Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Graham, isteksiz bir şekilde Ryan'ın Aaron ile yerel bir kafade konuşması için izin verir.Graham relutantemente permite que Ryan vá com Aaron a um café local para que os dois possam conversar.
Wolverine isteksizce de olsa onu yanına alır.August relutantemente vai com ele.
Maraş Ermenileri savaş için istekli ve hazırlar.’’O povo está armado e pronto para o combate.
Prens isteksizce Kaileena'yla dövüşür ve onu öldürür.Falso: O Prince enfrenta Kaileena e a mata.
Kullanıcıların istekleri doğrultusunda geliştirilmektedir.Evolui constantemente adequando-se às necessidades dos seus utilizadores.
Bu istekleri uzun bir bekleme süresinden sonra reddedildi.Sua vontade foi atendida depois de muitos adiamentos.
Şirket de bu istek doğrultusunda yürür şasi üretir.A oração abre-se com a orientação do crente na direcção de Meca (quibla).
İnsanın içinde dışarı çıkıp bir şeyler içmek için müthiş bir istek uyandırıyor..Dá uma grande sensação interior, como quereres e teres vontade de sair e beber...
Tarihçilere göre, Pers garnizonları Kavad'dan gelen mektuplarına rağmen terk etmekte isteksiz davrandılar.De acordo com os cronistas, as guarnições persas estavam relutantes, apesar das cartas de apoio de Cavades.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Ele tentou se matar recusando-se a comer durante semanas.
Ters proxyler Web sunucuları üzerinden yükü azaltarak, Web isteklerine hızlı bir şekilde cevap verebilir.O Proxy Server localiza as entidades apropriadas e redireciona as requisições para elas.
Bu bekleyen başka bir istek olmadığını belirtir.Você simplesmente não quer responder a mais nenhuma pergunta.
Gábor son bir istek dile getirir: Leyla ile güneşin batışına kadar bahçede kalmak.Exemplo 1: Júlio deve fazê-lo até que o sol se ponha.
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Sua ignorância, desejo e apegos acabaram.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Pessoas simpáticas e prestáveis em ajudar qualquer um.
Haliyle istekleri de artar.Ainda acende vossos desejos?
Bu istek kabul pilotlarca kabul edildi.A decisão foi apoiada pelos pilotos.
İsteksizce kabul eder ve köylülere savaş eğitimi vermeye çalışır.Relutantemente ele aceita, e tenta se impor para preparar a vila para a luta.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.Ele estava preocupado em envolver os Estados Unidos numa guerra terrestre na Ásia.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Em regra, permanece a vontade dos contratantes.
Bu nedenle devrin İngiliz hükümeti, kalabalığa bu istekleri yerine getireceğine dair söz verdi.O governo declarou que pediria aos líderes globais que fizessem o mesmo.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.O ministro da guerra inglês Lord Kitchner inicia recrutamento de soldados.
Öte yandan Kartaca aristokrasisi bu tür yatırımlar konusunda isteksizliğini sürdürmüştür.Trump, no entanto, permanece como proprietário formal de todos estes investimentos.
Teknik dediğiniz şey, basitlik, şeffaflık ve istekli çalışmaktan başka bir şey değildir.”A técnica é acerca de transparência, simplicidade e fazer uma séria tentativa".
Aslında isteklerine uygun bölümlemeler toprak üzerinde hiç olmamıştı.Mas a expectativa colocada em cima da jovem promessa nunca foi correspondida dentro de campo.
David isteksizce bu teklifi kabul eder.Karen relutantemente aceita a situação.
Müller ona hiçbir zaman kızının isteklerine aykırı bir şahsi karar vermeyeceğini bildirir.Electra responde que nunca sentiu tanta vontade de falar com a mãe.
Ne var ki bu isteklerini gerçekleştiremediler.Ele não cumpriu essas promessas.
Hayatımın bütün istekleri ve ümitleri yerine geldi.Eles ainda mantêm vivos os sonhos e esperanças de todas as gerações.
Ölümünden kısa bir süre sonra onun aziz kabul edilmesi için istekler oldu.Pouco tempo depois da sua morte a Santa Sé admitiu a causa da sua beatificação.
Tom isteksizce itaat etti.Tom obedeceu relutantemente.
Müminlerin isteklerini ilgili Dedeye, Dedelerin buyruklarını müminlere iletir.Hij zei terug te zullen keren naar de Vader, vanwaar hij de gelovigen zou blijven bijstaan.
Bu, Kartini'nin isteklerine aykırıydı, ancak hasta babasını yatıştırmak için kabul etti.Dit was tegen de wil van Kartini maar zij stemde uiteindelijk toe om haar ziekelijke vader te kalmeren.
Bu oyunda çocukların yağmur duası benzeri (yağmur yağsın) gibi istekleri olur.En er zullen jonge lieden rondgaan alsof zij welbewaakte parels zijn.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Andere westerse mogendheden vroegen en kregen soortgelijke concessies.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Aan de klachten van de arbeiders werd niet tegemoetgekomen.
Bu bekleyen başka bir istek olmadığını belirtir.Ze belooft dat er verder niets anders zal gebeuren.
Ekim 1990'da bu istek kabul edilmiştir.Dit verzoek werd ontvankelijk verklaard op 6 december 1990.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Hij is een vrolijke man die van gezelschap houdt van andere mensen.
Metindeki istekler kral tarafından reddedilir.Op het beroep werd door de Koning afwijzend beschikt.
MGM'nin başı olan Louis B. Mayer, rolü kabul etmekte isteksiz olan Gable ile bir anlaşma yaptı.Louis B. Mayer, de eigenaar van MGM, overtuigde hem ervan toch mee te werken.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.In geen tijd begon hij ook slachtoffers te vermoorden.
Vernon enişte ve karısı Harry'yi küçük bir yaştan beri isteksiz bir şekilde büyütmüşlerdir.Herman en zijn vrouw Petunia hebben Harry van meet af aan met grote tegenzin opgevoed.
İstek listesine ekle.Prijst de Lijst.
Bu saygılı bir istektir.Dat was een lang gekoesterde wens.
Balboa ilerleyen yaşına rağmen boks için isteksizdir ancak sonunda onu çalıştırmayı kabul eder.Balboa zegt toe, maar met als doelstelling om wél nog één laatste keer voluit te gaan.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Deze attractie gaat niet over de kop.
İstekleri kabul edilmedi.Jouw wens wordt niet gehonoreerd.
Öyleyse O’nun isteklerini kabullenerek onunla anlaşıp kendi şehrimize dönelim." demiştir.Wij zullen niet rusten tot de dag dat we naar ons thuis terugkeren, en tot wij Israël vernietigd hebben.".
İstekleri kabul edildi.Hun verzoek werd ingewilligd.
Jack isteksizce kabul eder.Jack wordt wantrouwend.
ICMP istek mesajları iletiminde Tos esneklik gösterir.Het is duidelijk dat OMM spreekt via opgenomen boodschappen.
Ancak üçü de bu konuda isteksizdiler.Maar zij weigerden alle drie.
Çünkü onlar başkalarının pozisyonlarını devralmak için inanılmaz istekli olacaktır.”Maar het is belangrijk dat we ook de rechten verdedigen van mensen om hun persoonlijke opvattingen te uiten".
1 istek paketi, 2 cevap paketi.Stapelgek 2 Balanceer pakjes.
Bu istek üzerine Necef Kulu Han yakalanıp Şuşa kalesine hapsedilmiştir.Ze worden gevangengenomen en weggebracht naar de kelders van het kasteel.
İstekleriniz makul değil.Uw eisen zijn onredelijk.
Hitler'in son istekleri doğrultusunda Dönitz, Almanya'nın yeni devlet başkanı olarak atandı (Reichspräsident).Zgodnie z ostatnim życzeniem Hitlera, Dönitz został mianowany nowym prezydentem Niemiec (Reichspräsident).
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Odmawiał jedzenia nawet w obliczu śmierci głodowej, dopóki jego żądania nie zostały spełnione.
İngilizler isteklerini görmezden geldi ve 18 Mayıs'ta, üç gün sonra Partizanlara teslim etti.Brytyjczycy zignorowali jego żądania i wydali go 18 maja partyzantom komunistycznym.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
istek ile cümle - Sayfa 24 - istek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App