% 1 (% 2 hata,% 3 istek)%1 (%2 fallos, %3 peticiones)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)%1 (%2 Fehler, %3 Wünsche)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 fejl,% 3 ønsker)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 fel,% 3 önskemål)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 hiba,% 3 fejlesztési kérés)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 hroščev,% 3 želja)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 vikailmoitusta,% 3 toivetta)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 σφάλματα,% 3 ευχές)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (% 2 вади,% 3 побажань)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)%1 (%2 件のバグ, %3 件の要望)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (błędów:% 2, życzeń:% 3)
% 1 (% 2 hata,% 3 istek)% 1 (ошибок:% 2, пожеланий:% 3)
16. Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizlice루이 16세는 마지못해 왜 바스티유 습격 사건이 일어났는지 조사해보고는
16. Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizliceLouis XVI verdween min of meer naar de achtergrond (met flinke tegenzin) en zei:
16. Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizliceLuiz XVI havia, relutantemente, ficado nos bastidores.
16. Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizlice "Size artık karışmayacağım" demişti.Ludwik XVI niechętnie wycofał się za kulisy i powiedział:
16. Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizliceأُرغم لويس السادس عشر على ان
16. Louis isteksiz bir biçimde Millet Meclisi'ne gizlice「わかった、国会議会の人達、もうこれ以上邪魔はしないよ」
% 1 zaten istek listenizde.%1 è già sull' elenco di osservazione.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 er tilføjet til observationslisten.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 finns redan i önskelistan.
% 1 zaten istek listenizde.%1 is al in uw waarneemlijst opgenomen.
% 1 zaten istek listenizde.%1 ist bereits in Ihrer Wunschliste.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 je že na opazovalnem seznamu.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 już znajduje się na liście życzeń.
% 1 zaten istek listenizde.% 1이 희망목록에 이미 있습니다.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 már szerepel a megfigyelési listában.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 pridané do zoznamu pozorovaní.
% 1 zaten istek listenizde.%1 se trouve déjà dans votre liste de souhaits.
% 1 zaten istek listenizde.%1 ya está en su lista deseada.
% 1 zaten istek listenizde.% 1 е добавен към списъка за наблюдение.
% 1 zaten istek listenizde.%1 は既にあなたの希望リストにあります。
% 1 zaten istek listenizde.Am adăugat% 1 la lista de observații.
% 1 zaten istek listenizde.Lisättiin% 1 havaintolistaan.
% 1 zaten istek listenizde.O% 1 já está na lista de observações.
% 1 zaten istek listenizde.Το αντικείμενο% 1 βρίσκεται ήδη στη λίστα παρατήρησης.
% 1 zaten istek listenizde.Об' єкт% 1 вже перебуває у списку бажаних.
% 1 zaten istek listenizde.Объект% 1 уже находится в списке наблюдения.
% 1 zaten istek listenizde.هو بوصة قائمة.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.우리는 2011년 미국 독립기념일에 인터넷으로 '상호의존'에 대한 단편 제작에 도움을 줄 것을 요청했습니다.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.2011年7月4日,我们发布了一个在线请求 请大家参加一个有关相互依存的短片。
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.4.6.2011 julkaisimme pyynnön, että ihmiset ottaisivat osaa lyhytelokuvaan keskinäisestä riippuvuudesta.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.4go lipca 2011 zamieściliśmy prośbę on-line, żeby wziąć udział w krótkim filmie o współzależności
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.4 júla 2011 sme internetom odoslali požiadavku na zúčastnenie sa na krátkom filme o vzájomnej závislosti..
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.Den 4. juli 2011 bad vi via nettet om bidrag til en kortfilm om gensidig afhængighed.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.Den fjärde juli 2011 delade vi en förfrågan på nätet Om att delta i en kort film om vårt beroende av varandra.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.Pe 4 iulie 2011 am postat, online, o cerere pentru participarea intr-un film scurt despre interdependenta.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.Vyzvali jsme 4. července 2011 na internetu lidi, aby se podíleli na tvorbě filmu o vzájemné závislosti.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.Στις 4 Ιουλίου 2011 θέσαμε διαδικτυακά ένα αίτημα για συμμετοχή σε ένα μικρό φιλμ για την αλληλεξάρτηση.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.На 4 юли 2011 г. публикувахме в интернет покана за участие в късометражен филм за взаимозависимостта.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.في الرابع من يوليو 2011، نشرنا طلبًا على الانترنت للمشاركة في فيلم قصير عن الترابط.
4 haziran 2011'de, birbirine bağımlılık hakkındaki bir kısa filme katılım için online bir istek gönderdik.相互依存に関する短編映画への参加を呼びかけました。 世界中から、アートワークやビデオが寄せられました。
Açıklamalara ihtiyacım var. Tabi, tabi, bütün acılardan sonra, bu kabul edilebilir bir istek.Certo, certo, è comprensibile, dopo tutte le tue sofferenze...
Açıklamalara ihtiyacım var. Tabi, tabi, bütün acılardan sonra, bu kabul edilebilir bir istek.Χρειάζομαι εξηγήσεις. "! βέβαια, βέβαια, κατανοητό, μετά από τόσα βάσανα
Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.Așa că tipul ne-a dat drumul în silă înăuntru și ne-am așezat pe podea.
Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.Così un po' riluttante il tipo ci lasciò entrare e ci sedemmo sul pavimento.
Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.El tipo nos permitió entrar a regañadientes y nos sentamos en el piso.
Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.Hắn ngần ngại cho chúng tôi vào. Chúng tôi ngồi trên sàn nhà.
Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.Ietwat aarzelend liet de man ons binnen en we gingen op de grond zitten.
Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.I facet niechętnie wpuścił nas do środka.