Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Lidé dělají věci, které ukazují, v co věří.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Ludzie będą robić rzeczy, które odzwierciedlą to, w co wierzą.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Mensen doen die dingen die bewijzen wat ze geloven.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Pravzaprav bodo ljudje počeli stvari, ki potrjujejo, kar verjamejo.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Tatsächlich, werden Menschen die Dinge tun, die beweisen, was sie glauben.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Thực tế, người ta sẽ làm những thứ mà chúng minh được cái mà họ tin.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.V skutočnosti, ľudia budú robiť veci, ktoré dokazujú to, v čo veria.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Στην πραγματικότητα, οι άνθρωποι κάνουν πράγματα που αποδεικνύουν σε τι πιστεύουν.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Всъщност, хората ще направят нещата, които доказват онова, в което вярват.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Люди склонны к поступкам, которые созвучны с тем, во что они верят.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.По суті, люди схильні до вчинків, які сходяться із тим, в що вони вірять.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.למעשה אנשים יעשו דברים שמעידים על מה שהם מאמינים בו.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.وفي الواقع،يقوم الناس بأشياء تؤكد مايؤمنون به.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.示すために行動します iPhone を買うために
Aslında bir ispat yapmış.Ele neste caso apenas fez uma demonstração.
Aslında bir ispat yapmış.Han lavede et bevis.
Aslında bir ispat yapmış.그는 그냥 증명했습니다.
Aslında,bu, öğrendikleri dersleri... ...ve daha çok öğrenmek için heveslerini ispatladı.그들의 배움의 욕구를 보여주는지 미래의 고용주와 이야기하는 법을 알려주었습니다.
Aslında,bu, öğrendikleri dersleri... ...ve daha çok öğrenmek için heveslerini ispatladı.וגם איך לדבר עם מעסיקים עתידיים ולספר כיצד נסיון חייהם מבטא את הלקחים שלמדו
Aslında,bu, öğrendikleri dersleri... ...ve daha çok öğrenmek için heveslerini ispatladı.في الحقيقة أظهرت الدروس التي قد تعلموها وحرصهم على تعلم المزيد.
Aslında,bu, öğrendikleri dersleri... ...ve daha çok öğrenmek için heveslerini ispatladı.ということを教えました ブレンダのプログラムを修了した
Aslında, burada ispat yapmıyorum.Eu não o provei aqui.
Aslında, burada ispat yapmıyorum.I w zasadzie tego tutaj nie dowodzę.
Aslında, burada ispat yapmıyorum.실제로 전 이걸 증명하지는 않았어요.
Aslında, burada ispat yapmıyorum.Y en realidad, yo no probarlo aquí.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.De fapt, s-a dovedit ca este echivalent cu a demostra Ultima Teorema a lui Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Di fatto, si dimostra la stessa cosa della dimostrazione dell'ultimo teorema di Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Eigentlich ist sie sogar der Beweis von Fermats letzem Satz.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.En fait, il s'avère qu'elle est équivalente à démontrer le dernier théorème de Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.En verdad, resulta que es equivalente a probar ese teorema.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Faktum är att den visade sig vara ekvivalent med att bevisa Fermats sista teorem.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.후에 보니까 그건 페르마의 마지막 정리를 증명하는 것과 마찬가지더군요.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Na verdade, acaba por ser equivalente a demonstrar o Último Teorema de Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Pada kenyataannya, hal tersebut ekuivalen dengan membuktikan Teorema Terakhir Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Sterker nog, het blijkt dat het gelijk staat aan het bewijzen van de laatste stelling van Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Thực tế, nó thành ra là tương đương với việc chứng minh học thuyết cuối cùng của Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Valójában az derült ki, hogy egyenértékű Fermat utolsó tételének bizonyításával.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Vlastně že to je vlastně ekvivalent důkazu Fermatova posledního teorému.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.V skutočnosti sa ukazuje, že je ekvivalentom dôkazu Fermatovho posledného teorému.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.W rzeczywistości okazuje się ono tak znaczące, jak samo dowiedzenie Ostatniego Twierdzenia Fermata.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Για την ακρίβεια, αποδείχτηκε πως είναι ισοδύναμο με την απόδειξη του Τελευταίου Θεωρήματος του Fermat.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Всъщност се оказва, че е еквивалент на доказването на Последната теорема на Ферма.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Фактически гипотеза оказалась эквивалентной большой теореме Ферма.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.Фактично гіпотеза виявилася еквівалентною доказу Великої Теореми Ферма.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.למעשה, הסתבר שהיא שקולה להוכחת המשפט האחרון של פרמה.
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.في الحقيقة لقد تبين أن إثبات " فرضية تانياما-شيمورا" مكافىء تماماً لإثبات نظرية فيرما الأخيرة
Aslında, Fermat'nın Son Teoremini ispatlamaya eşdeğer olduğu anlaşıldı.等しいものであることがわかったのでした 片方を証明すればもう一方も証明されるのです
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.En fait, les gens feront les choses qui prouvent ce en quoi ils croient.
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.En realidad, la gente va a hacer cosas que demuestran aquello en lo que cree.
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.iPhone を買うために 6時間も列に並んで
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.사실 사람들은 그들이 믿는 것을 증명할 만한 일을 하게 됩니다.
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.Насправді, люди будуть робити речі, які доводять те, у що вони вірять.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduAz egyik bizonyítéka ennek az, hogy az a kisfiú a férjem vállán éppen leérettségizett.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduDe fapt, un indiciu este că băieţelul de pe umerii soţului meu tocmai a absolvit liceul.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduEén indicatie is de kleine jongen op de schouders van mijn man, net van de middelbare school.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduEin Hinweis ist, der kleine Junge auf den Schultern meines Mannes hat gerade die High School beendet.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduEn realidad, un indicio es que ese niñito en los hombros de mi marido se graduó de la secundaria.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduIn verità, quel bambino sulle spalle di mio marito si è appena diplomato.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun oldu사실 제 남편의 어깨에 있는 작은 남자 아이는 고등학교를 막 졸업했습니다.
Aslında, ispatlarından biri kocamın omuzlarındaki o küçük çocuk yeni liseden mezun olduNo nie do końca, bo ten chłopczyk właśnie skończył liceum.