Ana içeriğe geç
Sözlük

ispat ile cümle

ispat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Ilmu pengetahuan telah terbukti menjadi cara terbaik untuk menemukan dan menjelaskan dunia di sekitar kita.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.La science s'est révélée être le meilleur outil pour découvrir et définir le monde autour de nous.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Nauka okazała się najlepszym sposobem do odkrywania i definiowania świata wokół nas.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Věda se prokázala jako nejlepší způsob, jak odhalit a definovat svět kolem nás.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Vetenskap har bevisat sig vara det bästa sättet att upptäcka och definiera världen omkring oss.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Wissenschaft hat bewiesen, das beste Mittel zu sein, um die Welt um uns herum zu erkennen und zu definieren.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Η επιστήμη έχει αποδειχθεί να είναι ο καλύτερος τρόπος για να ανακαλύψουμε και να ορίσουμε τον κόσμο γύρω μας.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.Науката се е показала като най-добрия начин за откриване и определяне на света около нас.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.'מדע' הוכח ככלי הטוב ביותר באשר להגדרת סביבתנו.
Bilimin etrafımızdakileri keşfetmenin ve tanımlamanın en iyi yolu olduğunu ispatladık.それは、科学が私たちの五感の拡張であり、
Biliyorsunuz ki ispat yapmak için sistematik bir yol yok.미리 말씀을 드리자면요 대부분의 증명에는 증명을 하는 체계적인 방법이 없어요
Biliyorsunuz ki ispat yapmak için sistematik bir yol yok.Y sólo diré, ustedes saben, un montón de pruebas, es sólo de tipo
Biliyorsunuz ki ispat yapmak için sistematik bir yol yok.وسوف اقول، كما تعلم، ان العديد من البراهين، انه نوعاً ما --لا يوجد-- حسناً، لا يوجد
Biliyorum ki C noktasını burada alsaydım yine aynı şekilde bu durumu ispat edebilirdim. .A vím, že kdybych nakreslil bod C sem, nebo sem, tak bych udělal úplně stejný argument.
Biliyorum ki C noktasını burada alsaydım yine aynı şekilde bu durumu ispat edebilirdim. .그리고 점C를 여기에 그렸더라도 같은 설명을 할 수 있습니다
Biliyorum ki C noktasını burada alsaydım yine aynı şekilde bu durumu ispat edebilirdim. .Vi ved, at hvis vi tegnede C her eller her, kunne vi bruge præcis samme argument.
Biliyorum ki C noktasını burada alsaydım yine aynı şekilde bu durumu ispat edebilirdim. .全く同じ議論ができますから、 この直線上にあるどの点Cでも、まあこれで説明としては 十分でしょう。
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Dali sa dokopy a spolu mali dôkaz.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.He tapasivat ja yhdessä he osoittivat sen.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Ils ont uni leurs forces, et ensemble ils avaient la démonstration.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.그들은 함께, 모여서 증명했습니다.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Mas juntaram-se e, em conjunto, chegaram a uma prova.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Összejöttek, és együtt megvolt a bizonyíték.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.S-au adunat, și împreună au avut dovada.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Se presentaron juntos y lo verificaron.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Sešli se dohromady a společně měli důkaz celý.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Sie schlossen sich zusammen, und zusammen schafften sie letztendlich auch den Beweis.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Si sono messi insieme, ed insieme ne hanno ottenuto una dimostrazione.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Spotkali się i razem znaleźli dowód.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Ze kwamen ze samen, en samen hadden ze een bewijs.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Μαζεύτηκαν, και μαζί είχαν την απόδειξη.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Они соединили усилия, и вместе им удалось получить доказательство.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Събраха се, и заедно намериха доказателството.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.הם חברו יחד, וביחד היתה להם הוכחה.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.اجتمعوا سويا ، ومعا كانت لديهم الدليل على ذلك.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.彼らは数学の権威ある賞(フィールズ賞)を勝ち取り
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Abszolút hasznosnak bizonyult néhány évtizeddel később, Fermat utolsó tételének bizonyításánál.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Den visade sig vara fullständigt nödvändig många årtionden senare för att bevisa Fermats sista teorem.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Het bleek absoluut bruikbaar om vele tientallen jaren later de laatste stelling van Fermat te bewijzen.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Jahrzehnte später sollte sie essentiell für den Beweis von Fermats letztem Satz werden.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.이 추론은 수십년 후에 페르마의 마지막 정리를 증명하는데 절대적인 도움이 됐었지요.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Okazało się ono niezwykle pomocne wiele dziesiątek lat później w dowodzeniu Ostatniego Twierdzenia Fermata.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.S-a dovedit sa fie absolut instrumentala multe decade mai tarziu in a demonstra Ultima Teorema a lui Fermat.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Ukázala sa ako absolútne nápomocná o mnoho desaťročí neskôr pri dokazovaní Fermatovho posledného teorému.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Ukázalo se, že to byl o několik desítek později zásadní nástroj při dokazování Fermatova posledního teorému.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Yang ternyata sangat berguna berpuluh-puluh tahun kemudian dalam pembuktian Teorema Terakhir Fermat.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Τελικά αποδείχτηκε απολύτως βασική πολλές δεκαετίες μετά στην απόδειξη του Τελευταίου Θεωρήματος του Fermat.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Вона виявилася абсолютно корисною десятиліття потому, при доведенні Великої Теореми Ферма.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.Она оказалась очень полезной десятилетия спустя при доказательстве большой теоремы Ферма.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.След много деситилетия, се оказало, че тя е от решаващо значени, за доказване на последната теорема на Ферма.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.שהתגלתה ככלי שימושי מאוד עשרות שנים מאוחר יותר בהוכחת המשפט האחרון של פרמה.
Birçok on yıl sonra, Fermat'nın son teoremini ispatlamada kesinlikle işe yaradığı anlaşıldı.フェルマーの最終定理を証明する上で たいへん有用だったことが示されました 実際 フェルマーの最終定理を証明するのと
Bir de bir ţeyler yaptýđýný ispatlamanýn çok basit olduđu,Il est facile de prouver qu'il a fait quelque chose.
Bir de bir ţeyler yaptýđýný ispatlamanýn çok basit olduđu,ومن ثم لديك هذا الفتى والذي من السهل جداً أن تُثبت أنه قام بشيءٍ ما
Bir de bir ţeyler yaptýđýný ispatlamanýn çok basit olduđu,彼がやったことを証明するのはとてもたやすく、 そして彼は既にトラブルメーカーとして FBIにマークされていた、
Bir düğüm ürettiğimizde ispat değeri olarak üstdüğümü kullandığıız için,このノードで生成されるサンプルは 信頼性があります
Bir grup inanılmaz çalışma ile bu durum ispat edildi, plasebo türleri birbirleri ile karşılaştırıldı.A tohle bylo demonstrováno v celé řadě fascinujících studií porovnávající jeden druh placeba s jiným.
Bir grup inanılmaz çalışma ile bu durum ispat edildi, plasebo türleri birbirleri ile karşılaştırıldı.Det er blevet vist i masser af fascinerende studier som har sammenlignet en slags placebo med en anden slags.
Bir grup inanılmaz çalışma ile bu durum ispat edildi, plasebo türleri birbirleri ile karşılaştırıldı.Ed è stato dimostrato in tutta una serie di studi affascinanti confrontando un tipo di placebo con un altro.
Bir grup inanılmaz çalışma ile bu durum ispat edildi, plasebo türleri birbirleri ile karşılaştırıldı.És ez egy sor csodálatos kísérletben lett bizonyítva különböző placebókat összehasonlítva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ispat ile cümle - Sayfa 17 - ispat kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App