Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat Justinus yine de yeğeni Justinianus'un isteklerine karşı gelememiştir.Élektryón sám se však potěšení ze slavného vnuka nedočkal.
Şarkı radyolarda en çok istek alan şarkı oldu.Jeho nejlepším dílem byla písnička Rain over me.
Işık istekleri azdır, gölgeye dayanıklıdır.Vyžaduje plné osvětlení, ve stínu silně prosychá.
İstekler, isteği işleyici olan bir veya daha fazla merkez sunuculara iletilir.Žádosti jsou přesměrovány na jeden nebo více serverů, které je zpracují.
24 saat içerisinde Welcome to the Jungle klibi, MTV'den en çok istek alan klip oldu.Během 24 hodin se klip na MTV stal nejžádanějším.
Recep babaannesinin istekleri için harıl harıl kendisine iş aramaktadır.Synovci mají radost, že se tetička Boženka vrátila.
İstek karşılanana dek zincir üzerinde bir nesneden diğerine aktarılır.Zřetězte příjemce a přeposílejte požadavek po řetězu, dokud nebude vyřešen.
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Záhy po své smrti byl svatořečen.
İç mekanda ise kullanıcıların istekleri doğrultusunda bir dizi yeniliğe gidildi.Poté je k dispozici několik typů balíčků odstupňovaných podle nároků uživatele.
Winston Churchill'e başvurarak eşiyle beraber İngiltere'ye sığınma isteklerini bildirdi.Během pobytu v Londýně také odmítl nabídku azylu od Winstona Churchilla.
Bu durumda yeni kocasına karşı bir isteksizlik içerisine girebilir.Zároveň by mohlo dojít k neposlušnosti vůči svému pánu.
Hükümet, isteksiz bir şekilde bunu onaylamıştır.Král na to souhlasně přikývl.
Ben, halkımın/insanlarımın isteklerine karşı hareket etmedim.Nechci politizovat sebe nebo svůj život.
Ama bu istek Haçlılar tarafından kayda alınmadı.Tato nabídka však byla křižáky zcela ignorována.
Parça radyolarda çalınması için çok istek alıyordu.Trochu se uchytila v rozhlase.
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.Oliver se cítí vinen, ale musí mlčet.
Arnavutluk, daha önce yarışmaya katılmaya isteksizdi fakat 2012 yılında katılmaya karar verdiler.Nicméně město nikdy nevyhrálo volbu zaručující konání tohoto sportovního svátku v roce 2012.
Yönlendirici gelen ARP isteklerini yanıtlayamaz hale gelir.Zahazuje pak neoprávněné ARP odpovědi.
İnsanın içinde dışarı çıkıp bir şeyler içmek için müthiş bir istek uyandırıyor..Muž do sebe hodí drink a rychle padá pryč.
Bir Dilek Tut Derneği, amacı doğrultusunda çocukların isteklerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.Dítě chce plnit to, co od něj očekávají blízcí.
İşteki çoğu zamanını uyuyarak ve müşterileri tersleyerek geçirir.Trávil tak většinu času pitím a navštěvováním nevěstinců.
Yeni dizayn bile ordunun azaltılmış isteklerine bile ulaşamıyordu.Zdálo se jim, že nový parlament nemá žádnou úctu vůči armádě.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.El refuza să mănânce până când ori moartea ori cererile sale erau atinse.
Vali onlardan bir günlüğüne kalmasını için istekte bulunur.Altele rezistă însă la căldură, căutându-și hrană ziua.
Sovyetler Birliği Çekoslovakya'ya yardım etmeye istekli olduğunu duyurdu.Uniunea Sovietică a anunțat că dorește să intervină în favoarea Cehoslovaciei.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Este o fată specială și foarte dornică să își ajute prietenele.
Yalnızlık duygusu istek dışı bir yalnız kalma durumundan dolayı ortaya çıkar.Ceea ce am realizat este consecința existenței singuratice.
Ama tüm bu isteklerin dışında Miss Marple için cevaplanmamış sorular vardır.În pofida acestui efort, Martel nu a primit un singur răspuns din partea lui Stephen Harper.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Această hotărâre nu a întârziat să dea roade.
Mallette isteksizdi; şöyle dua ettiğini hatırladı, "Tanrı'm, onu sana verdim.Dacă era fată, se rostesc următoarele cuvinte: Allah mi-a dăruit-o.
Leslie tereddüt ederek isteksizce de olsa yapar.Killy vorbește foarte puțin și rar ezită să lupte.
Ona karşı çıkmayı göze alamasa da yaptığı planlar çoğunlukla onun istekleriyle çelişir.De multe ori planurile făcute de el se întorc împotriva lor.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.De fapt, Spania nu avea nici un interes să atragă SUA în conflict.
Dahası, bu işteki birkaç büyük uluslararası şirket Finlandiya'da konumlanmaktadır.În plus, câteva mari firme internaționale investesc în Rusia.
Üç kişi bu istek sonucu uçaktan atladı ve esarete uğradı.3 avioane din acest model au fost deturnate, cu un deces.
İhtiyaçların ve isteklerin doyurulmasına yöneliktir.Se văd clar necesitățile și aspirațiile.
Senin isteklerini karşılamaya çalışacağım.Voi încerca să îți îndeplinesc solicitările.
O istek reddedildi.Acea cerere a fost respinsă.
İstek olarak: "Her sözcüğü iki kere söyle".A köznyelvben úgy hivatkoznak rá: „kétszer mondja ugyanazt.”
Desmond oraya gitmek için çok isteklidir fakat Charlie sabahı beklemelerini önerir.Desmond belelkesül, és meg akarja keresni a pilótát, de Charlie ráveszi, hogy várják meg a reggelt.
Viyana Yılbaşı Konseri'nin geleneksel istek parçasıdır.Híres még a bécsi újévi koncert.
Başlamak için fazla istekliyim."És már alig várta, hogy elkezdődjék."
Wilson isteksizce kabul eder.Wilson nehezen fogadja a dolgot.
İstemci, yeni bir duruma geçmek üzereyken istekler yollar.A járt utat akkor sem hagyják el, amikor új megoldásokra lenne szükség.
Dahası, bu işteki birkaç büyük uluslararası şirket Finlandiya'da konumlanmaktadır.Ezen kívül számos ilyen profilú nemzetközi cégnek Finnországban van a székhelye.
Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve "id"in bazı isteklerine izin vermektir.A NASA-nak tehát „kötelessége” bizonyos információk visszatartása.
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Ezután – hasonló szándékkal – a házszabály módosítását tervezte véghez vinni.
Belirlenen müşteri istekleri, Şekil’de gösterildiği gibi kalite evinin ilgili bölümüne (A) yerleştirilir.A Batthyány család Lajoskomárom házhelyeit főúri rangjának megfelelően a "H" betű alakjában jelölte ki.
Bu istek, sınıfın dışlanmış kızı Marina'dandır.Mellettük csak Maret a kivétel, egy halász lánya.
Leslie tereddüt ederek isteksizce de olsa yapar.Kennedy erélyesen, de visszafogottan reagált.
Işık istekleri azdır, gölgeye dayanıklıdır.Fényre érzékeny, fény hatására bomlik.
Ona karşı çıkmayı göze alamasa da yaptığı planlar çoğunlukla onun istekleriyle çelişir.Mindig apja terveit követi, bár gyakran nem ért egyet vele.
Jack isteksizce kabul eder.Jack azonban hajthatatlan.
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Halála után hamarosan szentként tisztelték.
İstekleri kabul edilmedi.Kérését nem teljesítették.
Birkaç yıl sonra aynı kulüpte istek üzerine yeniden sahneye çıktı.Néhány évvel később Újpesten is színpadra állította a darabot.
Şehvet cinsel istek duygusudur.A libidó a nemi vágyat jelenti.
Bu istekleri, -aynı Çeklerde olduğu gibi- hükümdar tarafından reddedildi.Ezt az uralkodó - a cseh törekvésekhez hasonlóan- elutasította.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Kuningas vastasi tekevänsä voitavansa näiden pyyntöjen täyttämiseksi.
Yeni ödül sistemi Dilekler, önceki oyun The Sims 2'deki İstekler ve Korkular bölümüyle değiştirilmiştir.Myös uutena ominaisuutena pelissä on onnellisuuspisteet, jotka korvasivat The Sims 2:n toiveet ja pelot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod