Onun isteksiz katılmasından sonra, 17. doğum gününde New York'ta yöneldi.All'inizio riluttante, decise di seguirla a New York il giorno del suo diciassettesimo compleanno.
Jack isteksizce kabul eder.Jack accetta con riluttanza.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Il re rispose che avrebbe fatto quello che sarebbe stato in suo potere per venire incontro alle richieste.
Bizanslılar düşmanlığın kesilmesi konusunda istekliydiler, kabul ettiler.I Bizantini, ansiosi di cessare le ostilità, acconsentirono.
Burada sunulanlar temel RTSP istekleridir.Qui sotto abbiamo le richieste RTSP di base.
Bu istek PLAY isteği gönderilmeden önce yapılmalıdır.Deve essere effettuata prima che una richiesta PLAY sia inviata.
Başlamak için fazla istekliyim."Non vedo l'ora di iniziare."
Önceliklerimizde onların istekleri ön sırada yer alacaktır.Metteremo al primo posto i loro interessi.
İstekleri kabul edildi.Le richieste vennero accolte.
DESCRIBE DESCRIBE isteği RTSP URL (rtsp://...) isteklerinive yönetilebilir cevap veri türlerini içerir.Deve includere un RTSP URL (rtsp://...) e il tipo di dati di risposta che possono essere gestiti.
OPTIONS OPTIONS isteği sunucunun kabul ettiği istek tiplerini döndürür.OPTIONS Una richiesta di tipo OPTIONS ritorna il tipo di richieste che il server accetterà.
Haliyle istekleri de artar.Devono anche assecondare i suoi desideri.
Arzu, istek demektir.La volontà è il bene.
Viyana Yılbaşı Konseri'nin geleneksel istek parçasıdır.L'avvento del Concerto di Capodanno di Vienna è il seguente.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.Disperata si uccise anch'ella.
Hiçbiri düşmanların öyle istekli değildi Belirmeye karanlık çehresiyle, Ölüm saldırısını bitirmeden.Nessuno dovrebbe entrarci fino alla morte di Rabo, secondo le sue intenzioni.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.Lord Kitchener, ministro della guerra britannico, rispose che avrebbe posto la questione al governo.
Deckard görevi isteksiz bir şekilde kabul eder.Wasim cerca disperatamente un lavoro.
Rick, isteksizce onu öldürür.Roy quasi lo uccide.
Lincoln isteksizce Kellerman'ı takip eder.Ad accompagnarlo c'è proprio Kellerman.
Bazen istekten ziyade niyet veya plan bildirir: Şu vazoyu masanın üzerine koyayım.Compiuta la Scartata lo Scartatore annuncia “L'HO FATTA”, battendo le nocche sul tavolo.
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Molto presto sorsero questioni in merito all'interpretazione della regola.
Halkın isteklerinin hiçbir önemi yoktur.La dimensione della folla non importa.
3. gerçek, Nirodha: istek ve arzular bırakılırsa acılar sona erdirilebilir.La terza verità ci dice che, abbandonando il desiderio, possiamo giungere alla cessazione del dolore.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Ha un animo gentile, sempre disponibile ad aiutare gli altri.
Hükümet, isteksiz bir şekilde bunu onaylamıştır.Il Senato approvò senza riserve.
Çoğu zaman istekleri eşi ve çocukları tarafından geri püskürtülür.Lentamente tuttavia sembrano voler riacquistare la loro condizione femminile di mogli e madri.
Başlangıçta Total Request Live'da en çok istek alan parçalar için verilmiştir.Ha raggiunto il primo posto nella classifica di Total Request Live.
1 istek paketi, 2 cevap paketi.La tazza del consolo – un atto 2.
Yoğun istek üzerine oyun, 25 Mayıs 2010'da Xbox Live üzerinden tekrar satışa sunuldu.Una demo per il gioco è stata pubblicata sul marketplace di Xbox Live il 27 maggio 2010.
Maria rolü isteksizce kabul eder.Nessuno voleva parlare del vero ruolo di Maria.
Halkın istek ve şikayetlerini sultana iletir, halka sonuçlar hakkında bilgi verirler.L'INSEE organizza ed esegue i censimenti della popolazione e pubblica i dati della popolazione in Francia.
Olmayacak isteklerimiz yoktur” olarak tanımlamıştır.Pensavo non avessimo alcuna speranza".
Ancak bu istekler reddedildi ve aynı gün içinde 15 kişi yaşamını yitirdi.Nonostante tale riparazione, quindici anni più tardi gli stessi paesi presentarono la stessa lamentela.
Önce isteksizce yaklaşılan bu isteği MC sonunda kabul etti.Benché all'inizio riluttante, Topolino alla fine acconsente.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Gli storici concordano sul fatto che un simile appellativo sia stato del tutto meritato.
Daha fazla güç için her zaman istekli.È sempre pieno di energia.
Konstantin, doğuya taşınmaya istek gösteren senatörlere bedava toprak ve tahıl önermiştir.Costantino offrì terra e grano gratis a tutti i senatori romani che erano disposti a trasferirsi in Oriente.
Bazı lehçelerde arzu, istek manalarına gelir.Attraverso varie infeudazioni pervenne ai Doria.
Bu göçler diğer zorunlu göçlerden farklıydı çünkü Yahudiler, kendi istekleri ile İsrail’e göçtüler.Lì si trovava solo immigrati oppure ebrei che dovettero trasferirsi lì perché era loro stato prescritto.
O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.Она пошла против воли своих родителей и вышла замуж за иностранца.
O, onunla tekrar buluşmak için isteklidir.Он жаждет встретиться с ней снова.
Garip bir istek.Странная просьба.
Artık bende bu istek yok.У меня больше нет этого желания.
İstek listenizdeki ürünlerden biri indirimde.Один из предметов из твоего списка желаний находится на распродаже.
Vali onlardan bir günlüğüne kalmasını için istekte bulunur.Старший из них в назначенный день стал царем.
Başlamak için fazla istekliyim."Поэтому я очень хочу начать.»
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Однако остальные требования рабочих не были удовлетворены.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Другие западные державы получили аналогичные преференции в скором времени.
Bu saygılı bir istektir.Это весьма достойная проза.
Ardından Emma da aynı istekte bulundu.Эметерия постигла та же участь.
Saçma emir ve isteklerinin sonu gelmez.В обычном своем положении и булавки не выступают за край.
Nullsoft, Winamp 2'nin devamı sayılan 2.9 ve 2.91 sürümleriyle bu isteklere yanıt verdi.По просьбам многих пользователей Nullsoft решил продолжить развитие Winamp 2 и выпустил 2.9 и 2.91.
MTV'de en çok istek alan videolar You Could be Mine ve Don't Cry idi.После этого Зано стал ведущим реалити-шоу на MTV Why Can't I Be You?
Leslie tereddüt ederek isteksizce de olsa yapar.Интеллигентный, нерешительный Паулюс колебался.
Kanada Genel Valisine "İstek Mektubu" formu gönderildi.Правительство Дании направило письмо протеста в Канаду.
Alman pilot kendisinden imza atması için bir istekte bulunulmadığını belirtmişti.Немецкий пилот признался, что не считает себя виновником инцидента.
İnsanlar kendi istekleri ile dahi bu haklardan vazgeçemezler.Даже сами граждане не могут отказаться от этих прав.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Яркая личность, любящая помогать другим.
Quentin bütün istekleri kabul eder.Куинн с готовностью соглашается.