Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Deckard görevi isteksiz bir şekilde kabul eder.Niechętny Deckard zostaje zmuszony do przyjęcia zadania.
"Batalla'dan şaşırtan istek".Hańba z bitwy uchodzić”.
Son istekler onun için çok önemlidir.Dlatego też sutry są tak istotne dla niego.
Ova FM'in istek listesini toplar.Pismo FMW Świecie Róbmy Swoje.
Daha sonra seyircilere istek parçalarını sordu ve kendisine eşlik etmelerini istedi.Następnie zapytał każdego z uczestników wyprawy o to, czy nadal chce popłynąć wraz z nim.
Öğrenmeye hazır olma istekliliği yaratır.Chęć zdobywania wiedzy.
Bu alanda istekler önemsenmez.W tym trybie miejsce nie ma znaczenia.
Maria rolü isteksizce kabul eder.Maria bardzo poważnie potraktowała swoją rolę.
(ETS elemanları elektron alma isteklerine göre dizilmişlerdir.(Wpływ emisji przemysłowych na wybrane elementy ekosystemów).
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Wkrótce po śmierci zaczął odbierać cześć jako święty.
Bu saygılı bir istektir.Jest to bardzo pożądana cecha.
Bu bekleyen başka bir istek olmadığını belirtir.Na ile mogę dostrzec, nic więcej mi tu nie pozostało.
Fakat bu istekler dikkate alınmadı.Ich prośby były jednak ignorowane.
Lise eğitimindeki aksaklıklar ve kişisel isteksizliği yüzünden parlak bir eğitim hayatı olmadı.Urok osobisty i talent polityczny miały rekompensować brak wyższego wykształcenia.
Ancak, Muhammed bu istekleri kabul etmedi.Muhammad niechętnie wysłuchał rozkazów.
Bu istekleri uzun bir bekleme süresinden sonra reddedildi.Zwolnienie z obowiązków uzyskał dopiero po długich prośbach.
Griezmann'ın ailesi başlangıçta İspanya'ya taşınmak için isteksiz oldular fakat bir zaman sonra kabul ettiler.Kossakowski początkowo chce odejść, ale decyduje się zostać.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.Jej zadaniem jest odcięcie egoizmu.
İsyancılar Ukrayna hükümetine özerklik talebi gibi isteklerini belirten bildiri yayınladılar.Żądania zostały odrzucone, ukraiński rząd wysunął ze swojej strony żądanie natychmiastowej kapitulacji.
Böyle bir birey riski göze alarak bir miktarı isteklice öder (loto bileti almak gibi).W zamian ma dostać horrendalną kwotę pieniędzy (tytułowa zapłata).
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Kończą się Wasze męki i cierpienia.
Wolverine isteksizce de olsa onu yanına alır.Wilk najwidoczniej chce, by je odzyskał.
Chamberlain Südet Almanlarının taleplerinin makul ve Hitler'in isteklerinin sınırlı olduğunu düşünüyordu.Powiedział także Wisemanowi, że morale narodu niemieckiego i wsparcie dla Hitlera są niskie.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Han vägrade äta tills hans krav blev uppfyllda.
Bir doktorun oğlu olan Blin, babasının isteklerine karşı çıkarak tiyatro alanında kariyer yapmaya karar verdi.Blin var son till en läkare och mot sin fars vilja gick han in för en karriär inom teatern.
Jimmi Simpson, William, isteksizce ilk defa Westworld'ü arkadaşı Logan'la ziyaret eden biri.Jimmi Simpson – William, en motvillig nykomling till Westworld, som följer med sin svåger, Logan.
Jimmy bunu isteksizce kabul eder.Marianne går motvilligt med på detta.
Ancak üçü de bu konuda isteksizdiler.Bara tre länder röstade mot förslaget.
Ayanlara gelince, Sened-i İttifak onların istek ve baskıları sonucunda ortaya çıkmış bir belge değildir.De som inte följde hans lära skulle betraktas som avfällingar från den rätta tron (apostasi).
Böylece, ABD kamuoyunun Küba'ya müdahale edilmesi yolundaki istekleri daha da güç kazandı.Den nordamerikanska ekonomiska makten på Kuba stärktes.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Dock är inte Frivilligans namn glömt.
Ona karşı çıkmayı göze alamasa da yaptığı planlar çoğunlukla onun istekleriyle çelişir.Att helt enkelt avvisa sin rädsla får ofta inte avsedd effekt.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Інші західні держави отримали аналогічні преференції незабаром.
Gábor son bir istek dile getirir: Leyla ile güneşin batışına kadar bahçede kalmak.Чезаре відповідає, що Алану залишилося жити лише до світанку.
Carnage'in diğer süperkötülerin gösterdiği tipik zenginlik ya da dünyayı ele geçirme gibi istekleri yoktur.Карнидж не проявляє інтересу до таким бажанням суперлиходіїв, як багатство і світове панування.
Wilson isteksizce kabul eder.Бостонія категорично проти.
İşletim sistemlerini kullanan kullanıcılar ayarlarda saat sistemini isteklerine göre değiştirebilmektedirler.Користувач може змінювати свої ролі під час роботи в системі.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Селяни розповіли, що не згодні з таким рішенням.
CPE ile ACS arasında gönderilen istekler HTTP (çoğunlukla HTTPS) üzerinden gönderilir.Для шифрування WWW / HTTP з'єднань, як правило, використовується HTTPS.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Добра дівчина, яка любить допомагати іншим.
Onun çok istekli davranışları Lisa'nın da heyecanlanmasına neden olur.Його невдячний вчинок дуже засмутив лиса.
Ancak Ekim – Kasım 1905 dönemindeki müzakereler Kadetlerin radikal istekleri nedeniyle askıda kaldı.У жовтні та листопаді 1905 в Глобиному сталися заворушення, для придушення яких були викликані війська.
"İsteksizler", İng. "the Unwilling") olarak bilindiler.«Зловмисники, як завжди, залишилися невідомими» (італ.
Alman pilot kendisinden imza atması için bir istekte bulunulmadığını belirtmişti.Німецький пілот зізнався, що не вважає себе винуватцем інциденту.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Становище трудящих не поліпшувалось.
Önce hepsi ziyaretçiye karşı cinsel istek duyarlar.Найперше — це максимум уваги відвідувачам.
İstekleri 1918-1919 öğrenim yılında kabul edildi.За ним навчалися діти в школах у 1918–1919 роках.
MGM'nin başı olan Louis B. Mayer, rolü kabul etmekte isteksiz olan Gable ile bir anlaşma yaptı.Але бос студії MGM Луїс Б. Майер, не включені в угоду, завдали удару у відповідь.
Böylece saldırı sona erinceye kadar meşru isteklere yanıt veremez.Схоже поліцай хотів до останнього не здаватись.
Lakin 1.Dünya Savaşı nedeni ile bu istek erişilebilir olmadı.Проте, у зв'язку із Першою світовою війною, цим планам не судилося здійснитися.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Але цей задум не знайшов широкого відгуку.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Král odpověděl, že udělá vše, co bude moci, aby těmto požadavkům vyhověl.
Sellers özel hayatını konuşmak konusunda isteksizdi.Sellers byl velmi zdrženlivý, pokud přišla řeč na jeho osobní život.
Jack isteksizce kabul eder.Max tedy neochotně souhlasí.
Bu istek kabul pilotlarca kabul edildi.Stalo se tak na žádost pilotů.
Yöneticilerin bu isteklere ne şekilde yanıt vereceği halen kesin değildir.Není však jasné, zda prezident jeho žádosti vyhoví.
Toddler'ın istekleri genellikle yürümeyi, konuşmayı ve tuvalete gitmeyi öğrenmektir.Batolata musí hráč naučit na záchod, mluvit a chodit.
Fakat bu istekler dikkate alınmadı.K jejich přání nebylo přihlédnuto.
Lakin 1.Dünya Savaşı nedeni ile bu istek erişilebilir olmadı.Po vypuknutí 1. světové války se tento záměr neuskutečnil.
İkincisi batini, içinden geçeni ve istekleri bırakmayı içerir.Následná dvojice poté naopak hadici odpojuje, smotává a odnáší do cíle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod