Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ruslar isteklerini çok genişletmişler ve hemen hepsini kabul ettirmişlerdir.Međutim onda se Rusima otvorilo i vrlo brzo su posve preuzeli igru u svoje ruke.
"Batalla'dan şaşırtan istek".Uzbuđen sam zbog Batmana kojeg smo stvorili."
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Nakon smrti je ubrzo proglašen svetim.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.Kritizirao je i američko miješanje u Vijetnamski rat.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Marljiva je i velikodušna osoba, i uvijek je spreman pomoći drugima.
Anna Sultan'ın isteklerini kabul etmez.Caru Ivanu se sultanova želja nije svidjela.
İsteksizce kabul eder ve köylülere savaş eğitimi vermeye çalışır.Bezuvjetno izvršava njegove naredbe i pokušava sabotirati djecu.
Lakin 1.Dünya Savaşı nedeni ile bu istek erişilebilir olmadı.Po vypuknutí 1. svetovej vojny sa tento zámer neuskutočnil.
Manon babasının isteklerine uyarak bir manastıra gitmektedir.Z rozhovoru, ktorý vypočuje, sa dozvedá, že Manon je podľa priania svojho otca na ceste do kláštora.
Jack isteksizce kabul eder.Andy neochotne súhlasí.
Yani kurumları kendi istekleri ve talepleri doğrultusunda şekillendirirler.To umožňovalo cenzorom postupovať podľa vlastnej vôle a požiadaviek.
Anna Sultan'ın isteklerini kabul etmez.Už nikto nemohol pochybovať o sultánových zámeroch.
Fakat bu istek yerine getirilmediğinde kız kardeşleri kaybolur.V prípade jeho neuhradenia ich pridružené členstvo zaniká.
İsyancı askerlerin isteklerinin tamamı yerine getirildi.Samovraždy zúfalých vojakov boli na dennom poriadku.
Ne Avrupalı asiller ne de halk arasında yeni bir Haçlı seferine katılmak için pek istek bulunmuyordu.Boh totiž nechcel aby jedli aj zo susedného stromu života.
Savaş sırasında çok sayıda tarafın farklı istekleri olmuştur.Počas vojny došlo k niekoľkým význačným udalostiam.
Bizanslılar düşmanlığın kesilmesi konusunda istekliydiler, kabul ettiler.Sirotkovia ešte chceli svoju vojnovú korisť obohatiť, tak sa rozdelili.
Bu istek şiddetle reddedildi.Táto žiadosť však bola rázne zamietnutá.
Chamberlain Südet Almanlarının taleplerinin makul ve Hitler'in isteklerinin sınırlı olduğunu düşünüyordu.Chamberlain je verjel, da so pritožbe sudetskih Nemcev upravičene, Hitlerjevi nameni pa omejeni.
Mallette isteksizdi; şöyle dua ettiğini hatırladı, "Tanrı'm, onu sana verdim.Malletteovi vse skupaj ni bilo preveč všeč; spomnila se je, da je molila: Bog, podarila sem ga tebi.
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Kmalu po smrti so ga razglasili za svetnika.
Yani kurumları kendi istekleri ve talepleri doğrultusunda şekillendirirler.Zemlja so si razdelili seveda po lastnih željah in interesih.
Mahkeme isteksizce Gandi'yi salmak zorunda kaldı.Karel je bil osovraženega Godoya prisiljen razrešiti.
Bu notada ilk istekler tekrarlanıyordu.Pri tem zapišemo samo prvo ponovitev.
İşi, onların istekleri ve ihtiyaçlarına uygun müzik bestelemekti.Človek je začel naravo spreminjati po svojih željah in potrebah.
Falstaff bu istekten çok saisrmiştir.Falstaff zadovoljen pristane na predlog.
Hayatımın bütün istekleri ve ümitleri yerine geldi.S tem so se ji izpolnila vsa njena pričakovanja in želje.
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Neizpolnjene želje so tudi trpljenje.
1095'te Aleksios'un elçileri yardım isteklerini Piacenza Konseyi'inde Papa II. Urban'a tekrar bildirdiler.Marca 1095 je Aleksej poslal odposlance na koncil v Piacenzi s prošnjo papežu Urbanu II. za pomoč.
İstekleri 1918-1919 öğrenim yılında kabul edildi.Njegova profesorska pot se je začela v šolskem letu 1918/1919.
Lincoln isteksizce Kellerman'ı takip eder.Spencer se kljub temu še vedno skrivoma dobiva z Wrenom.
Ancak 20. yüzyılın başlarında Finler arasında bağımsızlık istekleri arttı.Od začetka dvajsetega stoletja so se povečala prizadevanja za neodvisnost.
Gençlere istekleri halinde ayrı muamele yapılır.Mladi se trudijo iti v korak z novimi zahtevami.
Piromani, birçok kez istekli ve kasıtlı olarak yangın çıkarma eylemi.Piroman ni naključni, pač pa namerni, zavestni in večkratni požigalec.
Lakin 1.Dünya Savaşı nedeni ile bu istek erişilebilir olmadı.Bet pirmąjai civilizacijai ši problema neturėjo iškilti.
Halkın isteklerinin hiçbir önemi yoktur.Aplinka žmogui neturi jokios prasmės.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Riūkiečių norų nebuvo paisoma.
Sadece çoğunluğun istekleri dikkate alınır.Dauguma žmonių norų nuolat kartojasi.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.Pasmerkė Jungtinių Valstijų įsitraukimą į Vietnamo karą.
Şehvet cinsel istek duygusudur.Kai kurie mano, kad aseksualumas yra seksualinis sutrikimas.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.Seejuures on tähtis ületada oma egoistlikud instinktid.
"E" durumundaki ön bellek satırına sahip olan ön bellek isteklere cevap verebilir.E-teenuste järgmine põlvkond ennustab su soove.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.Ta oli vastu USA osalemisele Vietnami sõjas.
Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı Hollanda halkı arasında demokrasi isteklerine yol açtı.Prantsuse revolutsioon ja Ameerika iseseisvussõda tõid liberaalsed ideed ka Ladina-Ameerikasse.
Leslie tereddüt ederek isteksizce de olsa yapar.Enkindu läheb kõhklustest hoolimata kaasa.
Yöneticilerin bu isteklere ne şekilde yanıt vereceği halen kesin değildir.Pole selge, miks reflektiivne mina peaks püüdma neid soove rahuldada.
1 istek paketi, 2 cevap paketi.11 teadustrükist, sh 2 brošüüri.
Veriler transfer edilirken bilgisayar programcıya mesaj gönderir bu da istekleri sıraya koyar.Andmeid sooviv arvuti saadab plaanurile teate ja plaanur paneb selle järjekorda.
Bu alınan taşın elinizde istekada durmasına müsaade edilmez.Kord juba lauale asetatud kivi ei ole lubatud liigutada.
En azından niyetli ve isteklidir.Või suudab ja tahab.
Haiti adanın kendisine ait olduğunu iddia eder, ancak ABD tarfından bu istek kabul görmez.Saar kuulub inkorporeerimata alana Ameerika Ühendriikidele, kuid sellele pretendeerib ka Haiti.
Manon babasının isteklerine uyarak bir manastıra gitmektedir.Manon peab vastu tahtmist perekonna sunnil kloostrisse minema.
Her iki donanma da muharebeye girmek konusunda isteksizdir.Ka sõjalaevastikud olid valmis teineteist ründama.
Yazarların isteklerine göre 30'dan fazla arayüz seçeneği vardır.Tema juhendamisel on kaitstud üle 30 kandidaadiväitekirja.
Daha fazla güç için her zaman istekli.Püüeldi aina suurema võimenduse suunas.
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)%1 (%2 bogues, %3 souhaits)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)%1 (%2 bug, %3 desideri)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)%1 (%2 bugs, %3 wishes)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 chýb,% 3 prianí)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 erros,% 3 pedidos)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod