan kliensre volt szükségünk, aki hajlandó volt informált rizikót vállalni.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.이 모든 것이, 다시한번 강조하건데 우리는 조언가들에 귀를 기울이고 현명한 모험을 할 줄 아는 클라이언트가 없이는 불가능 했습니다.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Om dat te kunnen doen, moest de cliënt opnieuw bereid zijn risico te nemen.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Para hacer eso, de nuevo, necesitábamos un cliente dispuesto a asumir riesgos educativos.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Pentru a face asta, din nou, aveam nevoie de un client care era gata să îşi asume riscuri educaţionale.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Per far ciò, avevamo bisogno di un cliente disposto a prendersi rischi ponderati.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Um das tun zu können, brauchten wir wiederum einen Kunden, der bereit war, Bildungsrisiken einzugehen.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Żeby to zrobić, klient musiał zdecydować się na ten pouczający eksperyment.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Για να γίνει αυτό το έργο, έπρεπε ο πελάτης να είναι πρόθυμος να αναλάβει ένα ρίσκο.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Для того чтобы это сделать, нам нужен был клиент, готовый идти на "учебный риск".
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.За да стане това, отново, ни беше нужен клиент, желаещ да поема образователни рискове.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.Щоби втілити цю ідею, наш замовник мусив піти на ризик.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.כדי לעשות זאת, שוב, אנו נזקקנו ללקוח שהיה מוכן לקחת סיכונים מושכלים.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.لنتمكن من فعل ذلك, كنا بحاجة لعميل مستعد على اتخاذ مخاطرة مدروسة.
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.クライアントの 教育的支出もいとわぬ覚悟でした 一つ 重要な要請を受けました
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Aina on hartaasti haluavia, mutta vanhurskas antaa säästelemättä.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Có người trót ngày ham hố quá; Nhưng người công bình ban cho không chắt lót.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Có người trót ngày ham_hố quá ; Nhưng người công_bình ban cho không chắt_lót .
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Den snikne är alltid full av snikenhet; men den rättfärdige giver och spar icke.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Er wünscht den ganzen Tag; aber der Gerechte gibt, und versagt nicht.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.ész nap kivánságtól gyötretik; az igaz pedig ád, és nem tartóztatja meg [adományát.]
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Hay quien todo el día codicia y codicia, pero el justo da y no escatima
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Hele dagen attrår og attrår han, men den rettferdige gir og sparer ikke.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Każdego dnia pała pożądliwością; ale sprawiedliwy udziela, a nie szczędzi.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.každého dňa si dychtivo žiada; ale spravedlivý dáva a neskrblí.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Každého dne žádostí hoří, spravedlivý pak dává a neskoupí se.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.어떤 자는 종일토록 탐하기만 하나 의인은 아끼지 아니하고 시제하느니라
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Toată ziua o duce numai în pofte: dar cel neprihănit dă fără zgîrcenie. -
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Todo o dia o ímpio cobiça; mas o justo dá, e não retém.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Tout le jour il éprouve des désirs; Mais le juste donne sans parcimonie.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Tutta la vita l'empio indulge alla cupidigia, mentre il giusto dona senza risparmiare
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Ugerningsmand er stadig i Trang, den retfærdige giver uden at spare.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.ves dan ga je sama želja; pravičnik pa daje in ne stiska.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.επιθυμει ολην την ημεραν επιθυμιας ο δε δικαιος διδει και δεν φειδεται.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.всякий день он сильно алчет, а праведник дает и не жалеет.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.Той се лакоми цял ден, А праведният дава и не му се свиди.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.כל היום התאוה תאוה וצדיק יתן ולא יחשך׃
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.اليوم كله يشتهي شهوة. اما الصدّيق فيعطي ولا يمسك.
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.有 終 日 貪 得 無 饜 的 . 義 人 施 捨 而 不 吝 惜
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.有 終日貪 得 無饜 的 . 義人 施捨 而 不吝惜