Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir veya birkaç istek yerine getirilmemişken istemci geçiş durumundadır (İng. to be in transition).또는 무괴(無愧)는 불선심을 일으키는 바로 그 때 이숙과(異熟果)에 대해 돌아다봄이 없는 마음작용이다.
Çünkü Osmanlılar isteklerin reddi halinde Kırımlıların kendilerine yüz çevirmelerinden çekinmektelerdi.백기는 이 군사들을 살려두면 훗날 난을 일으킬까 두려워하였다.
Bu misyonerlerin ve yurtdışındaki tüccarların isteklerine bir cevaptı.외국 무역 선박과 수출·수입품의 감독에 관한 사항이다.
Üç Saat Opereti bu istek üzerine yazılır.이로써 메시는 이 상의 후보에 3년 연속으로 오르게 되었다.
Sadece çoğunluğun istekleri dikkate alınır.한편 당원들은 대부분 별명으로 통칭된다.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.매우 사교적이고 남을 도와주기 좋아하는 유형이다.
İstek olarak: "Her sözcüğü iki kere söyle".또 어떤 이는 설하기를, “이 말은 두 가지 뜻 모두에 근거한 것이다”고 하였다.
İstek listesine ekle.이것을 청약의 교차라고도 한다.
İkincisi batini, içinden geçeni ve istekleri bırakmayı içerir.두 번째, 문벌을 폐지하고 능력에 따라 인재를 등용한다.
Komut (command pattern) Kullanıcı(nesnel) isteklerinin nesnelere dönüştürülerek işlenmesini olası kılar.이들과 결탁하여 이들의 계획에 공모하는 것은 허용된다.
Sosyalizme de istekli ve bu konuda da keşfetmeye açıktı.파시즘은 구체제 역시 결함투성이라고 생각했고 진보를 지향했다.
Fakat durumlu bir sunucu, kendisine gelen istekler arasında bilgi tutar.무의식의 하나님은 숨은 하나님과 관계를 언급한다.
Devlet ricalından aldığı nasihatlere uyan Abdülmelik kendi isteklerini zorlamadı.유헌의 참언을 들은 원담은 왕수를 중용하지 않았다.
O, halkın isteklerini kendi benliğinde hissederek gerçekleştirir ve dikkate alır.그는 개인의 정치적인 성향에 다양성을 인정하고 존중하고 있는 것으로 사료된다.
Başlamak için fazla istekliyim."אז אני מאוד להוטה להתחיל את זה".
Charley daha önce Jesse ile beraber soygunlarda bulunmuştu ama Bob daha yeni katılmış ancak istekli biriydi.צ'ארלי השתתף כבר עם ג'סי במעשי שוד, אך בוב היה מגויס חדש ונלהב.
Rollins, Ambrose ile tekrar bir araya gelmek zorunda kalacağı için bunu isteksizce kabul etti.רולינס הסכים באי רצון לבקשה של ריינס, משום שיצטרך להתאחד עם אמברוז שוב.
Burada sunulanlar temel RTSP istekleridir.להלן מוצגות בקשות RSTP בסיסיות.
Bu istek PLAY isteği gönderilmeden önce yapılmalıdır.בקשה זו חייבת להישלח לפני שליחת בקשת PLAY.
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.אוליבר מנשק את אליו בחזרה, אך מסרב להמשיך מעבר לכך.
DESCRIBE DESCRIBE isteği RTSP URL (rtsp://...) isteklerinive yönetilebilir cevap veri türlerini içerir.DESCRIBE בקשת DESCRIBE כוללת URL של RTSP שמתחיל ב־rtsp://..., וסוג המידע החוזר הנתמך.
Türkiye, uzay teknolojisi alanında Hindistan ile işbirliğini genişletmeye isteklidir.הודו ורוסיה שיתפו פעולה באופן נרחב אף בתחום טכנולוגיית החלל.
Mallette isteksizdi; şöyle dua ettiğini hatırladı, "Tanrı'm, onu sana verdim.בכמיהה נואשת התחננתי לו: "נשמתי שלי, האם זו את?"
Onlara göre bizim isteklerimiz emir.לכן זו ממש מצווה עבורם.
İstekleri bu kadarla kalmaz.זה לא יספק את הרצונות שלהם.
Bu istek kabul pilotlarca kabul edildi.בקשתו של טייס המשנה נענתה בחיוב.
İstekleri kabul edilmeyen saldırganlar 15 saat sonra polise teslim olmuşlardır.אולם תומכי הכסף החופשי סירבו להיכנע, והחוק עבר בבית הנבחרים רק לאחר חמישה עשר שבועות.
İstek medya akış URL'sini ve taşıma belirteci içerir.הבקשה מכילה את URL זרם המדיה ומפרט תעבורה.
Ancak 20. yüzyılın başlarında Finler arasında bağımsızlık istekleri arttı.במהלך סוף שנות ה-80 גברה הדרישה לעצמאות.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.הוא חכם ונחמד אוהב לעזור לאחרים.
Sadece çoğunluğun istekleri dikkate alınır.רוב תפקידיו של הנשיא ייצוגיים בלבד.
Birkaç yıl sonra aynı kulüpte istek üzerine yeniden sahneye çıktı.שלושה ימים לאחר מכן, נערכה הופעה נוספת של הלהקה באותו מועדון.
Son istekler onun için çok önemlidir.שלימוד גמרא יהיה בשבילו העיקר החשוב.
El Cid’in alçak gönüllü bir yapısı olduğu için askerlerinden gelen öneri veya istekleri değerlendirirdi.אל סיד היה אדם צנוע ולא היסס לקבל הצעות שבאו מקרב חייליו, אם חשבן לראויות.
İstek listesine ekle.הוספת פריטים לרשימה.
Öğrenciler isteklerine göre pansiyonda kalabilir ya da okul dışında konaklayabilirler.הסטודנטים נאלצים לעמוד בזמן ההרצאה או אפילו להישאר מחוץ לחדר ההרצאות.
İsteklerinin reddedilmesi üzerine, felçli bir Yahudi yolcuyu (Leon Klinghoffer) öldürerek denize attılar.במהלך החטיפה נורה למוות הנוסע היהודי המרותק לכיסא גלגלים לאון קלינגהופר והושלך אל הים.
3. gerçek, Nirodha: istek ve arzular bırakılırsa acılar sona erdirilebilir.האמת בדבר סילוקו של הסבל: ישנה אפשרות להשתחרר מהשתוקקות וכך להשתחרר מסבל, כלומר – הסבל סופי.
Mallette isteksizdi; şöyle dua ettiğini hatırladı, "Tanrı'm, onu sana verdim.Тя си спомня, че се е молила: „Боже, аз го дадох на теб.
İstekleri kabul edilmedi.Исканията им не са приети.
Michael Jordan da isteksiz bir şekilde yardım etmeyi kabul eder.Майкъл Джордан също обявява решението си да се откаже.
Bu notada ilk istekler tekrarlanıyordu.От тези искания е изпълнено само първото.
Halkın isteklerinin hiçbir önemi yoktur.Националността на авторите не е от значение.
David isteksizce bu teklifi kabul eder.Видимо неохотно, той се съгласява с това предложение.
İstekleri 1918-1919 öğrenim yılında kabul edildi.Следва учебната 1918-1919.
Jack isteksizce kabul eder.Смит неохотно се съгласил.
Subay isteklerimizi, ihtiyaçlarımızı not edip, ilkbaharda tekrar geleceklerini söyledi.Той решава да открие каква е причината за това и да върне обратно пролетта.
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Малко след смъртта му е обявен за светец.
Bu istekler Dışişleri Bakanı Menemencioğlu tarafından reddedildi.Завещанието е спасено от цитирания по-горе добавъчен член.
Bu istek Hristiyanlar (özellikle Maruniler) tarafından ülkedeki hegemonyalarına bir tehdit olarak algılandı.Французите се идентифицират като защитници на християнството (особено маронитите) в региона.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.И след това – безмилостно да го убие ...
O, halkın isteklerini kendi benliğinde hissederek gerçekleştirir ve dikkate alır.Ние наистина искаме да оставим публиката ни да възприема и да чувства нещата лично.
Rus hükümetine daha önce bu anlaşmayı kabul etme istekliliğini ifade etmişti.Има опасения, че румънското правителство може да оспори завещанието му.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Отказвала да яде и отслабнала, докато загубила гласа си.
Türkiye, uzay teknolojisi alanında Hindistan ile işbirliğini genişletmeye isteklidir.Мисията ѝ е да разработва космически технологии за Индия.
Geri dönmek için çok istekli olan Danny Elfman "İlk filmden sonra kendimi kanıtlamak zorunda değildim.Danny Elfman je bio oduševljen povratkom "jer se nisam morao dokazivati zbog prvog filma.
İd ile süperegonun isteklerini uzlaştırmaya çalışan hakemdir.Ono je središnja instanca odlučivanja koja pokušava uskladiti potrebe Ida s preduvjetima Superega.
Sadece çoğunluğun istekleri dikkate alınır.Sva druga pitanja zahtijevaju samo većinu.
Sanatçının istekleri doğrultusunda Leonard yüksek tempolu şarkıyı geliştirdi.Po njezinoj želji, Leonard je stvorio brzu pjesmu.
İsminin anlamı “istek”tir.Ime mu znači "volja".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod