Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hitler'in son istekleri doğrultusunda Dönitz, Almanya'nın yeni devlet başkanı olarak atandı (Reichspräsident).Atas keinginan Hitler, Dönitz ditunjuk sebagai Presiden Reich yang baru.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Raja menjawab bahwa ia akan melakukan hal-hal yang dapat dilakukan untuk memenuhi permintaan tersebut.
Soro, 26 Mart günü yayınlanan bir röportajda, başbakan olmak için istekli olacağını söyledi.Dalam wawancara yang diterbitkan pada 26 Maret, Soro mengatakan ia bersedia menjadi perdana menteri.
İstek listesine ekle.Mengurutkan daftar kata.
DESCRIBE DESCRIBE isteği RTSP URL (rtsp://...) isteklerinive yönetilebilir cevap veri türlerini içerir.DESCRIBE Permintaan DESCRIBE menggunakan URL (rtsp://...), dan tipe data yang dapat ditangani.
Öyleyse O’nun isteklerini kabullenerek onunla anlaşıp kendi şehrimize dönelim." demiştir.Kami meminta agar tanah kami dikembalikan."
Bu istek şiddetle reddedildi.Permohonan ini ditolak dengan tegas.
Riski azaltmak için işletmeler, iş yapısının özüne blok zinciri yerleştirmek konusunda isteksizdir.Untuk memitigasi risiko, pelaku bisnis enggan menempatkan blockchain pada struktur inti bisnis mereka.
V. Karl sınır tanımayan isteklerinde ısrarlıydı.Pengabdiannya kepada Karl tidak mengenal batas.
Prokopia, başlangıçta isteklerini yaptırmak konusunda kardeşini ikna edemedi.Prokopia gagal membujuk kakandanya untuk pergi bersama menuruti keinginannya pada awalnya.
İsteklerinin hep gerçekleşmesini ister.Manusia selalu mengharapkan kedatangannya.
Suriye Sosyal Milliyetçi Parti Halkın İstek PartisiPartai Nasionalis Sosial Suriah.
Fakat bu istekler dikkate alınmadı.Namun permohonan ini tidak ditanggapi dengan serius.
Sözlükte anlamı, “dileyen, irade ve istek sahibi olan” diye verilmektedir.Proses magang wajib dijalani bagi mereka yang ingin menjadi seniman dan pengrajin.
Hükümet, isteksiz bir şekilde bunu onaylamıştır.Permintaan ini ditolak oleh pemerintah.
Ancak bu istekleri karşılık bulmamıştır.Penghargaan tersebut bukan tanpa alasan.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Vera adalah orang yang baik hati dan ingin membantu orang lain.
Kapalı Tribün'de bulunan basın tribünü, taraftarlardan gelen istek üzerine Numaralı Tribün kısmına alındı.Tribun pers dipindahkan ke tribun Numaralı dari tribun Kapalı.
O giderek artarak rahatsız eden istekleri reddettikçe, Malkin taktiklerini değiştirir.Karena gagal merebut Merambung, Belanda mengubah taktik.
Falstaff bu istekten çok saisrmiştir.Tentu saja VOC melaksanakan permintaan tersebut dengan senang hati.
İlk istek de mevcut hükümetin istifa etmesiydi.Persiapan pertama adalah restrukturisasi dalam pemerintahan.
Onlara göre bizim isteklerimiz emir.Mengertilah, begitulah perintah saya.
Böyle bir birey riski göze alarak bir miktarı isteklice öder (loto bileti almak gibi).Namun ternyata dana itu hanya cukup untuk membeli tiket satu-arah (one way ticket).
Ardından Emma da aynı istekte bulundu.Daimyo lainnya juga selanjutnya diperintahkan untuk melakukan hal yang sama.
11 Haziran - Ecevit Hükümeti, kredi alabilmek için IMF isteklerine evet dedi.22 Januari - Rupiah tembus 17.000,- per dolar AS, IMF tidak menunjukkan rencana bantuannya.
Mucianus ve Suriye lejyonları onu desteklemeye istekliydiler.Mucianus và các quân đoàn Syria đã sẵn sàng để hỗ trợ ông.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Ông từ chối không ăn cho đến chết hoặc cho đến khi những yêu cầu của ông được thực hiện.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Nhà vua trả lời rằng ông sẽ làm những gì có thể để xem xét những yêu cầu này.
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.Oliver đáp trả nụ hôn nhưng không muốn đi xa hơn.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Các cường quốc phương Tây khác cũng lập tức yêu cầu tương tự và đều được chấp nhận.
Bu istekleri IV. Aleksios "Şu ana kadar yaptığımdan daha fazlasını yapmama imkân yok" diyerek reddetmiştir.Alexios cứ một mực từ chối yêu cầu của họ, với câu nói, "Tôi sẽ không làm gì nhiều hơn tôi đã làm."
Yalnızlık duygusu istek dışı bir yalnız kalma durumundan dolayı ortaya çıkar.Tình yêu mới là cái cần thiết để thoát khỏi cảnh cô đơn.
1095'te Aleksios'un elçileri yardım isteklerini Piacenza Konseyi'inde Papa II. Urban'a tekrar bildirdiler.Năm 1095 hoàng đế đã gửi sứ giả đến cầu viện Giáo hoàng Urban II tại Công đồng Piacenza.
Doktor Himmler'in ağız içini incelemeye çalıştı, ama Himmler isteksiz bir şekilde başını geriye salladı.Vị bác sĩ cố gắng kiểm tra bên trong miệng của Himmler, nhưng ông không muốn mở miệng và ngoắc đầu ra.
İsminin anlamı “istek”tir.Tên của ông nghĩa là "Thần Ra hài lòng".
Ancak, Muhammed bu istekleri kabul etmedi.Tuy nhiên, Mátyás đã không chấp thuận yêu cầu này.
Müttefiklerin girişiyle birlikte bastırılmış siyasî istekler daha açık bir biçimde ortaya çıktı.Như vậy, đảng phái được tạo ra từ động cơ chính trị được thể hiện rất rõ ràng.
Aşağıdaki Bu, Aoi istekleri o katılmak Düşmüş Ay.Tiếp đó, Aoi muốn gia nhập Fallen Moon.
Bu istek üzerine Necef Kulu Han yakalanıp Şuşa kalesine hapsedilmiştir.Vì cự tuyệt việc lấy chồng nên cô bị giam hãm phía sau hoàng cung.
Çünkü onlar başkalarının pozisyonlarını devralmak için inanılmaz istekli olacaktır.”Địa vị của họ sẽ do những người khác tiếp quản."
Bu istek Polonyalıların yoğun yaşadığı bölgelerde daha yoğundu.Ký ức về vùng này vẫn còn nặng với người Ba Lan.
Manevi sebeplerden dolayı bu istek uygulanmadı.Nhưng vì nhiều lý do, tâm nguyện này chưa được thực hiện.
İstekleri kabul edildi.Các điều kiện được chấp nhận.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.Bất đắc dĩ, ả đành giết luôn ông lão.
Mısır'ı da istila etmeye kalkışan Sanherib, askerlerin isteksizliği sonucu bu amacına ulaşamadı.Gió thuận lợi và vì điều này người Ai Cập đã không theo đuổi họ.
Leslie tereddüt ederek isteksizce de olsa yapar.Leslie ngập ngừng làm theo.
DESCRIBE DESCRIBE isteği RTSP URL (rtsp://...) isteklerinive yönetilebilir cevap veri türlerini içerir.Một yêu cầu DESCRIBE bao gồm một đường link RTSP có dạng (rtsp://) và kiểu dữ liệu đáp trả từ phía server.
Bunun sebebi de insanların daha az çocuk sahibi olma isteklerinden kaynaklanmaktadır.宗旨によっては、生存した年数の少ない(夭折した)幼少時になくなった者に対しては享年を用いない場合がある。
Vali onlardan bir günlüğüne kalmasını için istekte bulunur.直訳で王の日(おうのひ)または国王の日とも言う。
Sözlükte anlamı, “dileyen, irade ve istek sahibi olan” diye verilmektedir.何かトラブルがあると「ムシしたい」と言い、欲しい物があると「ムシできない」と言うのが口癖。
Jack isteksizce kabul eder.ジャックは不本意ながら承認した。
Chiron bir hevesle Kevin'i görmeye Miami'ye gider fakat onunla konuşmak için isteksiz olur.シャロンは、マイアミでケヴィンと再会したが、飲み交わしながら話す気にはなれない。
Ve müminlerden bir grup tamamen isteksizdi. "そして一団の信者に、かれらの処刑に立会わせなさい。
Fakat bu istekler dikkate alınmadı.しかしその願いは聞き届けられない。
Cinsel ilişki isteği (cinsel istek) ve cinsel ilişki kadınlarca daha çok önemsenir.男性は女性よりも、身体的な接触を性的な欲求と結びつける。
Fakat yasal hakların eksikliğinden dolayı bu istek ertelendi.しかし後日、権利処理の不備が判明したため発売の延期が決定。
Bu oyunda çocukların yağmur duası benzeri (yağmur yağsın) gibi istekleri olur.裳懸河内守盛聡(もりとし)の子として誕生。
Öğrenmeye hazır olma istekliliği yaratır.学問するには立志という事が大切である。
İstek olarak: "Her sözcüğü iki kere söyle".ご注意下さい」は2回繰り返す。
Wilson isteksizce kabul eder.ウィルソンは即座に同意した。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod