Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Työläisten olosuhteet eivät kuitenkaan parantuneet.
Karşılık olarak Bobby'ye oldukça garip bir istek söyler.Bobbylle ajatus on liikaa.
Haliyle istekleri de artar.Se pystyy myös totetuttamaan toivomuksia.
Subay isteklerimizi, ihtiyaçlarımızı not edip, ilkbaharda tekrar geleceklerini söyledi.Kertoja tutkii kyynelsilmin päiväkirjaa ja aikoo palata keväällä.
Ama bu istek Haçlılar tarafından kayda alınmadı.Näitä juhlia ei kuitenkaan kutsuta ristiäisiksi.
Bu istekleri uzun bir bekleme süresinden sonra reddedildi.Syytteet hylättiin, koska tapahtumista oli kulunut jo pitkä aika.
Bir Dilek Tut Derneği, amacı doğrultusunda çocukların isteklerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.Eduskunnan toivomuksesta hän seuraa myös lasten oikeuksien toteutumista.
Önce isteksizce yaklaşılan bu isteği MC sonunda kabul etti.Ensin vastahakoisesti asiaan suhtautunut Hoffmann suostui lopulta.
İstekleri kabul edilmedi.Vaatimuksiin ei suostuttu.
Öğrenciler isteklerine göre pansiyonda kalabilir ya da okul dışında konaklayabilirler.Oppilaat voivat halutessaan viettää lomansa Tylypahkassa tai lähteä lomaksi koteihinsa.
Kişi çalışmaya elverişli ve istekli olmalıdır.Se on helppo kouluttaa ja halukas työskentelemään.
Ancak bu istekleri karşılık bulmamıştır.Näin ollen he eivät olleet halukkaita antamaan anteeksi velkoja.
Yeme ve içmede isteksizlik vardır.Ihmisille yhteistä on tarve syödä ja juoda.
Bu modda oyuncular, çoğu şeyi kendi istekleri doğrultusunda değiştirebilmektedir.Pelin säätöjä voi muokkailla melkein miten haluaa.
Irak Ordusu'nun isteksizce savaştığı iddia edilmiştir.Irakin armeija pysyi melko taistelukyvyttömänä.
O tamamen Maxwell'in elektrodinamik teorisini atmak için isteksizdi.Lodge oli kiinnostunut Maxwellin sähkömagneettiseen säteilyyn liittyvistä teorioista.
Use flag mekanizması ile, tam olarak kullanıcının isteklerine göre şekillenmiş bir sistem elde edilir.Nappi on täysin ohjelmoitavissa käyttäjän tarpeiden mukaan.
Ordu Memun'un geçerli karşı isteklerini kenara attı ve Bağdad'a dönmek için yürüyüşe başladı.Η αστυνομία όμως τον πίεζε να ζητήσει πολιτικό άσυλο, με αποτέλεσμα να επιστρέψει στη Βουδαπέστη.
Ürdün savaşa girmeye isteksizdi.Η Ιορδανία ήταν απρόθυμη να μπει στον πόλεμο.
Dizaynı 1935 yılında United Airlines dan gelen istek üzerine yapılmıştır.Η ανάπτυξη του αεροσκάφος ξεκίνησε το 1935, προκειμένου να καλυφθεί παραγγελία της United Air Lines.
Quentin bütün istekleri kabul eder.Ο Φερδινάνδος Δ΄ έκανε όλα τα αιτήματα δεκτά.
Bu saygılı bir istektir.Αυτός είναι η απώτερη επιθυμία.
Halkçılık iddialarına karşın, halkın istekleri dikkate alınmamıştır.Παρά την εκπεφρασμένη επιθυμία του Προέδρου, κανείς δεν αναλάμβανε πρωτοβουλία.
Ancak bu istekler reddedildi ve aynı gün içinde 15 kişi yaşamını yitirdi.Εξελέγησαν 12 νέοι αντιπρόσωποι , ενώ 5 αντιπρόσωποι ως εκείνη την ημέρα έχασαν τις έδρες τους.
Sanatçının istekleri doğrultusunda Leonard yüksek tempolu şarkıyı geliştirdi.Σύμφωνα με τα αιτήματά της, ο Leonard ανέπτυξε το τραγούδι με ανεβαστικό τέμπο.
İstekleri kabul edildi.Οι όροι έγιναν δεκτοί.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Κατά την απουσία της αρνήθηκε να φάει και, τελικά, πέθανε από ασιτία.
Olaylardaki karmaşıklığa karşın, bizim isteklerimiz çok yalın.Παρ' όλες τις επιτυχημένες συναυλίες τα πράγματα είναι πολύ δύσκολα.
Jack isteksizce kabul eder.Jack accepterer tøvende.
İstekleri kabul edildi.Hans ønske blev indvilget.
Asla oturup, şimdi ne olacak diye beklemez ve kendine göre isteklerde bulunur.Vi er aldrig her og nu, når vi tænker.
Nikolaos da bu görevi üzerine almaya isteksizdi.Nikolaj må have følt sig uforberedt til den nye opgave.
Kullanıcıların istekleri doğrultusunda geliştirilmektedir.Programmet udvikles løbende efter brugernes ønsker.
Viyana Yılbaşı Konseri'nin geleneksel istek parçasıdır.Denne tradition føres videre i dag af publikum under Nytårskoncerten i Wien.
İlk istek de mevcut hükümetin istifa etmesiydi.De ønskede, at den gamle regering skulle blive siddende.
Kanada Genel Valisine "İstek Mektubu" formu gönderildi.Han har fået tildelt den canadiske orden Order of Canada.
2. gerçek, Samudaya: acıların kaynağı arzu ve isteklerdir.Den anden hellige sandhed er sandheden om lidelsens oprindelse, eller årsag.
Filistinli Arapların istekleri göz ardı edilecekti.Filippinsk modstand mod amerikansk styre nedkæmpes.
Quentin bütün istekleri kabul eder.Phaidon opfylder gerne deres ønske.
B dakik, hızlı ve isteklidir, uyanması için bir defa dürtülmesi yeterli olur.Er noget temperamentsfuld vågen og vagtsom og den vil helst være afsondret i rugetiden.
SyncML, istekleri ve yanıtları olabilecek komutları değiştirerek çalışır.Cutscore kan endres etter ønske og behov.
Papa II. İnnocentius bile bu Alman imparatorunun dünya üzerinde üstünlük kurmak için isteklerindne korkmuştu.Selv pave Innocent III var skremt av den tyske keiserens krav på verdensherredømme.
Sejanus 25 yılında Livilla ile evlenmek istediyse de bu istek Tiberius tarafından reddedildi.I 25 anmodet Sejanus om å få gifte seg med Livilla, men Tiberius nektet å gi tillatelse.
Hükümet halkın gittikçe genişleyen köklü isteklerine yanıt getiremedi.Kongen måtte gi etter for stadig voksende krav fra befolkningen om demokratisering.
Ruslar isteklerini çok genişletmişler ve hemen hepsini kabul ettirmişlerdir.Japanerne gikk med på nesten alle kravene.
Bu saygılı bir istektir.Dette er et funksjonelt krav.
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Kort tid etter sin død ble han regnet for å være en helgen.
"Batalla'dan şaşırtan istek".«Sjokkartet opplevelse for ABBA».
Viyana Yılbaşı Konseri'nin geleneksel istek parçasıdır.Sendingen følger tradisjonelt nyttårskonserten fra Wien.
Michael Jordan da isteksiz bir şekilde yardım etmeyi kabul eder.Dette gjorde likevel ikke at Michael Jordan ga opp.
Aslında isteklerine uygun bölümlemeler toprak üzerinde hiç olmamıştı.Sveberne, som ekspedisjonen egentlig var rettet mot, deltok imidlertid aldri i de kampene som fulgte.
İstekleri kabul edildi.Kravet ble akseptert.
Onay fonksiyonu için otomatik tekrar istek (ARQ) fonksiyonu kullanılır.Bekreftelsesfunksjonen brukes i funksjonen Automatic repeat request (ARQ).
Daha fazla güç için her zaman istekli.Han strebet alltid etter høyere innflytelse og mer makt.
Çünkü Osmanlılar isteklerin reddi halinde Kırımlıların kendilerine yüz çevirmelerinden çekinmektelerdi.Om de eiendomsløse ikke lot seg bli holdt nede av frykt, så ville de bli en makt.
İngiltere başbakanı Lloyd George bu istekleri reddetti.Derimot hadde Lloyd George, daværende statsminister, avfeid denne rapporten.
Ferdinand, 1916'da bu istekleri yerine getirdi.Fabritius oppnådde dette ønsket i 1860.
Üç Saat Opereti bu istek üzerine yazılır.Tre hovedtraseer er vurdert i forbindelse med prosjektet.
Bazı tipik HTTP istekleri OPTIONS istekleri gibi de mevcuttur.Beberapa permintaan HTTP khas, seperti permintaan OPTIONS, juga tersedia.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Kekuatan Barat lainnya segera menuntut dan mendapat konsesi serupa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
istek ile cümle - Sayfa 27 - istek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App