Ana içeriğe geç
Sözlük

ispat ile cümle

ispat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu ispatlayabilir misin?¿Queréis que os lo demuestre?
Bu safsata “Bir şey aksi ispatlanamadığı sürece doğrudur” varsayımına dayanır.Muy al contrario: "Una persona es inocente hasta que se demuestre lo contrario".
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Aunque las habladurías acusaron a Cixi de haberla envenenado, no hay pruebas ni razones específicas para ello.
Peki söyler misiniz, Diriliş'in gerçekleştiğini ne ispatlıyor?Pues bien, caballeros, ¿queréis saber qué faz presenta esta dictadura?
Teorisini ispatlamak için iş başa düşmüştür.Entra para demostrar sus aptitudes.
Çoğunlukla derleyici/yorumlayıcı yazımı ve teorem ispatlama konularında tercih edilir.Por lo general no les gustan la teoría y las explicaciones escritas.
Sonuç olarak, Cavendish’in teorisinin tersini ispatlamış oldular.Por eso defendieron tan fervientemente las teorías de Darwin.
Ölümüyle onurlandırılan hatırasından sonra, hakkındaki bilgiler tartışılabilir ve ispatlanmamıştır.Ya que se intentó borrar su memoria una vez muerto, los datos sobre su vida son bastante inciertos.
Onun bu kararı vicdan huzuru içinde bulunduğunu ispat edecek nitelikteydi.Su ejemplo me enseñó el sentido de estar viva.
Diğer bir ispat.Ancora un esempio.
Bu da kazanma ihtimalinin 2/3 olduğunu ispatlar.In questo caso è evidente che la probabilità è 2/3.
Teorisini ispatlamak için iş başa düşmüştür.Di conseguenza tenta di nuovo di dimostrare la sua teoria.
1996'da Ted Hill bu sonucun karışık dağılımlara da uygulanabilineceğini ispat etmiştir.Nel 1996, Ted Hill dimostrò il teorema sulle distribuzioni miste.
Mevhum (vehimde tahayyül ve tasavvur edilen) Hüda'yı yok etmeksizin hakiki Hüda ispat edilmiş olmaz."Non hai tanto disprezzato quanto temuto il loro giudizio."
Yine de mirasının daha dayanıklı olduğu ispatlanmıştır.Costui, però, è più interessato al suo patrimonio.
Buradaki ispat bir öncekine çok benzer.Il biglietto è molto simile al precedente.
Bu ispatı 1864 yılında gerçekleştirmiştir.Questo diritto fu poi confermato nel 1864.
Hurley yakalandıkları Diğerleri'ne, onları Jacob'ın gönderdiğini ispatlamak için gitar kutusunu gösterir.A salvarli è Hurley, che dice di essere stato mandato da Jacob e mostra loro la custodia.
Fakat, teoremin ispatını daha önceki çalışmalarında yaptığını ve kaynak olarak da bu çalışmasını verir.Si dice che la sua My Life Is in Your Hands sia ispirata a partire da questa esperienza.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Suggeriva che fossero pazzi.
Hiçbir beklentim de yok, belki de sadece kendi kendime kendimi ispat etme çabasıydı.Non sto scherzando, anche se per ora è solo un'idea che ho in testa.
Burada kendini hemen ispatladı ve neticesinde yeni sezona bonservisiyle beraber buraya transfer edildi.Lì si mise subito in mostra e gli venne presto offerto un contratto.
Ölümüyle onurlandırılan hatırasından sonra, hakkındaki bilgiler tartışılabilir ve ispatlanmamıştır.Certamente la sua memoria fu abbellita dopo la morte e quindi le informazioni sono dubbie e discutibili.
ProtonMail bir sıfır bilgi ispatı sistemi ile dizayn edildi.L'acronimo deriva da RAPid EXchange of information system.
Bu genellikle yeni gelenlerin kendilerini ispatlamasına tahsis edilirdi.Insegna a tutti i nuovi arrivati a essere autosufficienti.
Aynı mantığı tersten de kullana bilip eşitsizliklerin birbirine aynı olduğu ispat edilebilir.Il discorso è analogo per i punti di minimo, per i quali la disuguaglianza ha il verso opposto.
Yazar kitapta Allah'ın varlığını ispat etmeye çalışır.Он написал книгу об атрибутах (сифат) Аллаха.
Buradaki ispat bir öncekine çok benzer.Сюжет очень похож на предыдущий.
Bu sonucun ispatı için Berry paradoksundaki kendine gönderme (self-referantial) yapısı kullanılır.Доказательство теоремы основано на самореферентной конструкции, использованной в парадоксе Берри.
İşte bunların ispatı delil ile olur.В подтверждение этого есть убедительные доказательства.
Bunu ispatlayabilir misin?Вы подтверждаете это?
Teoremin iyi bilinen farklı ispatları bulunmaktadır.Имеется несколько хорошо известных доказательств теоремы.
Bu tür ataklara karşı güvenilirliği ispatlanmıştır.В этом случае была доказана стойкость к подобным атакам.
Bu listede olmayan en az bir ilave asal sayının mevcudiyeti ispat edilecektir.Будет показано, что существует по меньшей мере ещё одно простое число, отсутствующее в списке.
Asaletini ispatlamıştır.Он составил завещание.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Он пытался изобразить из себя сумасшедшего.
İbrahim, annesinin kışkırtmaları sonucu sadrazamını azledip idam ettirerek kendi gücünü ispat etmeye çalışır.Ибрагим, совершая прогулку со своим адъютантом, заблудился в лесу и вышел на Ненекоса и его людей.
Andrew Wiles, başkalarının çalışmalarını geliştirerek 1995 yılında Fermat'ın Son Teoremini ispat etti.Эндрю Уайлс доказал последнюю теорему Ферма в 1995 году, закрыв многовековую проблему.
Bu işlemler hukuki olarak ispatlanmıştır.Суд уверен, что их деятельность законна.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.1752 — Бенджамин Франклин в эксперименте с воздушным змеем доказал электрическую природу молнии.
Bu ispatı 1864 yılında gerçekleştirmiştir.Случай представился только в 1864 году.
Aynı şekilde G ifadenin değilini (Bu önerme ispatlanabilir) de formül ile ifade etti.Ни в игре, ни в руководстве не указывается каким образом он сделал этот шаг.
Şehu'nun oğlu daha sonra Şehu'nun ölümünün cinayet olduğunu ispatlamak için kampanya başlattı.Мечтавший о сыне шах приказал убить ребёнка.
Diğer bir ispat.Ещё один пример.
(Taylor, 1972; Burch, 1978) Bu en güncel hipotez olsa da henüz ispatlanmamıştır.(«Пойдём со мной», 1978), которые были уже менее хитовыми.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.Обвиняемый не обязан доказывать свою невиновность.
Ancak modeli bile aracın çok pahalıya mal olacağını ispatladı.К тому же, система оказалась весьма дорогостоящей.
Bunu ispatlayan en önemli belge ise mezar taşlarıdır.Всё, что я могу дать им, — это достойная могилка.
Kısa sürede burada kendini ispat etti.Вскоре он проявил себя и с другой стороны.
Son olarak, bu çalışma sonucunda kadının iki veya üç değil beş omur fazlası olduğu ispatlandı.Вторая проба выявила что результаты были превышены не в 30. а в 5 раз.
Gelecekteki deliller bunun bir hata olduğunu ispat etti.Выяснилось, что в доказательстве результата имеется ошибка.
Chaitin sabitinin özelliklerini ispatlamak için de benzer fikirler kullanılır.Подобные же идеи используются для доказательства свойств константы Хайтина.
Doğaüstü olgular, ne varlıkları ne de yoklukları ispatlanabildiği için sürekli tartışma konusu olurlar.Противоположные термины: Никогда не виденное, жамевю или жаме вю (jamais vu).
Bunu da herkese ispatlayacaklar."Я буду каждому говорить об этом».
Yine de mirasının daha dayanıklı olduğu ispatlanmıştır.ومع ذلك، أثبت إرثه أنه أكثر استدامة.
Bu görüşe göre, iman ispat gerektirmez.لا ينفع إيمان من عاين العذاب.
F-16 nın yapımında F-15 ve F-111 gibi kendini ispatlamış uçakların teknolojilerinden yararlanılmıştır.وقد أثبتت الإف 16 كفائتها مستفيدة من الإنظمة التكنولوجية لطائرات مثل إف-15 إيغل وإف-111 آردفارك.
Bu yanlışların sanıldığından daha az olduğunu Fethi Naci ispatladı.وقد أثبت فتحي ناجي أن أخطائه أقل من المعتقد.
Bu iddia, kahinlerin haleflerinin entrikalarına rağmen daha sonra gerçeği ispatlamıştır.ثم كان يعقب – في مواطن الضرروة- ذلك باقوال المفسرين اللذين يكثر النقل عنهما.
Gelecekteki deliller bunun bir hata olduğunu ispat etti.اعترف دوستم في وقت لاحق بأن هذا كان خطأ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod